Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/9399 E. 2026/5013 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9399
Karar No
2026/5013
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/4217 E., 2023/3315 K.. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 51. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/339 E., 2021/273 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davacının 15.10.2008 tarihli iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi tazminat talep etmiştir. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; asıl davada 2.05.2016 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen zarar ile asıl davada talep ettiği 1000 TL arasındaki fark alacağa ilişkin olarak ilamsız takip yaptığını, davalı tarafça söz konusu icra takibine itiraz edildiğini belirterek, Ankara 24. İcra Müdürlüğü'nün 2017/20846 Esas sayılı icra takibine itirazın iptaline ,davalılar hakkında %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine,ayrıca 250.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faizi ile davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacının .. .. .. .'ye yöneltmiş olduğu davanın husumetten reddine, 1.000,00-TL maddi tazminat alacağının davalı ...den alınarak davacıya verilmesine, bu alacağa kaza tarihi olan 15.10.2008 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, Birleşen Ankara 4. İş Mahkemesinin 2018/101 Esaslı dosyasında; Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine, davacının .. .. .. San Taş 'ye yöneltmiş olduğu davanın husumetten reddine, Davalı tarafça Ankara 24. İcra Dairesinin 2017/20846 sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 291.983,83-TL net maddi tazminat ve 238.018,82 net işlemiş faizi yönünden kaldığı yerden devamına, Davacının icra inkar tazminat talebinin koşullar oluşmadığından reddine, 100,000,00-TL manevi tazminat talebinin kabulüne bu alacağa kaza tarihi olan 15.10.2008 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, Birleşen Ankara 23. İş Mahkemesinin 2021/511 Esas sayılı dosyasında davanın reddine "karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, davacının 10.10.1989 tarihinde davalı ....Şti.nde çalışmaya başladığı, diğer davalıya ait işyerine işçilere iş öğretmek amacıyla gittiği 15.10.2008 tarihinde yatık somun pres makinesinde somun ayarı yaparken makinenin yürümesi sonucu sol elinin bilekten presin kalıbı arasında sıkışmasıyla yaralandığı, alınan kusur raporuna göre davacının %30, davalı ....Şti.nin %70 oranında kusurlu olduğu, kusur dağılımının dosya kapsamına ve oluşa uygun olduğu, davacının husumet yönünden istinaf başvurusunun yerinde olduğu, davacının olay nedeniyle maluliyetinin oluştuğu ve maddi zarara uğradığı, Mahkemenin 20.06.20 17... /753 E, 2017/467 K sayılı ilk kararı ile 07.11.2019 tarih ve 2019/462 E, 2019/624 K sayılı ikinci kararına esas 02.05.2016 tarihli hesap bilirkişi raporunda işlemiş dönem sonu olarak 31.12.2016 tarihinin alındığı, davacının rapora itirazı olmadığı gibi 02.05.2017 tarihli hesap raporu esas alınarak karar verilmesini talep ettiği, davalı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hak gereği işlemiş dönem sonunun 31.12.2016 tarihinden ileri çekilmemesi ve daha sonra yürürlüğe giren asgari ücret artışlarının hesaplamalarda dikkate alınmaması gerektiği, olay tarihi, olayın özelliği, kusur durumu, tarafların ekonomik durumları dikkate alındığında manevi tazminat miktarının makul takdir edildiği gerekçesiyle davalı ... ...Şti.nin istinaf başvurusunun reddine, davacı ve davalı ....Şti.nin istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılıp yeniden esas hakkında karar verilerek; Asıl dava yönünden, davacının maddi tazminata ilişkin davasının kabulü ile 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 15.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Birleşen Ankara 4.İş Mahkemesinin 2018/101 Esas sayılı dosyası yönünden ; Davacının itirazın iptaline ilişkin davasının kısmen kabulü ile davalılar tarafından Ankara 24. İcra Dairesinin 2017/20846 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 205.839,41 TL maddi tazminat ve 167.846,53 TL işlemiş faiz yönünden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Davacı ve davalıların icra inkar tazminat taleplerinin koşulları oluşmadığından reddine, Davacının manevi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulü ile 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine , Birleşen Ankara 23.İş Mahkemesi'nin 2021/511 Esas sayılı dosyası yönünden; davacının maddi tazminata ilişkin davasının reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyizi dilekçesinde özetle; tam ıslah dilekçesi dikkate alınmadan karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, 21.12.2020 tarihli bilirkişi raporu ile Ankara 24. İcra Müdürlüğü'nün 2017/20846 Esas sayılı icra dosyasında talep edilen maddi tazminat alacağından fazlası hesaplanmış olduğundan hak kaybının önüne geçebilmek amacıyla bu fark alacakları ıslah yolu ile yükselterek davaya dahil ettiğini, gerekli olan tüm harçların yatırıldığını, ancak, mahkemece usule uygun bir şekilde sunulan ve harcı da yatırılan ıslah dilekçesine değer verilmeyerek tam ıslah dilekçesinin kabul edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın türünün davacı tarafça tam ıslah yoluyla değiştirilebilmesinin mümkün olduğunu, icra inkar tazminatına ilişkin talebinin kabulü gerektiğini ,mahkemece hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğunu, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretlerinin doğru belirlenmediğini ve birleşen 2021/511 Esas sayılı davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. Davalılar .. ... .. Sanayi ve ... A.Ş ve .. .. San. Tic. Ltd. Şti vekili temyiz dilekçesinde özetle; karar başlığında .. .. .. San.T.A.Ş'nin tam unvanına yer verilmediğini, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2016/7592 E ve 2018/10930 Karar sayılı kararı ile kesinleşen Ankara Batı 1.İş Mahkemesi'nin 2014/65 Esas, 2016/95 Karar sayılı rücuan tazminat dava dosyasında verilen karara göre müvekkili .. ... .. San.Tic.A.Ş'nin eldeki davada taraf ehliyetinin bulunmadığının sabit hale geldiğini, davacı tarafından ileri sürülen ancak ispat edilemeyen 2.250,00 TL ücretin hesaplamaya esas alınmasının hatalı olduğunu, ilk peşin değerli gelir ile geçici iş göremezlik ödeneğinin ve davacıya yapılan ödemelerin tenzilinin doğru yapılmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. A) Davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. B) Davacı ve davalılar vekillerinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davacı vekilinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,

Davacı ve davalılar vekillerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harçlarının ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/9399, K. 2026/5013, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-9399-e-2026-5013-k-ab6c21bb607a