Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/12949 E. 2024/11296 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/12949
Karar No
2024/11296
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1059 E., 2023/1123 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : .... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/524 E- 2023/138 K

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; , süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...'den senet alacaklısı olduğunu, bu alacağın tahsili için .... İcra Müdürlüğü'nün 2013/6653 Esas numaralı dosyası ile icra takibi başlattığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçlunun hacizli bir tarlası olduğunu, ayrıca üzerinde 700.000,00 TL'lik ipotek olduğu belirtilen Kütahya ... Mahallesi 124 ada 7 parselde kayıtlı 2 katlı bahçeli evinin de olduğunu öğrendiklerini, fakat bu evin 2013 yılı Ağustos ayı içinde diğer davalıya üzerindeki ipotekle birlikte 180.000,00 TL'ye satıldığını, satış bedelinin çok düşük olduğunu, borcun doğum tarihinden sonra satış yapıldığını, alacaklıdan mal kaçırma amacıyla yapıldığını, taşınmaz üzerindeki ipoteğin 02.01.2014'te sona ereceğini belirterek tasarrufun iptaline ve taşınmaz üzerinde cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada ise Kütahya 4. İcra Müdürlüğü'nün 2014/4983 E. sayılı icra dosyası ile ilgili cebri icra yetkisi verilmesi talep ve dava edilmiştir. II. CEVAP Davalılar ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 10.02.2023 tarihli ve 2020/524 Esas ve 2023/138 Karar sayılı kararıyla; "..asıl dava dosyasına dayanak .... İcra Dairesi'nin 2015/2006 Esas sayılı takip dosyasında takibe konu senedin düzenleme tarihinin 25.03.2013, birleşen dava dosyasına dayanak Kütahya 4. İcra Dairesi'nin 2014/4983 Esas sayılı takip dosyasında takibe konu senedin düzenleme tarihinin 25.03.2013 olduğu (bu doğrultuda davalı ...'in borcu en geç senetlerin düzenlendiği tarihler itibari ile doğmuştur), asıl ve birleşen davaya konu Kütahya İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 124 Ada 7 parsel numaralı taşınmazın satış tarihindeki gerçek değerinin mahkememizce hükme esas alınan 26.08.2015 havale tarihli bilirkişi raporuna göre 415.640,00 TL olduğu, taşınmazın satış değerinin ise 188.250,00 TL olarak belirtildiği, davalı ... vekili tarafından taşınmazın aslında 373.000,00 TL tutarla satıldığı belirtilmiş ise de; buna ilişkin herhangi bir muteber belge/delil sunulmadığı (paranın davalı borçluya gönderildiğine dair banka dekontu vs.), mahkememize davalı ... vekilince sunulan 20.02.2013 tarihli sözleşmenin her zaman düzenlenebilir nitelikte olduğu, asıl dosya yönünden davalı borçlunun o zaman üzerinde kayıtlı bulunan Kütahya ... Köyü 140 ada 2 parsel, 140 ada 3 parsel sayılı taşınmazlarına 24.06.2015 tarihinde haciz tatbik edildiği birleşen dava dosyası yönünden ise davalı borçlunun konutunda 01.06.2015 tarihinde haciz yapıldığı, davaya konu satışın tarihinin 14.08.2013 olması karşısında 2004 sayılı İİK md.278/3-2 hükmü uyarınca yapılan tasarrufun bağışlama sayılacağı ve bu suretle batıl olacağı anlaşılmakla asıl ve birleşen davanın kabulü ile davalılar arasında yapılan 14.08.2013 tarihli tasarrufun iptaline, davacıya icra dosyalarından cebri icra yetkisi verilmesine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 21.09.2023 gün, 2023/1059 E.- 2023/1123 K. sayılı kararı ile; "dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalılardan ... ile ... arasında akrabalık ilişkisi bulunmamakla birlikte taşınmazın satış bedeli ile tespit edilen rayiç değeri arasında misli fark bulunmasına, davalı ... tarafından taşınmazın 373.000,00 TL bedelle alındığı iddia edilmiş ise de bu yöndeki iddiasını geçerli ve inandırıcı belgelerle ispat edilememesine, sunulan protokolün her zaman düzenlenebilir nitelikteki belgelerden oluşuna, taşınmaz üzerindeki ipotek bedelinin satış tarihinden sonra davacı tarafından ödendiği anlaşıldığından ipotek bedelinin rayiç bedelden mahsup edilemeyeceği, davalı borçlu ...'un başkaca borcu karşılar mal varlılğı bulunmadığının anlaşılmasına göre davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, tarafların akraba olmadıklarını, satın alanın diğer davalının mal kaçırma amacını bilemeyeceğini, satışın gerçek bir satış olduğunu, satış tarihinden itibaren davalı müvekkilinin ve ailesinin dava konusu taşınmazda oturduğunu, davacı tarafından davasının ispat edilemediğini, davanın açıldığı esnada İİK 105 ve 143 maddelerinde aranan geçici ve kesin aciz vesikalarının bulunmadığı gibi diğer davalının aciz halinde olmadığını, icra dosyası kapsamında diğer davalı ...'a ait taşınır ve taşınmaz mallara haciz konulmasına karşılık bu malların kıymet takdiri dahi yapılmadan, borç miktarını karşılayıp karşılamadığı araştırılmadan ve satışı beklenilmeden borçlunun aciz halinde olduğunun kabul edilemeyeceğini, iptali talep edilen tasarrufun işleminin borcun doğum tarihi olan 25.03.2013 tarihinden önce 20.02.2013 tarihinde gerçekleştirilmiş olduğunun dosya kapsamına sundukları tarafların imzası bulunan satış sözleşmesiyle sabit olduğunu, tapuda devir ve temlik işlemlerinin gerçekleşmesi için gerekli evrakların sağlanmasının zaman alması nedeniyle devir ve temlik işleminin 14.08.2023 tarihinde gerçekleştirildiğini, nitekim kararlaştırılan bedelin sözleşme tarihinden hemen sonra ödenmeye başlandığı gibi davalı müvekkilinin satış tarihinden itibaren dava konusu taşınmazda oturmaya başladığının da emniyet araştırma tutanağı ve tanık beyanlarıyla sabit olduğunu, dava konusu taşınmazın bedeli ödenmek suretiyle alındığını ve muvazaalı bir işlem bulunmadığını, taşınmaz bedelinin ödenmesine ilişkin belgelerin dosyaya ibraz edildiğini, taraflar arasındaki satış sözleşmesinde ipoteğin 05.01.2014 tarihinde kaldırılacağı hususunun düzenlenmiş olduğunu ve davalı müvekkilinin satış sözleşmesinden kısa bir süre sonra ipoteğin kalkacağı güvencesiyle sözleşmeyi imzaladığından ipotekli evin alınmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu yönündeki iddiaların yerinde olmadığını, dava konusu taşınmazın satış tarihi itibariyle rayiç değerinin 415.640,00 TL olarak belirlendiği ve 20.02.2013 tarihli satım sözleşmesinde taşınmazın satış bedelinin 373.000,00 TL olarak belirtildiğini, bu miktarın raporla belirlenen rayiç değere uyumlu olduğunu, tapu işlemlerinde Kütahya Belediyesi tarafından belirlenen rayiç bedel üzerinden işlem yapıldığını, önceki kararda davanın reddine hükmedilmesine karşılık usuli eksiklikler nedeniyle kararın kaldırıldığını, davaya konu tasarrufun mal kaçırma amacı taşımadığını, satışın gerçek bir satış işlemi olduğunu ve borcun doğumundan önce yapıldığını, kapsamlı tadilatlar yaptırdığını, beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe 1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere toplanan delillere, alacağın dayanağı olan senetlerin tasarruf tarihinden önce düzenlenmiş olmasına, davalılar arasındaki adi nitelikteki protokolün de her zaman düzenlenebilir nitelikte bulunmasına, dosyaya ibraz edilen haciz tutanaklarının da İİK madde 105, 143 kapsamında aciz vesikası niteliğinde olmasına göre asıl dava yönünden davalı ... vekilinin aşağıdaki bent haricindeki sair temyiz itirazlarının reddine, birleşen dava yönünden temyiz itirazlarının tümden reddine, birleşen dava yönünden kararın onanmasına karar verilmiştir. 2- İİK’nun 278/3-2 maddesinde “Mütat hediyeler müstesna olmak üzere, hacizden veya haczedilecek mal bulunmaması sebebiyle acizden yahut iflasın açılmasından haczin veya aciz vesikası verilmesinin sebebi olan yahut masaya kabul olunan alacaklardan en eskisinin tesis edilmiş olduğu tarihe kadar geriye doğru olan müddet içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar batıldır. Ancak, bu müddet haciz veya aciz yahut iflastan evvelki iki seneyi geçemeyeceği” belirtilmiştir. İİK'nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hüküm altına alınmıştır. Somut olayda; asıl dava dosyasındaki alacağa ilişkin yapılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2013/ 6653 E(yetkisizlikle İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğü'nün 2015/2006 E sayılı dosyaya kaydedilmiş) sayılı dosyasından aldırılan 15.04.2016 tarihli haciz tutanağının, birleşen dosyanın dayanağı olan .... İcra Müdürlüğü'nün 2014/4983 E sayılı icra dosyasından aldırılan 01.06.2015 tarihli haciz tutanağının, İİK’nun 105.madde kapsamında geçici aciz belgesi niteliğinde olduğu, iptali istenilen Kütahya İli, .... İlçesi, .... mahallesi, 124 ada, 7 parselde 2 katlı bahçeli evin 14.08.2013 tarihinde 188.250,00 TL bedelle devredildiği, dosyadan aldırılan bilirkişi raporuna göre dava konusu gayrımenkulün tasarruf tarihindeki gerçek değerinin 415.640,00 TL olarak belirlendiği anlaşılmıştır. Asıl dava dosyasının dayanağı olan 15.04.2016 tarihli haciz tutanağının tarihine göre; İİK 278/2 de belirlenen 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği değerlendirilmeksizin ve davalı ...'ın, İİK 280/1 maddesi gereğince davalı borçlunun durumunu bilen veya bilmesi gereken kişilerden(akrabası, arkadaşı vs) olduğunun davacı vekili tarafından somut deliller ile ispat edilemediğinin anlaşılmış olmasına göre asıl dava yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olan gerekçelere göre karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Değerlendirme ve Gerekçe bölümünün (1) nolu bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin birleşen dava yönünden temyiz itirazlarının reddine hükmün ONANMASINA, asıl dava yönünden sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının birleşen dava yönünden temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine, Asıl dava yönünden peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ...'a iadesine, HMK nun 373/1 hükmü gereğince; dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.11.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/12949, K. 2024/11296, T. 19.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-12949-e-2024-11296-k-c25d1704ee12