Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4827 E. 2023/11415 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4827
- Karar No
- 2023/11415
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/787 D.İş, 2022/803 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : KIT-2022/746 HÜKÜM/KARAR : Davalı Vekilinin İtirazının Kabulü ile Başvurunun Usulden Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2019/70861 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak başvurunun dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiş, temyiz incelemesi sonucunda Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak başvurunun dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan araç ile davacının sevk ve idaresindeki motorsiklet arasında meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL'nin işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle taleplerini 179.376,71 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, geçici iş göremezlik talebi yönünden davalı kurumun sorumluluğunun bulunmadığını ve mevzuata göre davalı aleyhine karar verilmesi halinde vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen tutarın 1/5'i olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulü ile 143.501,36 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 20.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunulmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacı tarafından kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca itiraz prosedürü tamamlanmadan ve davalı kurum, davacının maluliyet oranını tespit edemeden tahkime başvurulduğunu, dava öncesi sigorta kuruluşuna başvuru şartının usulüne uygun olarak yerine getirilmediğini, bu nedenle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasında kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, tazminat tutarının belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz yönteminin esas alınması gerektiğini, davacının mütarafik kusuru nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini ve başvuran lehine tam ve nisbi vekalet ücreti takdir edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 23.10.2019 tarih ve İHK/14463 sayılı kararı ile; davalıya başvuru esnasında ibraz edilen ve hükme esas alınan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan 18.12.2018 tarihli maluliyet raporunun genel şartlara uygun sağlık kurulu raporu olarak kabul edilemeyeceği, genel şartların öngördüğü 30.03.2013 tarihi Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerinde rapor formatı ve muhtevasının detaylı bir şekilde düzenlendiği, davalı tarafa ibraz edilen raporun; bilirkişi mütalaası olarak hazırlandığı, rapor muhtevasında anılan yönetmelik ve ekindeki cetvellere atıf yapılmasının raporun usul ve yasaya uygun olarak kabul edilmesi bakımından yeterli görülmediği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde; sigorta şirketine usulüne uygun belgelerle başvuru yapılması özel bir dava şartı olarak ihdas edildiğinden bu şartın noksanlığı halinde davanın, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115 inci maddesinin 2 nci fıkrası gereği usulden reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek davalı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi ile davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 25.11.2021 tarih, 2021/6794 Esas ve 2021/9206 Karar sayılı ilamı ile; ''...30.03.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik’in “Özürlü sağlık kurulu raporuna itiraz” başlıklı 10 uncu maddesi “(1) Özürlü sağlık kurulu raporuna; özürlü, velisi veya vasisi veyahut raporu isteyen kurum tarafından itiraz edilebilir. İlgililer itiraz dilekçesi ve ilk özürlü sağlık kurulu raporunun tasdikli bir örneği ile birlikte, bulunduğu ilin sağlık müdürlüğüne başvurur. İl sağlık müdürlüğünce, özürlü sağlık kurulu raporu alacak kişi en yakın farklı bir özürlü sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneye gönderilir. İtiraz edilen özürlü sağlık kurulu raporu ile itiraz üzerine verilen özürlü sağlık kurulu raporundaki kararlar aynı yönde ise özürlü sağlık kurulu raporu kesinleşir. (2) Özürlü sağlık kurulu raporlarının farklı olması durumunda, Sağlık Bakanlığınca belirlenmiş olan hakem hastanelerden, kişinin ikamet ettiği yere en yakın bir hakem hastaneye, kişi yeniden muayene edilmesi ve özürlü sağlık kurulu raporu tanzim edilmesi amacıyla yine il sağlık müdürlüğü kanalıyla gönderilir. Hakem hastanenin özürlü sağlık kurulunca verilen kararı kesindir. (3) Milli Savunma Bakanlığına bağlı asker hastanelerince; Türk Silahlı Kuvvetleri personeline verilecek özürlü sağlık kurulu raporlarına itiraz esas ve usulleri Türk Silahlı Kuvvetlerinin ilgili mevzuat hükümlerine tabidir. Türk Silahlı Kuvvetleri personeline verilecek özürlü sağlık kurulu raporlarına yapılan itirazlar, Gülhane Askeri Tıp Akademisi Eğitim Hastanesi ve Gülhane Askeri Tıp Akademisi Haydarpaşa Eğitim Hastanesi ile yetkilendirilecek hastanelerce kesin olarak karara bağlanır.” şeklinde düzenlenmiştir. Dosyanın incelenmesinde; Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 18.12.2018 tarihli raporda dava konusu trafik kazası nedeniyle davacının 30.03.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca % 34 oranında sürekli iş göremez olduğu tespit edilmiştir. Ancak davalı vekili gerek itiraz gerekse temyiz aşamasında anılan bu raporu kabul etmeyerek rapora itiraz etmiştir. Şu durumda; Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan maluliyet raporu davalı tarafından kabul edilmeyip itiraz edildiğinden yukarıda anılan Yönetmelik'in 10 uncu maddesi uyarınca özürlü sağlık kurulu raporuna itiraz prosedürünün işletilerek davacının maluliyet oranının kesin olarak tespit edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. '' gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan inceleme sonucunda, bozma kararı çerçevesinde 05.05.2022 tarihli ara karar ittihaz olunarak ; "...Bozma kararı çerçevesinde davacı tarafın Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin 10 uncu maddesi muvacehesinde itiraz prosedürünün ikmaline, gerekli başvuruları yetkili mercilere yapmasına... " karar verildiği, davacı tarafından dosyaya daha önce rapor alınan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan 27.05.2022 tarihli raporun ibraz edildiği, ancak bozma kararında aynı bölüm tarafından daha önce hazırlanan 18.12.2018 tarihli raporun hükme esas alınamayacağı ve itiraz prosedürünün işletilmesi gerektiğinin belirtildiği, bu sebeple bozma kararına uygun olmayan rapora istinaden sonuca gidilmesinin mümkün olmadığı, bozma kararına uyulmakla bozma çerçevesinde tahkikat yapılmasının usulü bir zorunluluk olup, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 09.05.1960 tarih ve 1960/21 Esas ve 1960/9 Karar Sayılı kararında Yargıtay bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına usulü kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğacağının açıkça belirtildiği, davacı tarafın Yargıtay bozma kararı gereği Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin 10 uncu maddesi gereği ilgili sıfatı ile İl Sağlık Müdürlüğüne müracaatla itiraz prosedürünü başlatması icap ederken; yeniden Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı'ndan rapor almasının doğru olmadığı, davacı tarafından verilen kesin sürede İtiraz Hakem Heyeti ara kararına uygun olarak dava şartı noksanlığının giderilmesi bakımından gerekli müracaatta bulunulmadığı, bu konuda ek süre talebinde bulunulmadığı ve mazeret de bildirilmediği, bu nedenle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115 inci maddesinin 2 nci fıkrası gereği davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi ile davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosyaya sağlık kurulu raporu vermeye yetkili olan üniversite hastanesinden davacı müvekkilinin güncel muayenesi yapılarak alınan rapor sunulmuşken dava şartı olan başvuru şartının yerine getirilmediğinden bahisle başvurunun usulden reddine karar verilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115 inci maddesinin 2 nci fıkrası, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İtiraz Hakem Heyeti kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.