Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4088 E. 2023/10719 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4088
Karar No
2023/10719
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/458 D.İş, 2021/459 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2021/19294 HÜKÜM/KARAR : Taraf Vekillerinin İtirazının Reddi/ Başvurunun Kısmen Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/15111 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara taraf vekilleri tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince taraf vekillerinin itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan araç ile davacı motorsiklet sürücüsü arasında meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralandığını ve % 14,5 oranında malul kaldığını, davalı şirket tarafından yapılan ödemenin ise yeterli olmadığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 inci maddesi uyarınca bakiye sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik ile geçici bakıcı gideri zararı nedeniyle 5.001,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik talebini 111.932,86 TL'ye, geçici iş göremezlik talebini 5.975,56 TL'ye ve geçici bakıcı gideri talebini 2.987,78 TL'ye olmak üzere toplam talebini 120.896,02 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından yapılan başvuru üzerine davacıya gerekli ödemenin yapıldığını ve bakiye zararı kalmadığını, davacı tarafından sunulan maluliyet raporu yönetmeliğe aykırı olduğundan müvekkiline usulüne uygun bir başvurudan söz edilemeyeceğini, bu nedenle usulden ret kararı verilmesi gerektiğini, davalının geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri talebi yönünden sorumluluğunun bulunmadığını ve davacının müterafik kusuru nedeniyle belirlenen tazminat tutarından indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunda davacının % 14,5 oranında sürekli maluliyeti olduğunun tespit edildiği, meydana gelen olayda sigortalı araç sürücüsünün %75, davacının %25 kusurlu olduğu, davacının zararının PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlendiği, her ne kadar kaza tespit tutanağında davacının kaskının takılı olup olmadığının belirsiz olduğu belirtilmiş ise de davacının baş ve yüz bölgesinden yaralandığı göz önünde alındığında davacının müterafik kusuru nedeniyle hesaplanan tazminattan % 20 oranında indirim yapıldığı gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü 96.716.96 TL maddi tazminatın 25.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; kaza tespit tutanağında kaskının takılı olduğu yazılı olmasına rağmen hesaplanan tazminat tutarından % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek usul ve yasaya aykırı olan Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden davalının sorumluluğunun bulunmadığını, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, başvuru şartı gerçekleşmediğinden komisyona başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini ve davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek usul ve yasaya aykırı olan Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının yaralanmasının niteliği göz önüne alındığında Uyuşmazlık Hakem Heyetince tazminat tutarından % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasının yerinde olduğu, maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri gözetilerek ve davacının muayenesi de yapılmak suretiyle düzenlendiği, davacı için hesap edilen geçici iş göremezlik tazminatının ve geçici bakıcı gideri talebinin hüküm altına alınmasının usul ve yasaya uygun olduğu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak tazminat hesabı yapılmak üzere dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği ve toplam tazminat tutarının 166.068,69 TL olarak belirlendiği, her ne kadar tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılarak, % 1,8 teknik faiz uygulanmadan ve progresif rant yöntemine göre yapılması gerektiği kanaatine varılmışsa da Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan raporda hesaplanan tutardan ve hükmedilen tazminattan daha fazla tutarda sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanmış olduğundan, davalının itirazının reddine karar verildiği, temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı ve davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekili ve davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan araç ile davacının sevk ve idaresindeki aracın karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçiçi iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri ile 166 ncı maddesinin üçüncü fıkrası, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 38 inci maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253 üncü maddesinin on dokuzuncu fıkrası, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (17) ve (19) numaralı bentleri şöyledir: “(17) Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder.” “(19) Uzlaşmanın sağlanması hâlinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38'inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır.” Anılan düzenlemelere göre uzlaşmanın sağlanması hâlinde davacının soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açma hakkı ortadan kalkar. Uzlaşma tutanağı da ilam mahiyetinde olacağından aksinin aynı kuvvetteki belge ile ispatlanması gerekir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 166 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında alacaklının, borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesinin diğer borçluları da ibra edilen iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtaracağı düzenlenmiştir. İbranın diğer müteselsil borçlulara etkisine ilişkin bu özel hükümle alacaklının sadece bir borçluyu ibra etmesi üzerine, ibra ettiği borçlunun iç ilişkideki payı kadar, diğer borçlulara karşı da alacak hakkını kaybedeceği hükme bağlanmıştır. Somut olayda; 06.03.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, Yahyalı Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/362 soruşturma numaralı dosyasında, davacının zorunlu mali mesuliyet sigortası bulunmayan aracın sürücüsü ile CMK’nın 253 üncü maddesi kapsamında uzlaştığı, kazadaki yaralanma nedeniyle tarafların uzlaştıklarına dair uzlaşma tutanağı düzenlendiği, Yahyalı Cumhuriyet Başsavcılığınca araç sürücüsü hakkında uzlaşma nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle uzlaşma tutanağının ilam mahiyetinde olduğu ve tutanağın aksinin de aynı kuvvetteki delillerle ispat edilemediğinin anlaşılmasına göre soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağının kabulü ile davacının tazminat talebinin tümden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle talebin kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. 2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/4088, K. 2023/10719, T. 12.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-4088-e-2023-10719-k-6715e766e126