Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/11825 E. 2024/137 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/11825
- Karar No
- 2024/137
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/87 E.- 2021/87 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-934 DAVA TARİHİ : 31.08.2020 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulü/İtirazın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : 2020/88047 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile davalının zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortacısı olduğu aracın 03.02.2018 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 600,00 TL adli rapor ücretinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla talebini 92.966,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının başvurusunun usule uygun olmadığını, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, ayrıca başvuru için gerekli olan tüm evrakların bulunmadığını, bu nedenle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, tarafların ceza soruşturması aşamasında uzlaştıklarını, bu nedenle red kararı verilmesi gerektiğini, davalının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, bu nedenle kusurun bilirkişi aracılığıyla tespit edilmesi gerektiğini, davacının sunduğu maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun düzenlenmediğini, davaya konu kazanın iş kazası olup Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan davacıya rücuya esas bir ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması gerektiğini, yapılmış olması halinde mahsubu gerektiğini, davacının hem ehliyetinin olmaması hem de koruyucu ekipman kullanmadan araç kullanması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ile %1.8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, davalının temerrüde düşmemesi nedeniyle faiz talebinin yersiz olduğunu ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirtmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan 18.06.2020 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, davacıda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre %18 oranında sürekli maluliyet bulunduğu, 23.10.2020 tarihli kusur bilirkişi raporuna göre davacıda %30 oranında, davalıca sigortalı araç sürücüsünde %70 oranında kusur olduğunun belirlendiği, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz yönteminin uygulanmasının yerinde olduğu, davacı lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 92.966,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvuru için gerekli olan tüm evrakların bulunmadığını, bu nedenle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, tarafların ceza soruşturması aşamasında uzlaştıklarını, bu nedenle red kararı verilmesi gerektiğini, davacının sunduğu maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun düzenlenmediğini, davaya konu kazanın iş kazası olup Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan davacıya rücuya esas bir ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması gerektiğini, yapılmış olması halinde mahsubu gerektiğini, davacının hem ehliyetinin olmaması hem de koruyucu ekipman kullanmadan araç kullanması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davalının ancak dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faiz ile sorumlu olabileceğini, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun yerinde olduğu, uzlaşmanın parasal bir edim karşılığı yapıldığının ispat edilememiş olduğu, davacının kaskının olmamasının yaralanma bölgesi dikkate alındığında müterafik kusur olarak değerlendirilemeyeceği, sürücü belgesi olmamasının ise kusur raporunda sürücü kusuru olarak değerlendirildiği gerekçesiyle davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvuru için gerekli olan tüm evrakların bulunmadığını, bu nedenle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, tarafların ceza soruşturması aşamasında uzlaştıklarını, bu nedenle red kararı verilmesi gerektiğini, davacının sunduğu maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun düzenlenmediğini, davaya konu kazanın iş kazası olup Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan davacıya rücuya esas bir ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması gerektiğini, yapılmış olması halinde mahsubu gerektiğini, davacının hem ehliyetinin olmaması hem de koruyucu ekipman kullanmadan araç kullanması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile davalının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortacısı olduğu aracın 03.02.2018 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı ile adli rapor ücreti talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51, 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3.Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davacının hakem başvurusundan önce davalıya başvurmuş olmasına, davacının yaralanma bölgesi dikkate alındığında kask nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasının yerinde olmasına, davaya konu kazanın iş kazası niteliğinde olduğunun ispat edilememiş olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda, davacının maluliyet oranının belirlenmesi açısından düzenlenen ve Hakem Heyetince hükme esas alınan...Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 18.06.2020 tarihli raporunda davacının sürekli maluliyet oranının tespiti yönünden Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirleme yapıldığı, davacıda %18 oranında sürekli maluliyet bulunduğu anlaşılmaktadır. 03.02.2018 kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlüktedir. İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Ana Bilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 3. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi ve davalının buna yönelik itirazının reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyeti'ne iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 09.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.