Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/1241 E. 2026/134 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1241
- Karar No
- 2026/134
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1297 E., 2022/1174 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/517 E., 2018/544 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların ... Sitesi A Blok bodrum katında toptan yumurta satışı yaptığını, 29.12.2014 tarihinde işyerinde hırsızlık yaşandığını ve kasada bulunan nakit para, ziynet eşyası ve işyerine ait araçların yedek anahtarlarının çalındığını, davalı gerçek kişilerin ... Sitesinin yönetim kurulu üyeleri, davalı şirketin ise site yönetimi işini üstlenen şirket olduğunu, davacıların yaşanan hırsızlık olayında maddi zarara uğradıklarını, kaybedilen eşyalar nedeniyle derin üzüntü duyduklarını, sitenin güvenliğinden site yönetiminin sorumu olduğunu belirterek 30.000,00 TL manevi tazminat ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 47.100,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden işleyecek en yüksek faizi ile birlikte davalılardan tahsili isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı ... Tesis Yönetimi ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin kusurunun olmadığını, site yönetim kurulunun güvenlik hizmeti alımına son verdiğini, bu kararı içerir işletme projesinin 14.12.2014 tarihli kat malikleri genel kurulunda kabul edildiğini, hırsızlığın meydana geldiği tarihte davalı şirket ile site yönetiminin güvenliği sağlama yükümlülüğünün bulunmadığını, davacıların kendi kusurlarıyla zarara neden olduklarını, zararın ispat edilemediğini, manevi tazminatın şartlarının oluşmadığını belirtmiştir. Davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davalıların davaya konu olayda kusurlarının bulunmadığını, davacının zararı ve kusuru ispatlaması gerektiğini, meydana gelen olayda kusurun davacılara ait olduğunu, manevi tazminatın reddi gerektiğini belirtmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile olay tarihinde site yönetiminin doğrudan ya da hizmet alımı ile güvenlik hizmeti vermediği, işletme projesinde güvenlik personeli harcama kalemi olmadığı, gerekli güvenlik önlemlerinin davacılar tarafından alınması gerektiği, bu durumun site toplantısında oybirliği ile karara bağlandığı, kararın ilan edildiği, davaya konu hırsızlık olayında davacıların yeterli tedbir almamaları nedeniyle kusurlu oldukları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu, davacıların işyerinin bulunduğu sitede 01.08.2014 tarihinde güvenlik hizmeti alımına son verildiği, bu kararı da içeren işletme projesinin kat malikleri olağan toplantısında oybirliği ile kabul edildiği, işletme projesine itirazda bulunulduğunun beyan ve iddia edilmediği gözetildiğinde, davalıların site içerisindeki işyeri ile ilgili güvenlik önlemleri konusunda herhangi bir yükümlülüğü bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf taleplerinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin 1. fıkrası b bendinin 1 numaralı alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, davaya konu olayın yaşandığı sitede güvenlik hizmeti verilmediğini, mahkemece tayin edilen güvenlik bilirkişileri tarafından hazırlanan raporun eksik inceleme ile hazırlandığını, davalıların yaşanan hırsızlık olayında kusurlarının olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, site içerisinde bulunan işyerinde yaşanan hırsızlık olayı nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararlarının tazmini istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.01.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.