Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/12717 E. 2024/136 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/12717
- Karar No
- 2024/136
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/318 E.- 2022/396 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-9216 vekili Avukat ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 12.10.2021 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulü / İtirazın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/20104 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu, davalının zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortacısı olduğu araç ile dava dışı aracın 08.07.2020 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla talebini 410.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının başvurusunun usule uygun olmadığını, ayrıca başvuru için gerekli olan tüm evrakların bulunmadığını, bu nedenle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, davacının sunduğu maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun düzenlenmediğini, davalının adli rapor ücretinden sorumlu olmadığını, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ile %1.8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, tarafların kusur oranlarının bilirkişi aracılığıyla tespiti gerektiğini, davacının koruyucu ekipman kullanıp kullanmadığının tespit edilerek kullanmamış olması halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan davacıya rücuya esas bir ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması gerektiğini, yapılmış olması halinde mahsubu gerektiğini, davalının temerrüde düşmemesi nedeniyle faiz talebinin yersiz olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faize hükmedilebileceğini, uzlaşmaya dair tüm evrakların tetkiki gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirtmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan 26.07.2021 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, davacıda %16 oranında sürekli maluliyet bulunduğu, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin uygulanmasının yerinde olduğu, davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, davalının poliçe teminat limitiyle sınırlı olarak sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 410.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacının sunduğu ve hükme esas alınan maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun düzenlenmediğini, iyileşme süresi beklenmeden rapor düzenlendiğini, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ile %1.8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, davacının koruyucu ekipman, emniyet kemeri ya da oto koltuğu kullanıp kullanmadığının tespit edilerek kullanmamış olması halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun ve hesap raporunun yerinde olduğu, müterafik kusurun ispat edilememiş olduğu, vekalet ücreti takdirinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının sunduğu ve hükme esas alınan maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun düzenlenmediğini, iyileşme süresi beklenmeden rapor düzenlendiğini, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, davacının koruyucu ekipman, emniyet kemeri ya da oto koltuğu kullanıp kullanmadığının tespit edilerek kullanmamış olması halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının yolcu olduğu davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan araç ile dava dışı aracın 08.07.2020 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51, 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78, 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 150 nci maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, tazminatın hesaplanması yönteminin usule uygun olmasına, hükme esas alınan maluliyet raporunun yerinde olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 nci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat yükümlüsünün durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir veya tamamını kaldırabilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde 6098 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78 inci maddesinde "Belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur... Kullanma ve yolların özelliği gözetilerek hangi tip araçlarda sürücülerinin ve yolcularının şehiriçi ve şehirlerarası yollarda hangi şartlarda hangi koruyucu tertibatı kullanacakları ve koruyucuların nitelikleri ve nicelikleri ile emniyet kemerlerinin hangi araçlarda hangi tarihten itibaren kullanılacağı yönetmelikte belirtilir." düzenlemesi yapılmıştır. Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesinde "M1, M1G, N1, N1G, N2 ve N3 sınıfı araçlarda 150 cm’den kısa ve 36 kg’ın altındaki çocukların taşınması sırasında çocukların ağırlığına uygun bu Yönetmeliğin ekinde yer alan (1) sayılı cetvelde yer alan çocuk bağlama sistemlerinin kullanılması zorunludur. Ancak, 135 cm’den uzun çocuklar çocuk bağlama sistemleri yerine ön koltukta oturmamak şartıyla diğer koltuklardaki emniyet kemerlerini kullanabilirler.” şeklinde düzenlenme bulunmaktadır. Somut olayda; davacının kaza tarihinde 3 yaşında olduğu, dosya arasında bulunan ifade tutanaklarına göre davacının arka koltukta annesinin kucağında oturduğu anlaşılmaktadır. Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 150 nci maddesine göre olay tarihinde 3 yaşında olan davacı için yaşı gereği seyahati sırasında çocuk bağlama sisteminin kullanılması gerekli iken bu kurala uyulmadığı ve davacının zararın artmasına katkısının bulunduğu anlaşılmakta olup, İtiraz Hakem Heyetince müterafik kusurun varlığı kabul edilerek TBK'nun 52 nci maddesi uyarınca Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. 3. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi ve davalının buna yönelik itirazının reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyeti'ne iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 09.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.