Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/1040 E. 2024/3243 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1040
Karar No
2024/3243
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/1289 E., 2020/622 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/246 E., 2017/1048 K. Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi zararın giderilmesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun istinaf talebinden feragat nedeniyle reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 30.08.2012 tarihinde sürücü belgesi bulunmayan dava dışı sürücünün sevk ve idaresindeki, plakasız ve tescilsiz, motosiklet ile yaya geçidini kullanarak karşıdan karşıya geçen müvekkilinin desteği yayaya çarptığını, yayanın hayatını kaybettiğini, trafik işaretlerinin yetersiz olması sebebiyle davalı belediyenin de kazadan sorumlu olduğunu, eşini kaybeden müvekkilinin eşinin desteğinden yoksun kalmak nedeniyle maddi zarara ayrıca duyduğu büyük acı ve elem nedeniyle manevi zarara uğradığını iddia ederek açtığı belirsiz alacak davasında 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 1.000,00 TL cenaze ve def’in giderlerinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile kazanın meydana geldiği yoldan sorumlu olduğu anlaşılan davalı ... ve kazaya karışan plakasız ve tescilsiz motosikletin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası bulunmadığı için diğer davalı ...'ndan müşterek-müteselsil tahsini, 80.000,00 TL manevi tazminatında kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı belediyeden tahsilini talep ve dava etmiş, 14.04.2017 tarihli talep artırım dilekçesi ile destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini 74.303,13 TL’ye, cenaze ve def’in giderlerini ise 4.000,00 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararların müvekkilinden tahsil edilemeyeceğini, davalının sürücüye ihbarının gerektiğini, talebin zamanaşımına uğradığını, müteveffanın kusurunun bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinden faiz talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddi talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin görevsiz olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davanın sürücüye ihbarı gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.09.2017 tarihli ve 2015/246 Esas, 2017/1048 Karar sayılı kararıyla; toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 74.303,13 TL destekten yoksun kalma zararı ve 1.000,00 TL cenaze ve defin giderinin davalı ... yönünden kaza tarihi olan 30.08.2012 tarihinden, davalı ... yönünden dava tarihi olan 03.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazla istemin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Başkanlığından tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemeye sundukları delil listesi ile keşif yapılması talebinde bulunulduklarını, ancak talebin dikkate alınmadığını, Ceza Mahkemesi dosyasının sonucunun bekletici mesele yapılması gerekirken kesinleşmeyen dosya üzerinden yapılan bilirkişi incelemesi ve kusur hesabı ile tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kararın kaldırılarak yeniden keşif yapılarak kusur oranlarının belirlenmesinin gerektiğini, tarafların kusur oranlarına göre yapılan hesaplamaların fahiş olduğunu, itirazlarının gerekçesiz olarak kabul görmediğini, mahkemenin gerekçeli kararının hüküm fıkralarının açık, çelişkisiz, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde olması gerekirken tazminat miktarlarında kusur oranı dikkate alınarak hesaplama yapılmadan doğrudan müvekkili idare aleyhine hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğunu bildirerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili süresi içinde istinaf talebinde bulunmuş ise de bundan sonra verdiği dilekçe ile istinaf taleplerinden feragat ettiklerini bildirmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... Hesabının istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun ise raporlar arasındaki çelişki, heyet raporu ile giderildiği, bilirkişi heyet raporunun dosyadaki bilgi ve belgelere uygun, gerekçeli ve denetlenebilir olduğu kanaatine varıldığından, bu rapora itibar edilerek karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, kaza tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu' nun 162 nci maddesi 1 inci bendine göre müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olacağından ve aynı Kanun' un 163 üncü maddesine göre borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam edeceğinden, alacaklının, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkı bulunduğundan davalının kusur oranında tazminata hükmedilmesi gerektiği yönündeki istinaf taleplerinin yerinde olmadığından esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; keşif taleplerinin, keşif yapılarak kusur oranının belirlenmesi gerektiği yönündeki istinaf sebeplerinin değerlendirilmediği, bilirkişi raporuna yaptıkları itirazlarını içerir dilekçelerinin kabul görmemesinin yerinde olmadığı, kusur oranı dikkate alınmadan tazminat belirlenmesinin hatalı olduğu gerekçeleri ile ve re’sen görülecek sebeblerle kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, çift taraflı trafik kazasında eşi/desteğini yitiren davacının, aracın ZMSS poliçesi bulunmadığından davalı Kurum'dan ve yol kusuru nedeniyle davalı ...'ndan destekten yoksun kalma tazminatı ile davalı ...'den manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 53 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı fazla alınan onama harcının davalı ... Başkanlığına istek halinde geri verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/1040, K. 2024/3243, T. 15.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-1040-e-2024-3243-k-121a23d6b8ee