Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/178 E. 2024/2677 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/178
- Karar No
- 2024/2677
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/301 E., 2022/301 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-13454 DAVA TARİHİ : 13.08.2021 HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi/İtirazın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/22825 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın 15.10.2011 tarihinde karıştığı çift taraflı kaza sonucu sigortalı araç sürücüsü davacının oğlunun vefat ettiğini, davacının ölenin desteğinden yoksun kaldığını belirterek, belirsiz alacak olarak 5100 TL destekten yoksun kalma tazminatının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini 110.000 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; poliçe limitinin ödenerek sorumluluğun yerine getirildiğini, talep edilen faizin haksız olduğunu, tarifeye göre belirlenecek vekalet ücretinin beşte biri oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaza tarihi itibariyle poliçe limiti olan 200.000 TL'nin davalı tarafından vefat edenin eş ve çocuklarına ödendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; sigorta şirketinin vefat edenin tüm hak sahiplerini gözetmeden ödeme yapmasının sigorta şirketini sorumluluktan kurtarmayacağını, basiretli tacir gibi davranması gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaza tarihi itibariyle poliçe limiti olan 200.000 TL'nin davalı tarafından mahkeme kararı ile vefat edenin eş ve çocuklarına ödendiği gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz ettiği nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan, desteğin sürücüsü olduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91, 92, 96 ıncı maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 96 ıncı maddesi hükmüne göre, garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir. Burada amaç, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında eşitliği sağlayıcı biçimde ve poliçe limitini de aşmayacak biçimde eşit paylaştırmanın sağlanmasıdır. Diğer taraftan aynı maddenin 2 inci fıkrasında ise "başka tazminat taleplerinin bulunduğunu bilmeksizin zarar görenlerin birine veya birkaçına kendilerine düşecek olandan daha fazla ödemede bulunan iyiniyetli sigortacı, yaptığı ödeme çerçevesinde, diğer zarar görenlere karşı da borcundan kurtulmuş sayılır" düzenlemesine yer verilmiştir. Destekten yoksun kalanların destek paylarını belirlerken desteğin gelirinin bir kısmını kendisine bir kısmını da eş, çocukları ile ana ve babasına ayıracağı varsayılmalıdır. Bunun dışında destekten yoksun kalanlardan bir kısmının davacı olup diğer kısmının davacı olmadığı durumda talepte bulunmayan destek görenlerin paylarının da hesaplamada göz önünde tutulması gerekmektedir. Davaya konu olayda; kazada vefat eden desteğin eşi ve çocuklarının davalı ... aleyhine Akşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/228 Esas sayılı dosyası ile destekten yoksun kalma tazminatı talepli dava açtıkları, dava sonucunda poliçe limiti gözetilerek davacı eş Bircan May için 200.000 TL, davacı çocuk Atakan için 28.391,66 TL, davacı çocuk Uğur için 35.531,94 TL, davacı çocuk Lütfiye için 35.531,94 TL tazminata hükmedildiği, kararın tarafların temyiz etmemesi üzerine 07.01.2014 tarihinde kesinleştiği Uyap sistemi üzerinden gerekçeli kararın incelenmesi sonucu anlaşılmıştır. Davalı ... tarafından Akşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının icrası sonucu 02.09.2021 tarihinde Akşehir 1. İcra Müdürlüğü'nün 2013/8308 esas sayılı dosyasına 246.739,00 TL ödeme yapıldığı dosyaya sunulu dekonttan anlaşılmaktadır. İtiraz Hakem Heyetince Akşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/228 esas sayılı ve Akşehir 1. İcra Müdürlüğü'nün 2013/8308 esas sayılı dosya asıllarının temini ile dosyaların incelenerek; poliçe teminat limitini bu suretle tüketen davalı sigortacının, KTK’nun 96/2 nci maddesi gereğince, davacıya karşı da sorumluluktan kurtulabilmesi için öngörülen “başka tazminat taleplerinin olduğunu bilmeme” ve “iyiniyetle ödeme yapma” şeklindeki şartları sağlayıp sağlayamadığı, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü altında olduğu halde, mahkeme kararına dayalı olarak ödeme yaparken garameten paylaştırma ile ödeme yapma konusunda üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirip getirmediğinin değerlendirilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile eksik inceleme sonucu karar verilmesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 11.03.2024 gününde Üye ...'un karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY Başvuran şahıslar tarafından Akşehir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/228 Esas sayılı dosyasında aynı konu ve aynı taleple ilgili olarak aynı davalıya karşı dava açılmış yargılama sırasında davacının maluliyetinin bulunmadığı tespit edilmiş, bu dava davacı tarafça takip edilmemiş mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu madde 30 (14) "Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak komisyona başvuru yapılamaz." düzenlemesi ile Mahkemeye intikal etmiş uyuşmazlıklarla ilgili olarak Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuruda bulunulmayacağını emredici olarak düzenlemiştir. Yasal düzenlemede, Mahkeme ya da Tüketici Sorunları Hakem Heyeti'ne bir başvurunun yapılmış olması, uyuşmazlığın mahkemeye intikal etmiş olması engel olarak getirilmekte, yapılan başvurunun derdest olup olmadığı şartı aranmamaktadır. Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusunu "seçimlik hukuk yolu" olarak düzenleyen yasa koyucunun, bu hükmü düzenlerken iki başvuru yolu arasında derdest bir durum olup olmadığını araştırma amacı gütmediği açıktır. 5684 sayılı Kanun madde 30/23 "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun hükümleri, sigortacılıktaki tahkim hakkında dakıyasen uygulanır." HMK madde 114/2 "Diğer kanunlarda yer alan şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." anlamında getirilmiş, bir "dava şartı" niteliğindedir ve HMK madde 115/1 gereği "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." HMK madde 115/ (2) "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." Şu durumda az yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereğince 21.03.2022 tarihli İtiraz Hakem Heyeti kararının usul ve Yasaya uygun olması, kararın değinilen hukuksal düzenlemelere aykırı bulunmaması nedeniyle onanması görüş ve düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma yönünde oluşan kararına katılmıyorum.