Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/14075 E. 2026/5018 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/14075
Karar No
2026/5018
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1784 E., 2025/1385 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tavşanlı 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/617 E., 2024/164 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisinin 28.05.2022 tarihli iş kazasında vefat etmesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müteveffaya iş sağlığı ve güvenliği eğitiminin eksiksiz olarak verildiği, periyodik sağlık muayenelerinin yaptırıldığı, iş yerinde iş yeri hekimi istihdam edildiği ve müteveffanın akaryakıt satış elemanı görevini yürütmesi sebebiyle ağır ve yorucu bir işte çalışmaması hususları birlikte değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların davalılar hakkında açtığı maddi ve manevi tazminat talepli davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; kaçınılmazlıktan farklı olarak bünyesel faktörden davalı işverenin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, İlk derece mahkemesince alınan aynı mahiyette ek ve kök raporların, kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan 6331 sayılı Kanun'un öngördüğü koşulları gözönünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine göre, işverenin, iş yerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususları ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyetini ve oranını hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptadığı, yine söz konusu kaza dolayısıyla kusursuz sorumluluk gerektirir bir durum da bulunmadığı, davacıların, murislerinin ölümünden dolayı davalı işverenlerin kusurlarının bulunduğuna ilişkin iddialarını ispatlayamadıkları görülmekle, davanın reddine ilişkin Mahkeme kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacıların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kaçınılmazlık durumuna göre en azından %60 oranında işverenin kusurlu sayılması gerektiğini, davacının işverenlerin şantiyesinde kaldığı için ayda bir defa hafta tatili kullanabidiğini, diğer günler iş yerinde çalıştığını, murisin sürekli fazla çalışma yaptığını, bilirkişi ek raporunda özetle; olayın vefat edenin bünyesel faktörlerinden kaynaklandığı, olayın iş kazası olmakla birlikte bünyesel faktörlere bağlı ölüm gerçekleştiğinden işverene kusur yüklenemeyeceğinin belirtildiğini, ancak bu raporun yeterli gerekçeden yoksun, eksik araştırmaya dayalı ve yalın bir rapor olduğunu, somut olaya uygulanmasının mümkün olmadığını belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının destekten yoksun kalması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerine yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/14075, K. 2026/5018, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-14075-e-2026-5018-k-84231a261b56