Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/5630 E. 2024/5710 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5630
Karar No
2024/5710
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1782 E., 2023/716 K. HÜKÜM/KARAR: Davacı Vekilinin Başvurusunun Kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/66 E., 2021/81 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 15.04.2014 tarihinde davalı ...'ın diğer davalıya ait hatlı minibüste şoför olarak çalıştığını, olay günü minibüsten aldığı beyzbol sopası ile davacının kafasına vurmak sureti ile gözünü kör ettiğini, kafada iyileşmeyecek şekilde göz ile kafa arasındaki kemikte kırık meydana getirdiğini, olay nedeni ile Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/354 Esas sayılı dosyada yargılama yapıldığını ve davalı ...'ın TCK'nun 87/2 maddesi gereğince 8 yıl hapis cezası ile cezalandırıldığını, haksız tahrik indirimi nedeni ile 1/4 indirim yapıldığını belirterek bu haksız fiil nedeni ile meydana gelen zarar için dava açmak zorunda kaldıklarını, davalı ...'ın davalı ...'a ait minibüste şoför olarak çalıştığını, aracın sahibi olması nedeni ile TBK'nun 66 ncı maddesi gereğince sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 15.000,00 TL maddi ve davacı ... için 75.000,00 TL, davacının annesi Esme için 25.000,00 TL, davacının babası Aydın için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 125.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin işlendiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili hakkındaki davanın haksız ve kötü niyetle açıldığını, olayın müvekkili ile hiç bir ilgisi olmadığını, diğer davalı ... ile davacılar arasında zuhur eden kişisel bir eylemden ve olaydan müvekkilinin sorumlu tutulmaya çalışılmasının akla, mantığa ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili TBK'nun 66 ncı maddesi çerçevesinde sorumlu tutulmaya çalışılmış ise de hiç bir sorumluluğu ve kusuru bulunmadığını, müvekkilinin ceza davasına konu olan kavganın ve olayın tarafı olmadığını, davacı ...'nin yaralanmasına sebep olan olayın, müvekkilinin işinin ifası ile ilgili olmadığını, tarafların aralarında çıkan tartışma ve kavgadan meydana geldiğini, bu nedenle olay ile hizmet arasında illiyet bağı bulunmadığını belirterek, müvekkili hakkındaki davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı adam çalıştıran ...'un sorumluluğu için, yardımcı kişiye verilen iş ile bunun görülmesi (ifası) sırasında meydana gelen zarar arasında doğrudan doğruya bir görev (fonksiyon) bağı olması gerektiği, meydana gelen zarar ile işin görülmesi arasında doğrudan doğruya görevsel bir bağın bulunması gerektiği, olayın ceza dosyası kapsamına göre trafik nedeni ile meydana gelen tartışma neticesi oluştuğu, davalı ... ile dava dışı davacı ...'nin ağabeyi arasında çıkan tartışmada, araya giren, tartışmayı ayırmak isteyen davacı ...'nin davalı ...'ın eylemi ile yaralandığı, bu eylem ile yapılan şoförlük hizmeti arasında doğrudan bir ilişki veya illiyet bağı bulunmadığı, hizmetin yerine getirilmesi esnasında verilmiş olan, hizmet ile ilgili zararın söz konusu olmadığı, bu nedenle adam çalıştıranın kusursuz sorumluluğunun unsurlarının oluşmadığı, ortada trafik kazası olmadığı için araç sahibinin sorumluluğundan da bahsetmenin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 257.179,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 15.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olayın oluş şekli, yaralanmanın mahiyeti, ceza dosyası ve tüm dosya kapsamına göre davacı ... için 75.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL ve davacı ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 95.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 15.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... dan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı ... hakkındaki davanın, olayda sorumluluğunu gerektirir bir eylemi bulunmadığından hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece minibüs işleteninin adam çalıştıran hükümlerine göre şoförün sopayla davacıyı yaralamasından sorumlu olduğunu, mahkemenin aksi yöndeki kararının hatalı olduğunu, her iki davalının müşterek müteselsilen sorumlu olduklarını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49 uncu maddesi gereğince davalı ... sorumlu olup davalı ...'un ticari münibüs sahibi olarak diğer davalıyı hizmetinde çalıştırdığı, haksız fiilin hizmetin işleyişi sırasında oluştuğu, araç sahibinin ticari bir iş hizmetinde özen yükümlülüğü gereğince çalıştırdığı diğer davalının üçüncü kişilere verdiği haksız fiillerden müteselsilen sorumlu olduğu, bu nedenle mahkemece davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacı tarafından davalılar ... ve ... aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 257.179,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 15.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacı ...'a verilmesine, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olayın oluş şekli, yaralanmanın mahiyeti, ceza dosyası ve tüm dosya kapsamına göre davacı ... için 75.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL ve davacı ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 95.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 15.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacılara payları oranında verilmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalının adam çalıştıran sıfatıyla sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı ile diğer davalının arasındaki olayın davalı ...'ın kişisel fiili nedeniyle meydana geldiğini, eylem ile yapılan şöförlük hizmeti arasında illiyet bulunmadığını, kararın hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ...'in aracında çalışan davalı ...'ın haksız eylemi sonucu meydana gelen davacıların maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 56 ve 66 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ...'un yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/5630, K. 2024/5710, T. 05.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-5630-e-2024-5710-k-dcbcb2a2afcf