Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/15422 E. 2023/556 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/15422
Karar No
2023/556
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/151- 2021/167 SAYISI : 2021/İHK-4206 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kısmen kabulü- İtirazın kabulü ile davanın reddine SAYISI : K-2020/74567 Taraflar arasındaki tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulüne karar verilmiştir. ... kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 08.07.2011 tarihinde davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın karıştığı kazadan dolayı yaya konumunda bulunan davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 4.000,00 TL sürekli ve 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş, dava değerini 75.816,03 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, başvuran tarafından alınan raporun yönetmeliğe aykırı olduğunu, maluliyet oranının olması gerekenin çok üstünde belirlendiğini, dolaylı gider olan adli rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını belirterek, davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvurunun kısmen kabulüne, 74.092,03 TL maluliyet tazminatının 26.02.2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile davacıya ödenmesine, karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, başvuran tarafından alınan raporun yönetmeliğe aykırı olduğunu, dolaylı gider olan adli rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını, davacı lehine vekalet ücretinin 1/5 olması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bir kişinin yaralanması ile sonuçlanan kazada sürücünün eylemi suç teşkil ettiğinden 8 yıllık ceza zamanaşımının gözetilmesi gerektiği, davanın bu süre geçtikten sonra açılmış olduğu, bu nedenle davalının zamanaşımı itirazının haklı ve yerinde olduğu gerekçesiyle itirazın kabulü ile, başvurunun zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının maluliyet oranının kesin olarak tespit edildiği tarihin Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Adli Tıp Başkanlığının 14.01.2019 tarihli raporu olduğunu, daha sonra 12.02.2020 tarihli davacının muayenesi yapılarak hazırlanan Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp raporunun alındığını, KTK 109. maddesine göre 2 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin geçerli olduğunu, 10 yıllık süre içerisinde başvuruda bulunulduğunu, belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası (...) poliçesi ile teminat altına alınan aracın davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 85, 89, 90, 91 ve 109 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Sorumluluk sigortalarında zamanaşımına ilişkin genel düzenleme öncelikle TTK.m.1482’de yapılmıştır. Bu maddeye göre, sigortacıya yöneltilecek tazminat istemleri, sigorta konusu olaydan itibaren on yılda zamanaşımına uğrar. Ancak KTK.m.109 ile yine Trafik Sigortası Genel Şartları C.8. maddesinde özel olarak zamanaşımı süresi düzenlenmiştir. Buna göre, TTK, KTK’ye göre genel kanun niteliğinde olması nedeniyle söz konusu olaydan kaynaklanan uyuşmazlıklara uygulanacak zamanaşımı maddesi KTK m.109’daki düzenlemedir. Bu düzenleme, “Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre tazminat talepleri için de geçerlidir” şeklindedir. Ceza kanununda öngörülen zamanaşımı süreleri TCK Md. 66 hükmüne göre belirlenecektir. Buna göre zamanaşımı süresi; ölümlü trafik kazalarında 15 yıl, yaralanmalı trafik kazasında 8 yıl, hem ölü hem yaralı varsa 15 yıl olarak uygulanacaktır. Eğer sadece yaralanmalı bir trafik kazası söz konusu ise, uzamış ceza zamanaşımı süresi (8 yıl) içerisinde zarar ya da tazminattan sorumlu olan öğrenilememişse, öğrenme tarihinden itibaren 2 yıl içinde de dava açılabilir. Ancak sadece yaralanmalı trafik kazalarında hiçbir şekilde kaza tarihinden itibaren 10 yıl geçtikten sonra dava açılamaz. Yaralanmalı trafik kazasında süre 8 yıl olup, bu süre geçirildikten sonra sorumlu öğrenildiğinde 2 yıllık süre başlar, ancak süre kazadan itibaren 10 yılı geçemez. 2. İtiraz Hakem Heyetinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve temyiz edenin sıfatına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan ... kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/15422, K. 2023/556, T. 17.01.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-15422-e-2023-556-k-af96c8db708e