Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/5643 E. 2024/8094 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5643
Karar No
2024/8094
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2188 E., 2023/439 K. DAVALILAR : 1-... vekilleri Avukat ... Bilgin, Avukat ..., 2-... vekilleri Avukat Saruhan Gence Başaran, Avukat Yılmaz Özgün Özen, 3-... Özel Eğitim İnşaat Enerji Turizm Gıda Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi DAVA TARİHİ : 16.11.2016 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul/ Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/477 E., 2021/630 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesis etmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlular ... ve ortağı olduğu... Özel Eğitim Ltd. Şti hakkında başlatılan takiplerin sonuçsuz kaldığını, borçluların mal kaçırma amacı ile adlarına kayıtlı iki taşınmazı 14.06.2012 ve 05.07.2012 tarihlerinde davalı eski eşi ...'e devrettiğini belirterek, bu tasarrufların iptaline karar verilmesi talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile üçüncü kişi arasında devam eden veya biten nafaka ve ceza davaları olduğunu, böyle bir durumda boşanmanın muvazaalı ve mal kaçırma amacı ile yapıldığı iddiasının dayanağı olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacının iddialarının soyut olduğunu, boşanmanın muvazaalı olduğu iddiasının ispat külfetinin davacıya ait olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. Davalı... Özel Eğitim Ltd. Şti. cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "..davalılardan ... ve Banu ...'nın karı-koca olduğu, boşanma protokolü gereğince eşe bırakılan malların dava konusu edildiği, celp edilen tapu kayıtları ile ibraz edilen banka kayıtlarından her ne kadar davalı ... tarafından dava konusu taşınmaz devirlerinin kendisine ait taşınmazın satışı akabinde davalı ...'ye verilen borç karşılığında ve anlaşmalı boşanma kapsamında verilen mahkeme kararı gereği devrinin yapıldığı belirtilmiş ise de davalı ...'nun davalı ...'ye verdiği borcun elden verdiğini beyan ederek ve ibraz edilen banka kayıtlarından sadece kendi hesabındaki hareketleri ibraz ettiği ve davalı ...'a veya... Şirketine gönderilen herhangi bir havalenin bulunmadığı dikkate alınarak, borcun varlığını ispat edememekle birlikte davalılar arasında boşanma kararı gereğince davalı ... tarafından davalı ...'ya devri kararlaştırılan davalı ...'ye ait taşınmazların devri hususunda taraflar arasında muvazaa bulunduğuna ilişkin dosya kapsamında davacı tarafça delil ibraz edilemediği hatta davalı ... ile...arasında boşanma sonrası ailenin korunmasına yönelik başvurulardan da danışıklı boşanmanın bulunmadığının anlaşıldığı, ancak davaya konu Ankara ili Çankaya ilçesi Gaziosmanpaşa Mahallesi 2549 ada, 8 parsel 8 nolu bağımsız bölüm üzerinde davalı ...'nin tüzel kişiliği olan borçlu davalı şirketin malvarlığından şahsi boşanma davası ile karar verdirmek suretiyle eksiltme yaparak davacı alacaklıdan mal kaçırdığı, davalı ...'nun ise davalı ...'nin ticari işlerini bilip borcun varlığını bilmesine rağmen boşanma davasında davalı eşi Ali'nin malvarlığında olmayan davalı şirkete ait taşınmazın devrini boşanma protokolüne bağlayarak akabinde celp edilen resmi senette görüleceği üzere mahkeme kararına dayanmaksızın satış göstererek 160.000,00 TL'ye satın aldığına ilişkin muvazaalı işlem yaptıkları, tasarrufun alacağın doğumundan sonra olduğu, İİK'nun 278 maddesi gereğince davalıların eş olduklarından borçlunun içinde bulunduğu mali durumu bilebilecek kişilerden olması nedeniyle de İİK'nun 280. maddesi gereğince, borçlunun içinde bulunduğu malî durumun ve zarar verme kastının bulunduğu bu nedenle tasarrufun batıl olacağından, ivazsız tasarruf ve zarar verme kastı nedeniyle davanın bu taşınmaz yönünden kabulüne Davaya konu tasarruflardan Aydın Kuşadası Davutlar mah 402 ada 1 parsel 1 nolu bağımsız bölümde bulunan taşınmazın ise ibraz edilen ve kesinleşen Aile Mahkemesince verilen boşanma davası neticesinde davalı ...'nin malvarlığından davalı ...'ya verilmesinin kararlaştırıldığı ve intikal tarihinin de boşanma kararının kesinleşmesinden sonra olduğu dikkate alınarak boşanmanın feri niteliğindeki taşınmaz devrine ilişkin tasarrufun mal kaçırma kastı ile yapılmadığı anlaşılarak bu taşınmaza yönelik davanın taraflarının sair itirazlarının da reddi" gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde, Aydın ili, Kuşadası ilçesi, Davutlar köyü, 402 ada 1 parsel 1 numaralı bağımsız bölüme ait yapılan tasarrufun mal kaçırma kastı ile yapılmadığı gerekçesiyle davanın bu yönden reddi kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, İİK md. 283/2 gereğince davaya konu, Aydın ili, Kuşadası ilçesi, Davutlar köyü, 402 ada 1 parsel 1 numaralı bağımsız bölüm borçlu ... tarafından diğer davalı ...’e devredildikten sonra, ... tarafından da dava dışı 3. kişiye devredilmiş olmakla davalı alıcı ...’ün bu taşınmaz yönünden söz konusu taşınmaz yerine geçen değer nispetinde nakden tazminata (21/08/2013 devir tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2 maddesinde belirtilen oranda işleyecek olan faizi ile birlikte) mahkum edilmesi gerektiğini belirterek İlk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. ... vekili istinaf dilekçesinde, dava konusu tasarrufun, borcun doğum tarihinden önce yapıldığını, davacının takibe girdiği Ankara 13. İcra Müdürlüğü 2012/16138 sayılı dosyasındaki kredi sözleşmesinin imzalanma tarihinin 01.10.2012 olduğunu, fakat boşanma tarihlerinin 13.06.2012 olduğunu, yani kredi sözleşmeleri akdedilmeden önce boşandıklarını, mahkemece davalıların muvazaalı boşanmadığı tespitinde bulunmuş iken taşınmazı hakkında davacıya "cebri icra ve satış" yetkisi verilmesinin anlaşılamadığını, özellikle mahkemece İİK 280. hükmünce iptal kararı verilse de tarafında yaptığı bir işlemde zarar verme kastının olmadığını, diğerinde olduğuna hükmedilmesinin çelişkili olduğunu, salt bunun nedeninin davalı ...'tan kendisine geçen 2 taşınmazdan birinin kayden malikinin... Şirketi olmasının da doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "Bu durumda 8 numaralı bağımsız bölüme ilişkin davalının istinaf başvurusu incelendiğinde, davalı borçlu şirket adına kayıtlı bulunan 8 numaralı bağımsız bölümün şirketin yetkilisi olan davalı borçlu ...'ın boşanması nedeniyle davalı borçlu ...'ın eşi olan davalı ...'ya temlik edildiği, davalı ...'nun davalı borçluların ekonomik durumunu bildiği, yapılan tasarrufun İİK 280/1.maddesine göre alacaklıdan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yapıldığı anlaşıldığından Mahkemece yazılı olduğu şekilde hüküm tesisinde isabetsizlik bulunmadığından davalının istinaf başvurusu yerinde değildir. 1 numaralı bağımsız bölüme ilişkin davacının istinaf başvurusunun incelenmesinde ise, davalı borçlu ... ile davalı ...'nun Ankara 9. Aile Mahkemesinin 2012/693 Esas ve 2012/993 Karar sayılı 13.06.2012 tarihinde kesinleşen ilamıyla boşandıkları, davalı borçlu ...'a ait 1 numaralı bağımsız bölümün boşanma ilamında davalı ...'nun evlilik esnasında ortaya çıkan hakları karşılığında temlik edildiği görülmektedir. Mahkemece anılan temlikin muvazaalı olmadığı kabul edilse de davalı ...'nun eşi olan davalı borçlu ...'ın ekonomik durumunu bilen kişi olduğu anlaşılmaktadır. Davacıya olan borcun mevcut olduğu davalı ... tarafından bilinmesine rağmen 1 numaralı bağımsız bölümün davalı ... tarafından boşanma ilamıyla temlik edilmesi muvazaaya engel değildir. Aksine uygulama borçluların boşanma ile kendilerine ait tüm mal varlığının boşanan eşe devredilmesi halinde alacağın tahsilini ortadan kaldıracaktır. Borçlu ... tarafından alacaklıdan mal kaçırma amacıyla temlik yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmıştır. İİK 280/1. maddesine göre 1 numaralı bağımsız bölüme ilişkin de tasarrufun iptali için koşullar oluşmuştur. Ancak davalı ... taşınmazı elden çıkardığından davacıya karşı tasarruf tarihindeki bedelden sorumludur. Mahkemece davalı ... yönünden 1 numaralı bağımsız bölüm için tasarruf tarihindeki bedel isteğinin kabul edilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bu yönden kaldırılmasına karar verilmiştir. Hal böyle olunca açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen davalının istinaf başvurusunun esastan reddine,davacının 1 numaralı bağımsız bölüme ilişkin istinaf talebinin kabulüne, kabul edilen başvuru nedeniyle ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK nin 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından davanın kabulüne yönelik esas hakkında yeniden aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." şeklinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın tümden kabulü şeklinde karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçelerinde, dava konularından 1 nolu bağımsız bölümün el değiştirdiği 21.08.2013 tarihindeki bedelinin 138.477,00 TL olduğunu, bu miktara hükmedilmesi gerekirken, 125.738,25 TL'ye hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın düzelterek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde taşınmazların boşanma protokolü gereği verildiğini, kredi sözleşmeleri eski olsa da banka ihtarının 30.10.2012 ve 30.11.2011 tarihli taksitlere ilişkin takip başlattığını, 01.10.2012 tarihli kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağı takibe koyduğunu, boşanma davasının bu tarihten önce 29.05.2012 tarihinde açıldığını, muvazaanın olmadığını, borçlunun tek ortağı ve yöneticisi olduğu şirketin malını vermesinin mümkün olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Dava İİK'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir. Bu davaların kabulü için İİK'nun 278, 279 ve 280 inci maddelerinde belirtilen durumların gerçekleşmiş olması gerekir. Hakim somut olaya hangi maddenin uygulanacağını serbestçe takdir eder. Belirtilen yasa koşullarının oluştuğunu ispat külfeti davacı alacaklıya aittir. Somut olayda, borçlular ... ve onun tek ortağı ve yetkilisi olduğu, ... Özel Eğitim Ltd. Şti. hakkında başlatılan takipler sonuçsuz kalmıştır. Davalı ... adına kayıtlı, Ankara Çankaya - 2549 Ada 8 parsel 8 nolu bağımsız bölüm ile şirketi adına kayıtlı Aydın-Kuşadası 402 ada 1 parsel 1 nolu bağımsız bölümü boşanma protokolü gereğince davalı ...'e devretmiştir. Boşanma davası 29.05.2012 tarihinde açılmış ve 13.06.2012 tarihinde karar verilmiştir. Taraflar anlaşmalı boşanma gereğince ve başka mali hükümlerinde düzenlendiği protokol çerçevesinde, dava konusu iki taşınmazın davacı kadın adına devri kararlaştırılmıştır. Boşanmadan sonraki aşamalarda taraflar arasında yaşanılan çekişmeler nedeni ile ceza ve hukuk davalarının açılmış ve bir kısmının sonuçlanmış olduğu, UYAP kayıtlarından borçlu ...'ın 24.10.2015 yılında bir başka kişi ile evlendiği görülmüştür. Bu deliller karşında davalı borçlu Ali ile üçüncü kişi Banu'nun boşanmasının muvazaalı olduğundan söz etmek mümkün olmadığı gibi aksi de davacı tarafından ispatlanmamıştır. Boşanmanın muvazaalı olduğu ispatlanmadığı hallerde, boşanma protokolü gereği verilen şeylerin mal kaçırma amacı ile verildiğinin kabulü yaşam deneyimlerine uygun değildir. Öte yandan, borçlu şirkete ait mal varlığının devrinde ise, bu şirkette borçlu tek ortağı olduğu gibi boşanmadan önce davalı ...'nun şirket için taşınmaz sattığı belge ve tanık beyanları ile sabit olmuştur. Kaldı ki borçlunun mal varlığının bir parçası olan şirkete ait taşınmazı devretmesinde hiç bir yasal engelde olmadığından, bu taşınmazında tazminat olarak verilmesi mümkündür. Bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, davanın tüm taşınmazlar yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. 2. Bozma nedeni ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının, incelenmeksizin reddi gerekmiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemlerinin incelenmeksizin REDDİNE,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya ve davacıya iadesine,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine, gönderilmesine,24.09.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/5643, K. 2024/8094, T. 24.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-5643-e-2024-8094-k-2a550a56b2b5