Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4624 E. 2023/10477 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4624
Karar No
2023/10477
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/417 E. 2021/144 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı ... ve ... bakımından asıl ve birleşen davaların reddine, ... ve ... bakımından asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece 29.12.2022 tarihli ek karar ile davalı ... aleyhine açılan asıl ve birleşen davaların reddine, ... ve ... aleyhine açılan asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne, davalı ... ile davacı arasında yapılan 13.08.2021 tarihli sulh protokolünün onaylanmasına karar verilmiştir. Ek karar davacı vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacı vekili; Balçova İlçesi, Sakarya Caddesi ..... adresinde ruhsatsız olarak ...isimli kafetaryanın işletildiğinin tespit edildiğini, iş yeri sahibi ...'ın iş yeri açma ve çalışma ruhsatı başvurusunda bulunduğunu, bunun üzerine 04.04.2003 tarihli iş yeri açma ve çalışma ruhsatı verildiğini, itfaiye daire başkanlığı tarafından düzenlenen 07.04.2003 tarihli raporda "Başlangıç yangınlarına karşı alınmış tedbirler yeterli olup halen çalışmasında sakınca yoktur." denildiğini, ayrıca 03.04.2003 tarihli Balçova Belediyesi İmar Müdürlüğü başlıklı yazıda yapı ve fenni yönden sakınca bulunmadığının belirtildiğini, daha sonra imar mevzuatına aykırı faaliyetler nedeniyle iş yerinde yangın çıkması sonucu 5 kişinin yanarak hayatını kaybettiğini, olay tarihinde davalı ...'ın Balçova Belediyesi başkanı, ...'ın belediye başkanı yardımcısı, ...'in iktisat işleri müdür vekili, Memet'in ise zabıta müdürü olarak görev yaptığını, davalıların İzmir 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/875 Esas sayılı dosyasında görevi ihmal suçundan cezalandırıldıklarını, hayatını kaybeden 5 kişinin yakınlarının tazminat davaları açtığını, İzmir 4. İdare Mahkemesinin 2005/704 Esas sayılı dosyasındaki ilam neticesinde başlatılan İzmir 17. İcra Müdürlüğünün 2007/2648 sayılı dosyasına ödeme yapıldığını belirterek 40.000,00 TL'nin 20.08.2007 ve 48.514,17 TL'nin 11.09.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Birleşen İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/323 Esas sayılı dosyasında davacı vekili; aynı olaya ilişkin İzmir 3. İdare Mahkemesinin 2005/465 Esas sayılı dosyasındaki ilam neticesinde başlatılan İzmir 10. İcra Müdürlüğünün 2008/321 sayılı dosyasına ödeme yapıldığını belirterek 40.000,00 TL'nin 28.01.2009 ve 47.701,89 TL'nin 20.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Birleşen İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/324 Esas sayılı dosyasında davacı vekili; aynı olaya ilişkin İzmir 3. İdare Mahkemesinin 2005/669 Esas sayılı dosyasındaki ilam neticesinde başlatılan İzmir 14. İcra Müdürlüğünün 2008/6849 sayılı dosyasına ödeme yapıldığını belirterek 39.665,10 TL'nin 19.09.2008 ve 36.072,35 TL'nin 20.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Birleşen İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/325 Esas sayılı dosyasında davacı vekili aynı olaya ilişkin İzmir 3. İdare Mahkemesinin 2005/172 Esas sayılı dosyasındaki ilam neticesinde başlatılan İzmir 1. İcra Müdürlüğünün 2008/8944 ve 2008/8945 sayılı dosyalarına ödeme yapıldığını belirterek 52.383,20 TL'nin 19.09.2008 ve 46.403,05 TL'nin 20.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Birleşen İzmir 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/730 Esas sayılı dosyasında davacı vekili; aynı olaya ilişkin İzmir 4. İdare Mahkemesinin 2005/704 Esas sayılı dosyasının bozulmakla 2009/770 Esas numarasını aldığını ve verilen kararın Danıştay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, ek ödeme yapıldığını belirterek 9.608,97 TL'nin 24.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili; ceza dosyasının kesinleşmediğini, yangın olayının yaşandığı kafenin sahibi Serkan Sakın'ın yargılandığı İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/543 Esas sayılı dosyasında müvekkilinin yangın nedeniyle kusuru bulunmadığına dair rapor düzenlendiğini, davacının kararların sonuçlarını dahi beklemeden alacaklılara tazminatlarını ödemesinin anlaşılır olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili; müvekkilinin söz konusu iş yerine ruhsat vermediğini, haberinin olmadığını ve ruhsattaki imzanın da müvekkiline ait olmadığını, ceza dosyasının kesinleşmediğini ve kararda ruhsatnamedeki imzanın müvekkiline ait olmadığının, taklit olduğunun ve müvekkilinden habersiz verildiğinin sabit olduğunu, ancak bu hususların hiç değerlendirilmediğini, İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/543 Esas sayılı dosyasında karara dayanak bilirkişi raporunda yangının sonradan yapılan dekorasyon ve izolasyon nedeniyle çıktığının, belediye ve görevlilerin kusurlu olmadığının belirtildiğini, müvekkilinin İdare Mahkemesi dosyalarında taraf olmadığını, kararlar kesinleşmeden ödeme yapılmasının görev gereğine ve mevzuata aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. 3. Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.06.2015 tarihli ve 2008/342 Esas 2015/263 Karar sayılı kararıyla; asıl davada davalı ..., ... ve .... aleyhine açılan davanın kabulüne, ... ve ... bakımından 16.000,00 TL'nin 20.08.2007, 19.405,67 TL'nin ise 11.09.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, ...bakımından 8.000,00 TL'nin 20.08.2007, 9.702,83 TL'nin ise 11.09.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, birleşen 2009/325 E. sayılı dosyada davalı ..., ... ve .... aleyhine açılan davanın kabulüne, ... ve ... bakımından 20.953,28 TL'nin 19.09.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, ....bakımından 9.540,39 TL'nin 20.02.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, birleşen 2012/730 E. sayılı dosyada davalı ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın kabulüne, ... ve ... bakımından 3.843,20 TL'nin 24.05.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, Mehmet bakımından 1.921,16 TL'nin 24.05.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, davalı ... aleyhine açılan davaların reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 02.10.2018 tarihli ve 2016/1476 Esas, 2018/5802 Karar sayılı ilamıyla; "Dosya kapsamından, davaya konu uyuşmazlıkla ilgili olarak davacı ... tarafından açılan ve İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/323 esas ve 2009/324 esas sayılı dosyaları üzerinden görülen davaların, asıl dosya ile birleştirildiği anlaşılmaktadır. Ancak mahkemece birleşen bu dosyalar hakkında olumlu olumsuz hiçbir hüküm kurulmamış, gerekçede değinilmemiş ve karar başlığında da davalar ile ilgili bilgiler gösterilmemiştir. 6100 sayılı HMK'nin 297. maddesi uyarınca; tarafların kimlikleri ile varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadlarının karar başlığında gösterilmesi; hüküm sonucu kısmında ise taleplerden her biri hakkında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak nitelikte belirtilmesi gerekir. Bu yön, kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda gösterilen kurallar gözetilmeksizin hüküm oluşturulmuş, birleşen İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/323 esas ve 2009/324 esas sayılı dosyalarındaki istemler yönünden herhangi bir hüküm kurulmamıştır. Açıklanan sebeple birleşen dosyalar hakkında bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir." denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bu kez davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi talep edilmiştir. Dairenin 07.10.2019 tarihli ve 2019/210 Esas, 2019/4406 Karar sayılı ilamıyla karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 25.06.2020 tarihli rapor ile ...'nun söz konusu ruhsatta imzasının bulunmaması nedeniyle herhangi bir sorumluluk atfedilemeyeceği, Balçova Belediyesi İmar Müdürlüğünün 12.11.2004 tarihli yazısıyla dava dışı ... tarafından ruhsata aykırı olarak bodrum katın kullanıldığının, teras kısmının imara aykırı tadilatla kapatıldığının, kafeterya duvarlarının bu tür yerlerde kullanımı yasak olan kolay yanıcı izolasyon malzemesi ile izinsiz kaplandığının, bu işlemlerin kasım 2003 tarihinde yapıldığının tespit edildiği, ruhsatın ise bu değişiklikler yapılmadan önce, 04.04.2003 tarihinde düzenlendiği, işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilen işyerinin mevzuatta belirlenen bir aylık süre içinde kontrol edildiği, yapılan denetimde de başlangıç yangınlarına karşı alınmış olan tedbirlerin yeterli olduğunun, halen çalışmasında sakınca bulunmadığının tespit edildiği, davalıların kişisel kusurundan bahsedilemeyeceği yönünde görüş bildirildiği, mevzuat hükümleri irdelenerek düzenlenen raporun usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davalı ... ve ... aleyhine açılan asıl ve birleşen davaların reddine, asıl dava bakımından ...ve ... yönünden davanın kabulü ile 16.000,00 TL'nin 20.08.2007, 19.405,67 TL'nin 11.09.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsiline, 8.000,00 TL'nin 20.08.2007, 9.702,83 TL'nin 11.09.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten tahsiline, birleşen 2009/325 Esas sayılı dosyada davalı ... ve ... yönünden davanın kabulü ile, 20.953,28 TL'nin 19.09.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsiline, 9.540,39 TL'nin 20.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten tahsiline, birleşen 2012/730 Esas sayılı dosyada 3.843,20 TL'nin 24.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsiline, 1.921,16 TL'nin 24.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten tahsiline, birleşen 2009/323 ve 2009/324 Esas sayılı dosyalarında davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ...'in imzasının taklit edilmesi gerekçesine dayanılarak beraat etmediğini, iş yeri açma ve çalışma ruhsatına atılan imzanın kendisine ait olmamasının iş yerinin uygunluğunun denetiminin de yapılamayacağının haklı bir gerekçesi olamayacağını, ... bakımından tam kabul kararı verilmesi gerektiğini, müşterek ve müteselsil taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, birleşen davalarla ilgili karar verilmediğinden bozma kararı verildikten sonra bilirkişi raporu alınarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, ... ve ...ile sulh olunduğunu ve bu doğrultuda karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ...isimli kafetaryada çıkan yangında vefat eden 5 kişinin yakınlarına ödenen tazminatın belediye görevlisi davalılardan görevi ihmal nedeniyle rücuen tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 73 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Sulhun zamanı" başlıklı 314 üncü maddesi "Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Ek:22/7/2020-7251/30 md.) Sulh, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince sulh doğrultusunda ek karar verilir. (Ek:22/7/2020-7251/30 md.) Sulh, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı sulh hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir." hükmünü haizdir. Aynı Kanun'un, "Sulhun etkisi" başlıklı 315 inci maddesi ise "Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir." şeklindedir. Dosya kapsamından, davacı ile davalı ... ve ... arasında sulh protokolü imzalandığı, mahkemece 29.12.2022 tarihli ek karar ile ... bakımından sulh protokolünün onaylanmasına karar verildiği, ... bakımından ise sulh protokolü sunulmuş ise de sulhün şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davacı vekili ve davalı ...'in ek kararı temyiz dilekçelerinde sulh protokolünün değerlendirilmesi talebinde bulundukları anlaşılmakla; sulh protokolü tarafların kabulünde olup mahkemece sulh protokolü değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; İlk Derece Mahkemesince verilen 29.12.2022 tarihli ek kararın taraflar yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ve davalı ...'e iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/4624, K. 2023/10477, T. 10.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-4624-e-2023-10477-k-0a8dddd181b7