Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/5478 E. 2023/7797 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5478
- Karar No
- 2023/7797
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/111 E., 2023/11 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü
Taraflar arasındaki tazminat davasında mahkemece verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.09.2011 tarihinde gerçekleşen kazada gözünden, vücudunun omurilik bölgelerinden tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve hayati fonksiyonlarını %100 etkileyecek şekilde yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, davalılardan Groupama Sigorta A.Ş. her iki aracın da ... sigortacısı olduğundan her iki aracın poliçe limitleri esas alınarak bu poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin uğramış olduğu manevi zarar için 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı sürücü ve işletenden olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 24.04.2015 havale tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 156.059,62 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP Davalı Zafer Madencilik Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; kaza ile ilgili ellerine hiçbir belge ulaşmadığını, bu nedenle kazada taraf olup olmadıkları konusunun henüz kesin olarak ortaya çıkmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın çift taraflı olduğunu, kaza tespit tutanağına göre müvekkilinin kazada asli kusurlu olarak gözüktüğünü, diğer sürücü ...'ın tali kusurlu olduğunu, maddi tazminat yönünden talep edilen maddi kaybın zorunlu sigorta tarafından karşılandığını, ayrıca doğacak zararların da yine bu kapsamda olacağının hükme bağlandığını bu talebin müvekkilleri açısından reddine, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; poliçede belirlenen sakatlık teminat tutarının 200.000,00 TL olduğunu, tedavi gideri, bakıcı gideri, geçici iş göremezlik ve manevi tazminatın poliçe kapsamında olmadığını, sigortalısının kusur oranına isabet eden zarardan poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.10.2015 tarihli ve 2012/266 Esas, 2015/340 Karar sayılı kararıyla; davacının davasının maddi tazminat yönünden kabulü ile 156.059,62 TL'nin davalı ... şirketinden dava tarihinden itibaren ve poliçe limitleriyle sınırlı olarak diğer davalılardan kaza tarihi olan 01.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek olan değişken oranlardaki avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, diğer hususların ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 25.000,00 TL'nin sigorta şirketi dışında kalan davalılardan kaza tarihi olan 01.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat konusunda fazlaya ilişkin diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 17.04.2019 tarihli 2019/230-2019/4949 sayılı kararı ile; ''25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarihli 6111 Sayılı Yasa’nın 59 uncu maddesi ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98 inci maddesi değiştirilmiş, buna göre 6111 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesinde "trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı" düzenlemesine; Kanun'un geçici 1 inci maddesinde de "Bu Kanun'un yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59 uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabı'nın yükümlülüklerinin sona ereceği" düzenlemesine yer verilmiştir. Bu düzenlemeler ile trafik kazasından kaynaklanan ve KTK'nun 98 inci maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri bakımından, trafik sigortacısı ile sorumluluğunu üstlendiği araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu son bulmuştur. Öncelikle belirtmek gerekir ki, Sosyal Güvenlik Kurumu, 6111 sayılı Kanun ile değiştirilen 2918 sayılı Kanun'un 98 inci maddesi kapsamında, tüm tedavi giderlerinden değil, ancak söz konusu madde kapsamında kalan tedavi giderlerinden sorumludur. Belgeye dayanmayan tedavi giderleri, 6111 sayılı Kanun kapsamında değildir. Belgeli olmayan tedavi giderlerinden SGK sorumlu olmayıp, sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu devam etmektedir. Mahkemece hükme esas alınan 17.10.2014 tarihli bilirkişi raporunda; gerekçesiz olarak dosya kapsamında davacı tarafından ibraz edilen belgeler ve otobüs/uçak biletleri üzerinde hesaplama yapılarak toplam 21.610,01 TL tedavi gideri yapıldığı bildirilmiş, mahkemece bu tedavi giderleri yönünden de davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa, sigorta şirketinin yukarıda bahsedilen yasal düzenleme gereğince, 6111 sayılı Kanun kapsamı dışında kalan tedavi giderlerine yönelik sorumluluğu devam etmektedir. Bu durumda mahkemece, uzman doktor bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, davacı tarafından talep edilen tedavi giderlerinden 2918 sayılı Yasanın 98 inci maddesi kapsamında kalanların ve Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğuna esas olanların belirlenerek, yasa kapsamı dışında kalan giderlerden davalı ... şirketinin sorumlu tutulması gerekirken eksik inceleme ile gerekçesiz ve denetime elverişli olmayan hukukçu bilirkişinin raporu hükme esas alınarak karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3-Davalı ... şirketinin (poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'na göre maddi tazminattan sorumlu olduğu, manevi tazminattan sorumlu olmadığı gibi manevi tazminata ilişkin yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçlardan da sorumlu değildir. Mahkemece davacının manevi tazminat talebi hakkında yargılama gideri, vekalet ücreti, karar ve ilam harcından davalı ... şirketinin diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna dair karar verilmesi doğru görülmemiştir.'' gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile meydana gelen davaya konu trafik kazası nedeniyle davacının % 37,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği ve iyileşme süresinin 90 güne kadar uzayabileceği, mahkememizce bozma öncesinde alınan aktüerya bilirkişisinin raporuna göre 3 aylık geçici iş göremezlik süresinden dolayı talep edebileceği miktarın 1.966,71 TL olarak hesaplandığı, sürekli iş göremezlik tazminatının 132.482,90 TL olarak hesaplandığı ve bu kısımların bozmaya konu yapılmadığı, Yargıtay bozma ilamı sonrasında alınan uzman bilirkişi raporunda davacının SGK kapsamı dışında kalan fatura edilemeyen tedavi giderinin 3.000,00 TL olacağının bildirildiği gerekçesiyle, davacının davasının maddi tazminat yönünden kısmen kabulü ile 137.449,62 TL nin davalı ... şirketinden dava tarihinden itibaren ve poliçe limitleriyle sınırlı olarak diğer davalılardan kaza tarihi olan 01.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek olan değişken oranlardaki avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 25.000,00 TL'nin sigorta şirketi dışında kalan davalılardan kaza tarihi olan 01.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma öncesi hesap tarihi olan 2014 yılından hüküm tarihi olan 2023 yılına kadar 9 yıl geçtiğini, hükmedilen tazminat miktarının davacının gerçek zararını karşılamaktan uzak olduğunu, yerleşik Yargıtay kararları gereğince bilinen en son ücret üzerinden ve TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğunu ve resen dikkate alınacak nedenlerle mahekeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluk Sigortası (...) poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı kaza sonucu yolcu konumundaki davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve tedavi gideri tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanan 1086 sayılı HUMK un 427 inci ve devamı maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54, 56 ıncı maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.