Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6340 E. 2023/9204 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6340
Karar No
2023/9204
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/387 D.İş, 2021/362 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-11767 HÜKÜM/KARAR : Davalı itirazının reddi/davanın kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/23772

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.12.2018 tarihinde davacı idaresindeki araç ile davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucunda davacının malul kaldığını belirterek belirsiz alacak olarak 41.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant hesabı uyarınca yapılan hesaplamaya göre 03.02.2021 bedel artırım dilekçesi ile 229.910,35 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kendilerine eksik evrakla başvuru yapıldığını, başvurunun usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun alındığı kurumun yetkili sağlık kuruluşu olmadığını, başvuranın müterafik kusurundan dolayı tazminattan indirim yapılması gerektiğini, avans faizi talebinin haksız olduğunu, başvurunun kabulü halinde vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kabulü ile 229.910,35 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 24.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... şirketinden alınarak başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; dosyada mevcut maluliyet raporunun hatalı olduğunu, başvuranın ehliyetsiz olmasından dolayı hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunun TRH 2010 Mortalite Tablosuna göre hazırlanması gerektiğini, ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, ıslah dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmediğini, başvuran lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... şirketinin itirazın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant esas alınarak (%1,8 teknik faiz uygulanmadan) tanzim edilecek rapora göre karar verilmesi gerektiğini, davalının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek şekilde ticari faizden sorumlu olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; usulüne uygun başvuru olamdığından başvuru şartından davanın reddi gerektiğini, dosyada mevcut maluliyet raporunun hatalı olduğunu, geçerli yönetmelik hükümlerine göre alınmadığını, usuli eksiklikleri olduğunu, heyette KBB uzmanı olmadığını, aldıkları medikal raporla sunulu maluliyet raporunun çelişik olduğunu, çelişkinin giderilmesi gerektiğini, başvuranın ehliyetsiz ve kasksız olmasından dolayı hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, İtiraz Hakem Heyeti gerekçesinde bu itirazlarını kabul etmişken sonuç kısmında reddettiğini, bilirkişi raporunun TRH 2010 Mortalite Tablosuna göre hazırlanması gerektiğini, ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, ıslah dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmediğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 27 nci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 89, 90, 91 ve 99 ıncı maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik.

3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 27 nci maddesinde yer alan hukuki dinlenilme hakkındaki düzenleme, adil yargılanma hakkı kapsamında bulunan savunma hakkının etkin biçimde kullanılmasını teminen konulmuş olup hassasiyetle üzerinde durulmalıdır. Bu yasal düzenlemede, davada taraf olanların haklarının korunması amaçlanmış olup, tarafların yargılama süreçlerine etkin bir şekilde katılımı ise yapılan tüm tebligatların usulüne uygun olması ile sağlanabilecektir.

Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyeti yargılaması sırasında davacının sunduğu bedel arttırrım dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edildiğine dair herhangi bir belgenin dosyada bulunmadığı, davalı vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda, bu dilekçenin tebliğ edilmemiş olmasını da itiraz sebebi yaptığı, İtiraz Hakem Heyeti tarafından, gerekçe belirtilmeksizin bu yöne ilişkin itirazın reddine karar verildiği, bedel arttırım dilekçesinin tebliğine ilişkin eksikliğin de tamamlanmadığı, bu nedenle davalı tarafın bedel arttırım karşı cevap verme ve savunmalarını yapma imkanından yoksun bırakıldığı görülmektedir.

Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereği, davacı tarafın bedel arttırım dilekçesinin davalı ... şirketine tebliğ edilmesi gerekirken usulünce yapılmış tebligat olmadan ve davalının savunma hakkı ile hukuki dinlenilmesi hakkını kısıtlar biçimde yargılamaya devam edilip yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

3. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.

11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 10.12.2018 tarihinde meydana gelmiştir.

Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından kararın maluliyet oranı bakımından temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan (Kulak Burun Boğaz uzmanı doktorun da bulunduğu teşekkül edecek heyetten) rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

4. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi ve eki Cetvel uyarınca; bisiklet, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur.

Davacı motosiklet sürücüsünün koruma başlığı (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir.

Somut olayda; motosiklet sürücüsü davacının trafik kazası sonucu yaralandığı ve koruyucu başlık (kask) takmadığı hususu, yaralanmanın kafa bölgesinden olması olgusu ile sabittir. Buna göre; davacının koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,

14.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/6340, K. 2023/9204, T. 14.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-6340-e-2023-9204-k-6fc4503a198f