Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/1330 E. 2026/133 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1330
Karar No
2026/133
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/23 31... /2436 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2020/3 92... /352 Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının işleteni olduğu aracın zorunlu trafik sigortacısının (ZMSS) davacı şirket olduğunu, 22.07.2016 tarihinde iş bu aracın dava dışı sürücü ... sevk ve idaresinde iken tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, davalının maliki olduğu aracın kaza tarihi itibariyle trafik belgesinin bulunmadığını, bu durumun kaza tespit tutanağı ile de sabit olduğunu, davacı ... şirketinin araçta yolcu olarak bulunan yaralanan kişilere ödeme yaptığını, yapılan ödemelerin iadesi istemiyle araç işleteni olan davalı hakkında Konya 3.İcra Müdürlüğünün 2019/12325 esas sayılı dosyasıyla icra takibine başlandığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiği ve takibin durduğunu, yapılan itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle Konya 3.İcra Müdürlüğünün 2019/12325 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından dayanılan rücu sebebi hakkında yapılan araştırmada dava dışı araç sürücüsünün olay tarihi itibariyle geçerli ve yeterli sürücü belgesine sahip olduğu, davalının münhasıran kendi kastıyla kazaya sebebiyet vermediğinin davacı tarafından sunulan delillerle de sabit olduğu, yine araçta istiap haddinin aşılması gibi bir durumun söz konusu olmadığının kaza tespit tutanağı ve hasar dosyası içeriğinde sabit olduğu, davacı tarafından aracın çekme plaka ile trafikte bulunması dolayısıyla rücu talep edildiği, dava konusu araç hakkında ... Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün 01.12.2020 tarihli yazısına göre aracın kaza tarihi olan 22.07.2016 tarihinde çekme belgeli olduğu, bahse konulu araca kaza tarihinden önce trafikten çekme işlemi yapılmış olduğu, bu aracın trafikten silindiğinin bildirildiği, ZMSS Genel Şartlar hükümleri incelendiğinde, sigorta şirketinin işletene rücu nedenlerinin sınırlı sayı prensibi ile sayıldığı, tüketici aleyhine genişletici yorum ile belirsiz borçlanmaya sebebiyet verilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu, davacı tarafça tazminata konu olayın araç sürücüsünün kasti bir hareket veya ağır kusur olarak nitelendirilebilecek bir eyleminden bahsedilmediği, davalının sigorta sözleşmesi yapılırken trafikten çekme belgeli aracın bu durumunu bildirmemesi şeklindeki eyleminin ZMSS Genel Şartları kapsamında değerlendirilemeyeceği ve dolayısıyla davacı sigortacının üçüncü kişiye ödediği tazminat bakımından davalı sigortalayana rücu hakkının bulunmadığı, davalıya ait aracın çekme belgeli olarak trafikten çekilmiş olmasına rağmen zorunlu mali sorumluluk sigortasının yapılmaması gerektiği, davacı yanca sunulan belgelerden de görüleceği üzere davalıya ait aracın çekme belgesi olmasına rağmen davacı yanca zorunlu mali sorumluluk sigortasının yapıldığı, bu suretle davacı yanın basiretli bir tacir gibi davranmadığı, davacı yanın kendi kusuru ile meydana gelen zarara da katlanmakla yükümlü olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf taleplerinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin 1. fıkrası b bendinin 1 numaralı alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, davaya konu aracın hurdaya ayrıldığını, bu durumda yolcu taşıma ruhsatı bulunmadığını, buna rağmen yolcu taşıdığını, davacı şirketin de taşınan yolculara yaralanmadan kaynaklı tazminat ödediğini, rücu şartlarının oluştuğunu, aracın çekme belgesi olmasına rağmen trafiğe çıkarılmasında davalı malikin ağır kusurlu olduğunu, ayrıca dava dışı sürücünün de davaya konu kazada ağır kusurunun olduğunu, bu nedenle işletene rücu edilebileceğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sigorta şirketinin ödediği bedeli işletenden rücuen tahsili istemine yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/1330, K. 2026/133, T. 06.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-1330-e-2026-133-k-50f5abab5b12