Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/659 E. 2023/7446 K. – Trafik Kazasından
Konu: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/659
- Karar No
- 2023/7446
- Karar Tarihi
- Konu
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/941 Esas 2022/1335 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulüne Davacı ve Davalı ... şirketinin istinaf başvurusunun esastan kısmen kabulüne, diğer davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/87 Esas 2022/32 Karar
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili, davalı ... vekili ve diğer davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan kısmen kabulüne, diğer davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 20.06.2008 tarihinde davacı yaya ile davalı ... şirketinin zorunlu mali mesuliyet sigortasını yaptığı, davalı ...’ un maliki olduğu ve davalı ...’un kullandığı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında, davacının yaralandığını ve malul kaldığını, kazada oluşan maluliyetin boyutu nedeniyle büyük bir manevi zarara da uğradıklarını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı ... için tedavi ve hastane masrafı harcamaları için 5.000,00 TL, bakıcı giderleri için 5.000,00 TL, iş ve güçte azalma ve müstakbel gelir kaybı nedeni ile 5.000,00 TL, davacı ... için işinden gücünden kalması ve ayrıca yapmış olduğu hastane, yol v.s gibi masraflar için 2.000,00 TL olmak üzere 17.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi oranına göre müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 90.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL toplam 150.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 12.02.2016 tarihinde sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 318.869,00 TL’ye ıslah etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı ...'ye ait ... plaka sayılı aracın ... sigorta poliçesi ile müvekkili şirkete sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sigorta limiti ile sınırlı olduğunu, dava açılmadan önce müvekkilinin temerrüte düşürülmediğini, bu nedenle kaza tarihinden faiz talep edilemeyeceğini, müvekkilinin yargılama giderleri ile sorumlu tutulmaması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazada müvekkili...' un tamamen kusursuz olduğunu, dolmuştan fırlayan davacının müvekkilinin aracının sağ ön tarafına çarpıp düştüğünü, müvekkilinin dikkatli davranarak davacının ezilmesini önlediğini, kaza tespit tutanağında da davacının yola birden çıktığı ve kusurlu olduğunun tespit edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; benimsenen 20.09.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu maluliyet raporu, 29.11.2017 tarihli Adli Tıp Kurumu kusur raporu ve 20.03.2019 tarihli hesap raporu doğrultusunda, davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 233.561,91 TL sürekli ve geçici iş görmezlik tazminatının davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 20.06.2008 tarihinden, davalı ... yönünden 27.03.2009 olan dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan (davalı ... yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, davacı tarafın tedavi masrafı yönünden 5.000,00 TL, bakıcı masrafı yönünden 5.000,00 TL ve hastane, yol masrafı ve diğer masraflar yönünden 2.000,00 TL olmak üzere toplam 12.000,00 TL'lik maddi tazminat talebini atiye terk etmesi nedeniyle bu tazminat talepleri yönünden HMK 123 üncü Md gereğince davanın açılmamış sayılmasına, davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı ... için 35.000,00 TL, davacı ... için 12.500,00 TL davacı ... için 12.500,00 TL manevi tazminatın 20.06.2008 kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalılar ... ve ... vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davalı ... şirketinin sorumluluğunun kapsamını belirleyen poliçe limitini gösterir miktarın, kararda açıkça yazılmamış olmasının hatalı olduğu ayrıca, vekil edeni davacı ...'ün kazanın oluşumunda %60 oranında kusurlu olduğu yolunda görüş bildiren 29.11.2017 günlü Adli Tıp Kurumu raporunun hükme esas alınmasının usulsüz bulunduğu ve bu rapora karşı itirazlarının değerlendirilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; vekil edeni sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle geçerli poliçe limitinin 100.000,00 TL olduğu, dolayısıyla sorumluluğu sadece bu miktarla sınırlı tutulması gerekirken, karar yerinde açıkça sorumluluk miktarının yazılmamış olmasının isabetsiz bulunduğu ayrıca, sorumluluğun poliçe limitiyle sınırlı olması nedeniyle hüküm altına alınan harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin buna göre belirlenmesi, hükmün bu duruma göre düzenlenmesi gerekirken, herhangi bir ayrım yapılmaksızın diğer davalılarla birlikte sorumluluğu yoluna gidilmesinin hatalı olduğu; Karayolları ... Sigortası Genel Şartlarında 01.06.2015 tarihinde yapılan değişiklikte geçici iş göremezlik tazminatlarına ilişkin taleplerin, poliçe teminatı kapsamı dışında bırakılarak SGK'nın sorumluluğuna geçtiğinin göz ardı edildiği, kusurun hatalı belirlendiği ve yasal faiz yerine ticari faize hükmedilmesinin de doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; kazanın oluşumunda tüm kusur davacı yaya ...'e ait olduğu halde vekil edeni araç sürücüsünün %40 oranında kusurlu olduğuna ilişkin belirleme ve değerlendirmenin isabetsiz olduğu, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının da bu nedenle fazla bulunduğu, ayrıca davacıda oluştuğu belirtilen arazların kaza neticesinde meydana gelip gelmediği hususunda yeterli inceleme yapılmadığı, bu husustaki itirazların üzerinde durulmadığı, uygulanması gereken faiz cinsinin yasal faiz olması gerekirken ticari faize hükmedilmesinin de yanılgı içerdiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “...özellikle dosyada mevcut diğer tüm kusur bilirkişi raporlarının gözetilmesi ve değerlendirilmesi neticesinde düzenlendiği anlaşılan ATK İstanbul Trafik İhtisas Dairesi'nden temin edilen 29.11.2017 günlü heyet raporundaki kusura ilişkin belirleme ve değerlendirmelerin, dosyaya oluşa uygun denetlenebilir gerekçeler içermesi ve rapordaki belirlemelerin olayla ilgili olarak İstanbul Anadolu 21. Sulh Ceza Mahkemesi'nde görülerek sonuçlanan ve 13/04/2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılan 2008/801Esas-2012/628 Karar sayılı ceza yargılamasına ilişkin dosyadaki tespitlerle de örtüşmesi karşısında, 29.11.2017 günlü bu raporun hükme esas alınmasında, usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı; ayrıca, davacı ... Övünç'ün %59 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğine ilişkin olarak kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü" hükümleri gözetilerek ATK 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 14.01.2015 günlü raporda ve yine ATK İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nca düzenlenen 15.09.2021 günlü yeterli ve geçerli nitelik taşıyan raporlarda açıkça davacıda var olduğu tespit edilen arızanın 20.06.2008 tarihinde geçirilen trafik kazasına bağlı olarak geliştiğinin belirtilmiş bulunmasına göre; davacılar vekili ile davalı ... ve davalı ... vekilinin kusura yönelik istinaf itirazları ile davalı ... ve davalı ...'un kusurun hatalı belirlenmesi sonucunda fazla manevi tazminata hükmedildiğine ilişkin istinaf itirazları ile istinaf eden tüm davalıların maluliyete yönelik istinaf itirazlarının yerinde olmadığı” ve “ mahkemece davacı ... Övünç'ün uğramış olduğu geçici iş göremezlik zararı bakımından, davalı ... şirketinin sorumluluğuna gidilmiş olmasında istinaf edenin sıfatına ve istinaf nedenlerine göre herhangi bir isabetsizlik tespit edilemediğinden davalı ... vekilinin bu yöne ilişen istinaf itirazının reddi gerekmiştir.” ve “...görülmekte olan davada, davacı ...'ın yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasına karışan ve davalı tarafa ait olduğu belirlenen 34 T 3254 plaka sayılı araç trafik kayıt bilgilerinden de anlaşılacağı üzere, kullanım amacı ticari olan otobüstür, bu durumda mahkemece hüküm altına alınan maddi tazminatlara ilişkin olarak faiz cinsinin ticari faiz olarak belirlenmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalıların, bu yönü amaçlayan istinaf itirazlarının da reddi gerekmiştir.” gerekçeleri ile davacı ve davalılar ... ve ... vekilinin kusura yönelik istinaf itirazlarının, tarafların maluliyete yönelik istinaf itirazlarının, sigorta şirketi vekilinin geçici iş göremezlik tazminatına ve ticari faize yönelik itirazlarının esastan reddine, “ Her ne kadar yerel mahkemece doğru olarak davalı ... şirketinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğuna karar verilmiş ise de poliçe limitin rakam olarak kararda yazılmaması, kararın infazı sırasında duraksama oluşturabilecek olması nedeniyle doğru olmadığı gibi, davalı ..., maddi tazminata ilişkin olarak poliçe limiti ile sınırlı sorumluluğa sahip bulunduğundan, hükmedilen sadece bu miktarla sınırlı olacak şekilde diğer davalılarla birlikte harç, yargılama gideri ve avukatlık ücretiyle sorumlu tutulabilir. (Bknz. Yargıtay 17.HD'nin 2019/6611 Esas,2020/4503 Karar sayılı ilamı) Yerel mahkemece açıklanan bu husus üzerinde durulmadan ve herhangi bir oranlama yapılmadan hükmedilen tüm tazminatlar üzerinden hesaplanan harç, yargılama gideri ve maddi tazminata ilişkin avukatlık ücretinin tamamı bakımından diğer davalılarla birlikte sorumluluğu yoluna gidilmesi doğru olmamıştır.” gerekçesi ile de davacı ve davalı ... şirketinin yargılama giderleri ve poliçe limitine yönelik istinaf itirazlarının esastan kısmen kabulüne, kararın kaldırılmasına, davalı ... ve davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine, davanın kısmen kabulüne, davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 233.561,91 TL sürekli ve geçici iş görmezlik tazminatının davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 20.06.2008 tarihinden, davalı ... yönünden 27.03.2009 olan dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan (davalı ... şirketinin sorumluluğu poliçe limiti olan 100.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, davacı tarafın tedavi masrafı yönünden 5.000,00 TL, bakıcı masrafı yönünden 5.000,00 TL ve hastane, yol masrafı ve diğer masraflar yönünden 2.000,00 TL olmak üzere toplam 12.000,00 TL'lik maddi tazminat talebini atiye terk etmesi nedeniyle bu tazminat talepleri yönünden HMK 123 üncü Md gereğince davanın açılmamış sayılmasına, davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; davacı ... için 35.000,00 TL, davacı ... için 12.500,00 TL davacı ... için 12.500,00 TL manevi tazminatın 20.06.2008 kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ... vekili, davalılar ... Avunduk ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... şirketine karşı reddedilen kısım olmadığından sigorta şirketi lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davalı ... yönünden kararın kesin olduğunun kararda belirtilmemesinin hatalı olduğunu, kusur oranının hatalı belirlendiğini, tüm kusurun davalı sürücüde olduğunu, yayanın kusuru bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; sigorta şirketinin 100.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğunun kararda belirtilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının sigorta şirketinin sorumluluğunda bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, raporlar arasında çelişki olduğunu ve bu çelişkinin giderilmesi gerektiğini, kazada Karayolları Genel Müdürlüğü ve minibüs sürücüsünün kusurunun tartışılmadığını, faizden sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren ve ancak yasal faiz ile sorumlu olduklarını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; tanıklarının dinlenmemesinin bozma nedeni olduğunu, kusurun çoğu yayada olduğuna göre hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, bu yapılmadığından davalıların ekonomik geleceğinin tehlikeye düştüğünü, manevi tazminat miktarının fahiş belirlendiğini, minibüs sürücüsünün kusurunun irdelenmediğini, maluliyet raporunda kaza ile araz arasında illiyet bağı kurulmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacı yayanın yaralanması nedeniyle aracın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) poliçesini yapan sigorta şirketi, araç maliki ve araç sürücüsünden geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, aracın sürücü ve malikinden manevi tazminatın tahsili talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51, 54 ve 56 ıncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Davacılar vekilinin davalı ... yönünden verdiği temyiz dilekçesi ile davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre kazaya karışan aracın davaya konu edilen zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi limiti 100.000,00 TL olup, sigorta şirketine karşı açılan ve kabul edilen miktar bu poliçe limiti ile sınırlıdır, bu miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır.
2. Davacılar ... ve ... ile davalılar ... ve ...' un bu davacılara yönelik temyizine gelince;
Davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup, davacılar ... ve ... ile davalılar ... ve ...'un bu davacılara yönelik temyize konu yaptığı miktarlar 12.500,00'er TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır.
3. Davacılardan ... ile davalı ... ve ...' un bu davacıya karşı yaptığı temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili ve davalılar ... ve ... vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) ve (2) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davacı tarafın davalı ... şirketine, davalı ... şirketinin davacılara karşı yaptığı temyiz itirazlarını içerir temyiz dilekçeleri ile davacılar ... ve ... ile davalılar ... ve ...' un bu davacılara yönelik temyiz itirazlarını içerir temyiz dilekçelerinin miktardan REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılardan ... vekili ile davalı ... ve ... vekilinin bu davacıya karşı yaptıkları temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı ...'e ve davalılar ... ve ...'a yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalı ...Ş.'ye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.