Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/11388 E. 2024/8277 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/11388
- Karar No
- 2024/8277
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/614-2022/619 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-21366 DAVA TARİHİ : 09.12.2021 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü-İtirazın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/78893 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın, 05.09.2017 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpmasıyla oluşan çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp %12 oranında malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.835,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.165,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 25.03.2022 tarihli bedel artırım dilekçesiyle dava değerini, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 48.564,36 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, maluliyet oranını ve kusuru kabul etmediklerini, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, faiz talebinin haksız olduğunu ve vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı taraf sürücüsünün %75 oranındaki kusuru ve %12 maluliyet oranı üzerinden, aktüer bilirkişi raporu ile sürekli iş göremezlik tazminatının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant uygulama yöntemine göre hesaplanmasının uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 48.564,36 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.165,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 49.729,36 TL'nin 28.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiği, karara esas alınan maluliyet raporunun ilgili yönetmeliğe uygun olmadığını, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz uygulama yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, rapor ücreti yönünden davalının sorumluluğunun bulunmadığını, davacı yönünden vekalet ücretine tarifeye göre belirlenen ücretin 1/5'i oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından başvuru aşamasında sunulan raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun biçimde düzenlendiği, kusur ve hesaplama yönünden alınan bilirkişi heyeti raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunduğu, davacı yönünden tam vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetli olduğu, davalının rapor ücreti yönünden de sorumlu olduğu gerekçesiyle davalının itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; karara esas alınan maluliyet raporunun ilgili yönetmeliğe uygun olmadığını, adli rapor ücreti talebinin reddi gerektiğini, hükme esas alınan hesaplama yönteminin hatalı olup TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz uygulama yöntemine göre hesaplama yapılması ve vekalet ücretine 1/5 oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı ve rapor ücreti talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre düzenlenmesine, hükme esas alınan hesaplama yönteminin içtihatlara uygun olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dosya kapsamından, hakem heyetince rapor ücretinin de hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Rapor ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmesi gerekirken tazminat gibi hüküm altına alınması doğru olmayıp bozma sebebi ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı Kanun'un 370 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. 3. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hüküm fıkrasının (5.1) numaralı bendinde yer alan "...ve 1.165,00-TL rapor ücreti olmak üzere cem'an 49.729,36-TL" ibaresinin çıkarılması, (5.2) numaralı bendinde yer alan "1.075,00-TL bilirkişi ücreti" ibaresinden sonra gelmek üzere "1.165,00 TL rapor ücreti" ibaresinin eklenmesi, aynı bentte yer alan "1.820,94-TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "2.985,94 TL" ibaresinin yazılması, (5.3) numaralı bendinde yer alan “7.264,82-TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “5.100,00 TL” ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.