Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/3087 E. 2023/4953 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3087
- Karar No
- 2023/4953
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/206 E., 2022/376 K. KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasında görülen vasiyetnamenin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 3. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, kardeşlerinin ve davalının muris ...' ün yasal mirasçıları olduğunu, murisin ölümünden sonra Küçükçekmece 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/444 Esas ... dosyası ile Bakırköy 40. Noterliğinin 14.06.2012 tarih 13496 yevmiye No.lu düzenleme şeklindeki vasiyetnamenin açılarak okunduğunu, müvekkilinin bu vasiyetname ve içeriğini vasiyetnemenin açılması dosyası ile öğrendiğini, vasiyetnamenin gerek ehliyetsizlik gerek taşıdığı ve bağlandığı koşullar, gerekse de murisin baskı altında olması ve iradesinin fesada uğratılmış olması sebebiyle geçersiz olduğunu ileri sürerek vasiyetnamenin geçersizliğine ve iptaline, olmaz ise kanuna, hukuka ve ahlaka aykırı hususların vasiyetname metninden çıkarılarak iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, taraf teşkilinin eksik olduğunu, mirasbırakanın tasarruf ehliyetine sahip olduğunu, mirasbırakanın vasiyetnameyi herhangi baskı ve tehdit altında düzenlemediğini, vasiyetnamenin kanuna, hukuka ve ahlaka uygun olduğundan bahisle davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 15.12.2016 tarihli ve 2015/406 Esas, 2015/566 Karar ... kararıyla; davacı tarafa iki kez ihtaratlı tebligat yapılarak gider avansını tamamlamasının istendiği, buna rağmen verilen sürede gider avansının tamamlanmadığı, HMK'nın 114/1-g maddesinde belirtilen gider avansının dava şartlarından olduğu, dava şartlarının davanın esasına girilmeden önce ve tahkikata başlamadan önce ön inceleme aşamasında irdelenmesi gerektiği ve dava şartı eksikliğinin davacı tarafça giderilmediği gerekçesi ile dosya üzerinden HMK'nın 114/1-g ve 115/1-2 maddeleri gereğince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 15.12.2016 tarihli ve 2015/406 Esas, 2015/566 Karar ... kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 27.02.2018 tarih ve 2016/14189 Esas, 2018/1718 Karar ... ilamında; davacının yetkisiz mahkemede dava açarken 280 TL gider avansı yatırdığını, mahkemece verilen yetkisizlik kararı sonucunda dosya kendisine gelen mahkemece tensip tutanağının 5 inci maddesinde "Tarafların HMK'nın 121 ve 129/2 madde gereği delil olarak gösterdikleri belgelerini dilekçelerine eklemek suretiyle vermelerine, başka yerlerden getirilecek belgelere ilişkin davacı tarafın delilleri için yatırdığı gider avansının kullanılmasına, davalı tarafın delilleri için masraf verdiğinde celp edilecek yerlerden belgelerinin celp edilmesine, taraflar dosyaya delillerini sunmadıkları takdirde HMK'nın 140/5 madde gereği ön inceleme duruşmasında bunları tamamlamak için kesin süre verileceği, aksi halde delil sunmaktan vazgeçilmiş sayılacakları hususunun tespitine" şeklinde arar karar oluşturulduğu, bu karar üzerine davacı vekiline söz konusu tensip zabtı ekli tebligat çıkarıldığı, tebligat zarfı üzerine HMK'nın 114 üncü maddesi uyarınca yatırılması gereken gider avansını (en az 200,00 TL) tamamlamak üzere iş bu davetiyenin tebliğinden itibaren 2 hafta süre verildiği hususu ihtaren bildirildiği,
3. Mahkemece, tensip zaptında davacı tarafa gider avansı veya delil avansı yatırması için kesin süre verilmediği gibi, davacı tarafça başta gider avansı yatırılmış olmasına rağmen yatırılması gereken gider avansının neye ilişkin olduğu açıklanmadığı, gönderilen ihtar sonucunda dosya üzerinden davacının HMK'nın 27 nci maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme ... korunmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediği,
4. Bozma nedenine göre, davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında dosya kapsamında toplanan deliller, tanık anlatımları ve 04.10.2019 ve 12.08.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu raporlarında mirasbırakan ...'ün vasiyetnameyi düzenlediği tarihte vasiyetnameyi düzenlemeye ehil olduğu ve vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte alınan raporun usulüne uygun olduğunun bildirildiği, mirasbırakanın, vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte ehliyetsiz olduğu iddiasının sübuta ermediği, davacı ve davalıların mirasbırakanı ...'ün iradesinin baskı ile sakatlanarak vasiyetnamenin düzenlendiği iddiasının ise dosya kapsamında ispatlanamadığı, vasiyetnamede geçen ifadelerin ... Medeni Kanunu 515 inci maddesi gereğince iptalini gerektirecek ya da hükümsüz sayılmasına neden olacak şekilde 3 üncü kişileri rahatsız edecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; en önemli tanıklarının yurtdışında yaşaması nedeniyle Mahkemece yasaya aykırı olarak dinlenmesinden vazgeçildiğini, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporların hatalı ve eksik olduğunu, hüküm kurmaya yeterli olmadığını, vasiyetname düzenlenirken alınan sağlık raporunun usulüne uygun olmamasına rağmen Adli Tıp Kurumu raporunda bu hususun göz ardı edildiğini, mirasbırakanın fiil ehliyetini etkileyeck bir çok rahatsızlığının bulunduğunu, Mahkemece tanık anlatımlarının yorum ve değerlendirmesinde açık bir hataya düşüldüğünü ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 194 üncü maddesi şöyledir; "(1) Taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırmalıdırlar. (2) Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur."
2. Tanık, kavram olarak çekişmeli olan konu hakkında bilgi ve görgüsü bulunan üçüncü kişidir. Tanık gösteren taraf, dinleteceği tanıkların adı ve soyadı ile tebligata elverişli adreslerini içeren listeyi mahkemeye sunar ve her bir tanığın hangi vakıa hakkında dinleneceğini de dilekçesinde bildirir (6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 240 ıncı maddesinin ikinci fıkrası). Bu hüküm, yukarıda belirtilen ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun 194 inci maddesinde düzenlenen somutlaştırma yükümlülüğünün de bir gereğidir. Ayrıca bu listede gösterilmemiş olan kişiler tanık olarak dinlenemeyeceği gibi ikinci bir tanık listesi de verilemez.
3. Tanık listesinde gösterilecek olan tanık sayısı hakkında herhangi bir sınırlama bulunmamaktadır. Taraf, istediği sayıda tanığın dinlenilmesini talep edebilir. Kural bu olmakla birlikte hâkim gösterilen tanıkların tamamının dinlenilmesine gerek olmadığı veya bu hususun davayı uzatma amacıyla yapıldığı sonucuna varırsa, gerekçeli kararında belirtmek şartıyla bütün tanıkları dinlemeyebilir. Bu konuya işaret eden ve 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun getirdiği bir yenilik olarak karşımıza çıkan 241 inci maddesi “Mahkeme, gösterilen tanıklardan bir kısmının tanıklığı ile ispat edilmek istenen husus hakkında ... derecede bilgi edindiği takdirde, geri kalanların dinlenilmemesine karar verebilir” düzenlemesini içermektedir.
4. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “hukuki dinlenilme” başlıklı 27 nci maddesi, T.C. Anayasası’nın hak arama hürriyetini düzenleyen 36 ncı maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin ... yargılanma hakkına ilişkin 6 ncı maddesi nazara alındığında davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler.
5. Mahkeme, iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme ... tanıyarak hükmünü vermelidir. Anayasanın 36 ncı maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde düzenlenen ... yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme ..., ... yargılanma ... içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma ... ya da iddia ve savunma ... da denilmektedir. Ancak, hukukî dinlenilme ..., bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir. Bu hak çerçevesinde, tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi kural olarak mümkün değildir.
6. Bu kapsamda hukuki dinlenilme ..., bilgilenme/bilgilendirme, açıklama yapma, yargı organlarınca dikkate alınma ve kararların gerekçeli olması gibi hususları içerdiği açıktır. Bilgilenme ..., yargılamanın içeriğine dair tam bir bilgi sahibi olmanın yanında gerek karşı tarafın gerekse de yargı organlarının dosya içeriğine yapmış oldukları işlemleri öğrenmelerini kapsar. Bilgilenme/ bilgilendirme hakkının etkin biçimde kullanılabilmesi için gönderilecek tebligat ve davetiyelerde Kanun'da öngörülmüş şekil şartlarına sıkı sıkıya uyulması gerekmektedir. Ayrıca bu hak sadece davanın başındaki iddia ve savunmalar açısından değil yargılamanın her aşamasında dikkate alınmalıdır. Bu kapsamda devam eden bir yargılamada, tarafların açıklamaları için bilgilendirme yeterli olmayıp yargılamada yer alan diğer kişilerin (tanık, bilirkişi gibi) açıklamaları açısından da önemlidir. Bilgilenme hakkının usulüne uygun kullanımı ile tarafların haklarında öğrendikleri isnat ve iddialara karşı beyanda bulunabilme, davaya yönelik bilgi ve belge verebilme yani açıklama yapma ... da hukuki güvenceye bağlanmaktadır. Böylece davanın her iki tarafına eşit şekilde açıklama yapma ... tanınması ile adaletin görünür kılınması sağlanacaktır. Açıklamada bulunma ..., tarafların, yazılı veya sözlü şekilde iddia ve savunmalara karşı itirazda bulunabilme, davaya ilişkin beyanda bulunmalarını sağlar.
3. Değerlendirme 1. Bilindiği üzere; yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi için, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanması gerekir. 6100 ... Kanun'un 27 nci maddesi uluslararası sözleşmeler ve Anayasanın 36 ncı maddesiyle en temel yargısal hak olarak kabul edilen hukuki dinlenilme ... gözetilerek, mahkeme, tarafları dinlemeden, onların iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usûlüne uygun olarak davet etmeden, açıklama ve ispat haklarını kullanmalarını sağlamadan hükmünü veremez.
2. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 240 ıncı maddesi uyarınca davacı vekili, dinlenilmesi istenen tanıkların adı ve soyadı ile tebliğe elverişli adreslerini içeren listeyi mahkemeye sunmuştur. Davacı vekilinin sunduğu 11.12.2018 tarihli tanık listesinin ilk sırasında ... yer almıştır. 17.02.2022 tarihli celsede ise davacı vekilinin tanığın yurt dışı adresine tebligat çıkarılması yönündeki talebine yönelik Mahkemece davacı tanığının yurt dışında olması ve yazılı beyanda bulunmuş olması gerekçe gösterilerek, davacı tanığı ... yerine yeni bir tanık bildirmesi için iki haftalık kesin süre verilmiştir. Davacı ise bu tanığın dinlenilmesinden vazgeçmemiştir. Bu haliyle usulüne uygun olarak bildirilen tanık hakkında Mahkemece yurt dışında olması nedeniyle dinlenilmesinden vazgeçilse de Mahkemece Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 241 inci maddesinde belirtilen gerekçeler ileri sürülmeksizin ve şartları oluşmaksızın tanığın dinlenilmemesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.