Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/12986 E. 2023/7717 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/12986
- Karar No
- 2023/7717
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/535 E., 2022/664 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili, davalı (Burulaş) Bursa Ulaşım Toplu Taşıma İşletmeleri San. Tic.A.Ş vekili, davalı Türk Sigorta A.Ş (eski unvanı Halk Sigorta A.Ş) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili asıl davadaki dava dilekçesinde, 17.09.2012 tarihinde davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu trafik sigorta şirketi olduğu aracın geri manevra yaptığı sırada davacıların desteğine çarparak ölümüne neden olduğunu, kazanın davalı tarafın kusurundan kaynaklandığını belirterek, fazlaya ilişkin haları saklı kalmak ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacı ... ve... için 35.000,00'er TL, diğer davacılar için 10.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile davacı baba(Mevlüt) için talebini 52.612,04 TL'ye, davacı anne(Huriye) için talebini 94.813,30 TL'ye yükseltmiştir.
Davacılar vekili birleşen davadaki dava dilekçesinde; ölen çocukları ile aynı adı taşıyan davacının ağabeyini hiç görememenin üzüntüsünü ileride yaşayacağından 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı (Burulaş) Bursa Ulaşım Toplu Taşıma İşletmeleri San. Tic.A.Ş vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazlarının olduğunu, kusursuz olduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Türk Sigorta A.Ş (eski unvanı Halk Sigorta A.Ş) vekili cevap dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, manevi tazminattan sorumlu olmadıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kusurunun olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.10.2014 tarihli ve 2012/685 Esas, 2014/494 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 20.000,00 TL,Huriye için, 20.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL ve ... için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 55.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... dışında diğer davalılardan tahsilde tekerrüre yer vermeyecek şekilde müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, maddi tazminat istemine ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin 30.10.2014 tarihli ve 2012/685 Esas, 2014/494 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili, davalı Burulaş Bursa Ulaşım Toplu Taşıma İşletmeleri San. Tic. A.Ş. vekili ve davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi 20.09.2017 tarih ve 2015/1586 Esas, 2017/8002 Karar sayılı ilamında; "...Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar ticari davalardır. TTK 5/1 maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret mahkemeleridir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren yasanın 5/3 maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki işbölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1.maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. Açılan somut davada davalılar arasında zorunlu mali sorumluluk sigortacısı da bulunmaktadır. Sigorta hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6. kitabında 1401 ve devamı maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası ise 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu durumda Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan olması nedeniyle dava ticari dava olup asliye ticaret mahkemesi görev alanı içinde bulunmakta olup mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma neden ve kapsamına göre tarafların temyiz itirazlarının şu aşamada incelenmesine YER OLMADIĞINA,..." karar verilmiştir.
V. İLK DERECE MAHKEMESİNCE BOZMAYA UYULARAK VERİLEN KARAR İlk Derece Mahkemesinin 04.07.2019 tarihli ve 2018/905 Esas, 2019/1099 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacı tarafından açılan maddi tazminat talebinin subut bulmadığından reddine, davacı tarafından açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı ... için 20.000,00 TL, davacı Hayriye Işık için 20.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplamda 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve BURULAŞ Bursa Ulaşım Toplu Taşıma A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
VI. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin 04.07.2019 tarihli ve 2018/905 Esas, 2019/1099 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ... vekili ile davalı Burulaş Bursa Ulaşım Top. Taş. İşl. San. Tic. A.Ş vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 21.01.2021 tarih ve 2020/215 Esas, 2021/340 Karar sayılı ilamında; "...1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre asıl ve birleşen davada davalı ... vekili ile davalı BURULAŞ Bursa Ulaşım Top. Taş. İşl. San. Tic. A.Ş. vekilinin tüm, asıl davada davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Hükme esas alınan tazminat raporunda destek payları hesaplanırken davacılara ayrılan destekten yoksun kalma pay oranları hatalı tespit edilmiştir. Müteveffa bekar vefat etmiştir. Mahkemece hükme esas alınan aktüer raporunda, destek evlendikten sonra, anne ve davacı babaya ayrılan pay oranları Dairemiz uygulamalarına göre eksik olmuştur. Dairemiz uygulamalarına göre, desteğin evleninceye kadar gelirinin yarısını kendi ihtiyaçları yarısını da anne ve babası için ayıracağı varsayılarak bu dönemde desteğe iki anne ve babaya birer pay vermek suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında evlenmeden önceki dönem içinde anne ve babanın her birine %25 pay verilmesi gerektiği, desteğin ileride evlenmesi ile birlikte desteğe iki, eşe iki, anne ve babaya birer pay verilerek, yine desteğin tüm gelirinin oranlanarak anne ve babaya %16'şar pay ayrılması, desteğin bir çocuğunun olması durumunda iki pay desteğe, iki pay eşe bir pay çocuğa ve birer pay anne ve babaya ayrılmak suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında anne ve baba için %14’er pay verilmesi daha sonra ikinci çocuğun doğacağı varsayılarak bu kez desteğe iki, eşe iki, çocukların her birine birer ve anne ve babaya birer pay verilerek desteğin tüm gelirine oranlanarak anne ve babaya 12,5’er pay verilmesi gerektiği, daha sonra anne ve babadan yaşam tablosuna göre hangisi destekten çıkacaksa kalan kişiye diğerinin payının ilave edilerek destek tazminatlarının varsayımsal hesabının yapılması gerekmektedir. Mahkemece hükme esas alınan 01.03.2019 tarihli raporda, müteveffanın anne ve babaya tek başına destekliği, müteveffanın tüm kardeşleriyle birlikte anne ve babaya destekliği şeklinde ayrım yapılarak tazminatın belirlenmesi doğru görülmemiş olup davacılara ayrılan destekten yoksun kalma pay oranları hatalı tespit edilmiştir. Buna göre, Dairemiz'in yerleşik uygulamaları ile belirlenen ve yukarıda ifade olunan destek payları esas alınmak suretiyle, davacıların talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi için bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 3-Her baba ve annenin çocuğunu belli bir yaşa kadar büyütmek, yetiştirmek ödevi olup çocuğun ölümü nedeni ile artık yapılması gerekmeyecek yetiştirme giderlerinin belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatından düşülmesi gerekmektedir. Kaza tarihinde 6 yaşında olan desteğin ölümü sebebi ile annenin çalışıyor olması halinde hem anne hem de baba yönünden hesaplanacak tazminattan, asgari ücretin %5'i oranında, annenin çalışmayıp aile ekonomisine katkısının bulunmadığının tespiti halinde ise, sadece baba yönünden hesaplanacak tazminattan asgari ücretin %5'i oranında yetiştirme giderinin indirilmesi gereklidir. Somut olayda, yetiştirme gideri, desteğe 18 yaşına gelinceye kadar asgari ücretin 1/7 payı ayrılacağı kabul edilerek hesaplama yapılmış, annenin çalışıp çalışmadığına ilişkin araştırılma yapılmadan, hem anneden hem babadan yetiştirme gideri düşülmüştür. Eldeki davada, hükme esas alınan bilirkişi raporu yukarıda bahsi geçen ilkelere aykırı düzenlenmiş olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli değildir. 4-Destekten yoksun kalmaya dayalı tazminat davalarında davalı desteğin ölümü nedeni ile ortaya çıkan gerçek zarardan sorumludur. Gerçek zarar belirlenirken aktüerya alanında uzman bilirkişiden alınacak raporda öncelikle ölenin kusurunun indirilmesi, ardından eğer davacı tarafından davadan önce alınmış bir ödeme var ise yapılan bu ödemenin ödeme günü ile tazminatın hesaplandığı güne kadar geçen süredeki işlemiş yasal faizi de hesaplanarak, ödeme tutarı ile birlikte hesaplanan tazminattan indirilmesi, bütün bu hesaplamadan sonra eğer somut olayda hatır taşıması ve müterafik kusurun varlığı söz konusu ise hesaplanan tazminatlardan en son müterafik kusur ve/veya hatır taşıması indiriminin yapılması gerekir. Somut olayda, davacıların destekten yoksun kalma zararları belirlendikten sonra kusur indirimi yapıldığı, yetiştirme giderinin ise kusur indiriminden sonra düşüldüğü anlaşılmaktadır. Ancak hesap bilirkişisinin yaptığı bu hesaplama yöntem ve sırası, Borçlar Kanununda belirlenen önce zararın belirlenmesi sonra hakimin müdahalesi ile tazminatın belirlenmesi kuralı ve Dairemizin yerleşik içtihatlarına uygun değildir. Buna göre destek paylarına denk gelen destek zararı belirlendikten sonra yetiştirme giderinin düşülmesi daha sonra ise kusurun indirilmesi ve kazanılmış haklarda gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada davalı ... vekili ile davalı BURULAŞ Bursa Ulaşım Top. Taş. İşl. San. Tic. A.Ş vekilinin tüm, asıl davada davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2), (3), (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle asıl davada davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA..." karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacılar tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminat talebinin kabulü ile, davacı ... için 52.612,04 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...Ş yönünden 28.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılar ... ve Burulaş A.ş yönünden kaza tarihi olan 17.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı ...Ş nin poliçe limiti ile sorumlu tutulması ) davacı ... için 94.813,30 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...Ş yönünden 28.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılar ... ve Burulaş A.ş yönünden kaza tarihi olan 17.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı ...Ş nin poliçe limiti ile sorumlu tutulması), manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı ... için 20.000 TL, davacı Hayriye Işık için 20.000 TL, davacı ... için 5.000,TL, davacı ... için 5.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplamda 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve Burulaş Bursa Ulaşım Toplu Taş. İşlt. San. Tic. A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen Bursa 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/179 esas, 2014/135 karar sayılı dosya yönünden; davanın kabulü ile 5.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve Burulaş Bursa Ulaşım Toplu Taş. İşlt. San. Tic. A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davalılar ... ve Burulaş Bursa Ulaşım Toplu Taş. İşlt. San. Tic. A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
VII. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı (Burulaş) Bursa Ulaşım Toplu Taşıma İşletmeleri San. Tic. A.Ş vekili, davalı Türk Sigorta A.Ş (eski unvanı Halk Sigorta A.Ş) vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; destekten yoksun kalma tazminatı hesaplamasında desteğin kusurunun düşülmemesi gerektiğini, zarar görenin kusurunun tazminattan indirilmesinin her durumda uygulanması gerekmediğini, bozma öncesi görülen mahkemede alınan kusur raporunun hükme esas alınmaması ve yeni bir kusur raporu alınması gerektiğini, aktüer raporda hesaplama yöntemi, tekniği ve sayısal hesaplama hatalarının olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük belirlendiğini, manevi tazminata ilişkin olarak reddedilen miktar yönünden tüm davalılara tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı (Burulaş) Bursa Ulaşım Toplu Taşıma İşletmeleri San. Tic.A.Ş vekili temyiz dilekçesinde; kusur raporunu kabul etmediklerini, davalıya husumet yöneltilemeyeceği, ıslah ile artırılan kısmın zamanaşımına uğradığını, aktüer hesap raporunda desteğin 18 yaşında hemen işe başlayacağı kabul edilerek hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, usulü kazanılmış hakların gözetilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ...Ş. (eski unvanı Halk Sigorta A.Ş) vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamından kaynaklanan usulü kazanılmış haklar dikkate alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, aktüer raporda desteğin 18 yaşında hemen iş bulacağı sonucuna ulaşılmasının hatalı olduğunu, ıslah edilen miktarın zamanaşımına uğradığını, artırılan miktara ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, sigorta yönünden hatalı temerrüt tarihine hükmedildiğini, karar başlığında hatalı olarak Türkiye Sigorta A.Ş'nin eski unvanı olan Halk Sigorta A.Ş yazıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıların zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketi maliki ile sürücüsü olduğu aracın
karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 ilâ 439 uncu maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 nci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3.Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları ile davalı (Burulaş) Bursa Ulaşım Toplu Taşıma İşletmeleri San. Tic. A.Ş. Vekili ve davalı Türk Sigorta A.Ş. (eski unvanı Halk Sigorta A.Ş.) vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Mahkemenin ilk kararında, hükme esas alınan hesap raporunda hesaplama yöntemi olarak PMF Yaşam Tablosu esas alınarak tazminat belirlenmiş, davacılar, davalı ... ve davalı Bursa Ulaşım Toplu Taş. İşlt. San Tic. A.Ş. tarafından karar temyiz edilmiş, davacı lehine karar bozulmuştur. Karar her ne kadar davacı lehine bozulmuşsa da hesaplama yöntemine ( Pmf Yaşam Tablosu) ilişkin bozma yapılmamış olması ve davacının da hesaplama yöntemine yönelik bir itirazının olmaması, davalı (Burulaş) Bursa Ulaşım Toplu Taşıma İşletmeleri San. Tic.A.Ş vekili ve davalı Türk Sigorta A.Ş lehine usulü kazanılmış hak oluşturmuştur. Somut olayda, bozma ilamından sonra kazanılmış haklar ihlal edilecek şekilde TRH 2010 Yaşam Tablosu ile hesaplama yapılması doğru görülmemiştir. Buna göre, mahkemece, destekten yoksun kalma tazminatının PMF Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniği ile (01.11.2022 tarihli hesap raporundaki güncel veriler ve desteğin annesinin çalışmadığı kabul edilerek) hesaplamanın yapılması için ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VIII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları ile davalı (Burulaş) Bursa Ulaşım Toplu Taşıma İşletmeleri San. Tic.A.Ş vekili ve davalı Türk Sigorta A.Ş (eski unvanı Halk Sigorta A.Ş) vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı (Burulaş) Bursa Ulaşım Toplu Taşıma İşletmeleri San. Tic.A.Ş vekili ve davalı Türk Sigorta A.Ş (eski unvanı Halk Sigorta A.Ş) vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalılar (Burulaş) Bursa Ulaşım Toplu Taşıma İşletmeleri San. Tic.A.Ş. ve Türk Sigorta A.Ş.'ye iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,
08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.