Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/3784 E. 2023/10754 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3784
Karar No
2023/10754
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/93 Değişik İş - 2021/433 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2021/994 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulüne/İtirazın Reddine SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2020/106078 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.08.2018 tarihinde davacının yolcu olduğu aracın yaptığı tek taraflı trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak başvuruya olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek, oluşan zararların tazmini için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 10.000,00 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 07.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 9.358,00 TL'ye, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 105.005,00 TL'ye ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazanın iddia edildiği şekilde meydana geldiğinin başvuran tarafından ispat edilmesi gerektiğini, yürürlükteki yönetmelik hükümlerine göre alınmış maluliyet raporu ile sigorta şirketine başvuru yapılmadığından başvurunun usulden reddi gerektiğini, sürücü kusursuz olduğundan talebin reddi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin sigorta kapsamında olmadığından istenemeyeceğini, motosiklet kullanmayı bilmeyen sürücünün kullandığı motosiklete bindiğinden, kask takmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, karşı taraf lehine vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT)'ne göre belirlenen rakamın 1/5'i olabileceğini, uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının araştırılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre davanın kabulüne, 9.358,93 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 100.005,64 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olamka üzere toplam 109.364,64 TL tazminatın 18.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; öncelikle uyuşmazlık konusu olayın başvuranın iddia ettiği şekilde meydana geldiğinin ispat edilmesi gerektiğini, iddia edilen olaya başka bir aracın karışması ya da sürücü değişikliği ihtimallerinin bulunduğunu, sunulan maluliyet raporunun yürürlükteki maluliyet yönetmeliğine uygun düzenlenmediğinden sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, kusur raporu alınmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğunu, sürücünün kusursuz olduğunu, aktüer hesaplamada hata ulunduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin sigorta şirketinin sorumluluğunda bulunmadığını, yolcunun motosiklet kullanmayı bilmeyen sürücünün arkasına bindiğini ve kasksız olduğunu bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 olması gerektiğini belirterek karara itiraz etmektedir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hastane ve ceza soruşturması evraklarından trafik kazası sonucu davacının yaralandığının anlaşıldığı, maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, sorumluluk sigortaları ile sigortalının zararı veya tazminat ödemesine konu davranışları hile ve kasıt halleri hariç kusurlu veya kusursuz sorumluluklarının maddi sonuçlarının sigorta şirketince güvence altına alındığı, bir hayvanın arabanın önüne çıkması ve kazanın olmasının umulmayan hal olduğu, sürücünün her türlü durumu dikkate alması gerektiği, beklenmeyen durum bulunması halinde araç işleteninin kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince sorumlu olduğu bu nedenle kusura ilişkin itirazların reddinin yerinde olduğu, motosiklet sürücüsünün ehliyeti ile ilgili bilgi bulunmadığı, aracı kötü kullanmasının müterafik kusur olmadığı, yaralanma bölgesine göre kask takmamasının da müterafik kusur olarak değerlendirilemeyeceği, aktüer bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, davalının bu rapora itiraz da etmemiş olduğu, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamında olduğu, davacının motosikleti kullanan eşinden soruşturma sırasında şikayetçi olmaması sebebiyle ceza evraklarının getirtilmemesinde bir hata bulunmadığı, vekalet ücretinden hata bulunmadığı, gerekçesiyle davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; uyuşmazlık konusu kazanın başvuranın iddia ettiği şekilde meydana geldiğinin ispat edilmesi gerektiğini, iddia edilen olaya başka bir aracın karışması ya da sürücü değişikliği ihtimallerinin bulunduğunu, sunulan maluliyet raporunun yürürlükteki maluliyet yönetmeliğine uygun düzenlenmediğinden sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, kusur raporu alınmaksızın hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, sürücünün kusursuz olduğunu, aktüer hesabının hatalı olduğunu, irat katsayısında hata bulunduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin sigorta şirketinin sorumluluğunda bulunmadığını, yolcunun motosiklet kullanmayı bilmeyen sürücünün arkasına bindiğini ve kasksız olduğunu bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 48 inci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 üncü maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi. 3. Değerlendirme 1. Türk Hukuku'nda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tabi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK)’un 48 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca; Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. Öte yandan Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi uyarınca teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi dava şartlarındandır. Bu itibarla İtiraz Hakem Heyetince verilen kesin süre içinde teminat yatırılmaz ise anılan hüküm uyarınca dava şartı eksikliğinden dava reddedilir. MÖHUK’un 48 inci maddesinin ikinci fıkrasında ise “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar.” hükmü yer almaktadır. Buna göre hâkim, yabancı davacının vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir. Söz konusu anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup anılan Sözleşme’nin 17 nci maddesinde âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı Suriye uyruklu olup dosya kapsamından İtiraz Hakem Heyetince başvurucunun teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. 5718 sayılı Kanun’un 48 inci maddesinin ikinci fıkrasında, dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu resen gözetilmelidir. Bu sebeple İtiraz Hakem Heyetince, öncelikle davacının statüsü belirlenerek teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa teminatın yatırılması için kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması hâlinde istemin usulden reddine, yatırılması hâlinde ise dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2. Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2-Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine, 16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/3784, K. 2023/10754, T. 16.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-3784-e-2023-10754-k-ef965c3e2004