Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/12578 E. 2024/445 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/12578
Karar No
2024/445
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/554 - 2021/488 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-23300 vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 11.12.2020 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulü / İtirazın Kısmen Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/51568 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.07.2019 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu ve davalı nezdinde ZMSS poliçesi olan otomobilin karıştığı tek taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ... şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 124.329,07 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini, kaza tespit tutanağına göre davacı çocuğun kaza anında araçtaki konumunun belirsiz olduğunu, davacı çocuğun çocuk koltuğunda oturup oturmadığının açıklığa kavuşturulması, aksi halde ise müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaza tespit tutanağına göre davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davacının dosyaya sunduğu Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 27.08.2020 tarihli raporunun davacının muayenesi yapılmaksızın hazırlandığı, hüküm kurmaya elverişli olmadığı, ara karar ile davacının güncel muayenesi yapılmak suretiyle hazırlanacak yeni bir raporun alınmasına karar verildiği, ara karar uyarınca alınan...i Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 24.03.2021 tarihli rapora göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin % 5 oranında olduğunun tespit edildiği, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre aktüer bilirkişi tarafından usulüne uygun şekilde yapıldığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 124.329,07 TL tazminatın (efor kaybı tazminatı ve sürekli iş göremezlik tazminatı) 24.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı lehine 15.761,26 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; hükme esas alınan...i Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 24.03.2021 tarihli raporun taraflarına tebliğ edilmediğini, savunma haklarının ihlal edildiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kaza tespit tutanağına göre davacı çocuğun kaza anında araçtaki konumunun belirsiz olduğunu, davacı çocuğun çocuk koltuğunda oturup oturmadığının açıklığa kavuşturulması, aksi halde ise müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli iptal kararından önceki uyuşmazlıklarda kanunun iptal edilmemiş halinin uygulanması gerektiğini, progresif ranta göre yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, % 1,8 teknik faize göre hesaplama yapılması gerektiğini, ıslah dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmediğini, ıslaha konu edilen rakam için ancak ıslah tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun usulüne uygun şekilde hazırlandığı, davacı çocuğun emniyet kemeri takmadığı hususunda delil olmadığı için davalı vekilinin müterafik kusura ilişkin itirazının reddi gerektiği, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının isabetli olduğu, davalı vekilinin bilirkişi raporuna ve ıslah dilekçesine karşı itirazlarının İtiraz Hakem Heyetince de değerlendirilebileceği, bu nedenle davalı vekilinin bilirkişi raporu ve ıslah dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmediğine ilişkin itirazlarının reddi gerektiği, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulüne, diğer itirazlarının reddine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine ilişkin kısmının düzeltilmesine, davacı lehine 4.080,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan...i Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 24.03.2021 tarihli raporun taraflarına tebliğ edilmediğini, savunma haklarının ihlal edildiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kaza tespit tutanağına göre davacı çocuğun kaza anında araçtaki konumunun belirsiz olduğunu, davacı çocuğun çocuk koltuğunda oturup oturmadığının açıklığa kavuşturulması, aksi halde ise müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli iptal kararından önceki uyuşmazlıklarda kanunun iptal edilmemiş halinin uygulanması gerektiğini, progresif ranta göre yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, % 1,8 teknik faize göre hesaplama yapılması gerektiğini, ıslah dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmediğini, ıslaha konu edilen rakam için ancak ıslah tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, aynı Kanunun 27, 177 ve 280 inci maddeleri, Anayasa'nın 36 ıncı maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Anayasa'nın 36 ıncı ve 6100 sayılı HMK'nın 27 nci maddesi uyarınca, taraflar dinlenmeden iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden hüküm verilemez. Yine HMK'nın 280 inci maddesi hükmüne göre "bilirkişi, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye verir; verildiği tarih rapora yazılır ve duruşma gününden önce birer örneği taraflara tebliğ edilir." Bilirkişi rapor örneğinin taraflarca okunup değerlendirilebilmesi, varsa itirazlarını dile getirebilmeleri ya da belirsizlik gösteren hususlar hakkında açıklama yapılmasını temin amacıyla veya yeni bilirkişi incelemesini talep edebilmeleri için taraflara tebliğ edilmesi zorunluluğu öngörülmüştür. Somut olayda, hükme esas alınan...i Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 24.03.2021 tarihli raporun davalı vekiline tebliğ edildiğine ilişkin dosya kapsamında belge bulunmamaktadır. Bilirkişi raporuna itiraz etme veya beyanda bulunma hakkı verilmeden Anayasa ve HMK ile koruma altına alınan hukuki dinlenilme ve savunma hakkı kısıtlanarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu nedenle, anılan 24.03.2021 tarihli maluliyet raporunun davalı vekiline tebliği ile davalı tarafça raporun incelenmesine ve beyanda bulunulmasına olanak sağlanması gerekirken, davalı vekiline bilirkişi raporu tebliğ edilmeden aleyhine hüküm tesisi doğru görülmemiş ve İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerekmiştir. 2. 6100 sayılı HMK'nın 177 inci maddesinin 3 üncü fıkrasında yer alan ıslah dilekçesinin tebliği konusundaki düzenleme, adil yargılanma hakkı kapsamında bulunan savunma hakkının etkin biçimde kullanılmasını teminen konulmuş olup hassasiyetle üzerinde durulmalıdır. Bu yasal düzenlemede, davada taraf olanların haklarının korunması amaçlanmış olup tarafların yargılama süreçlerine etkin bir şekilde katılımı ise yapılan tüm tebligatların usulüne uygun olması ile sağlanabilecektir. Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyeti yargılaması sırasında davacı vekilinin sunduğu 17.04.2021 tarihli ıslah dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edilmediği; davalı vekilinin ıslaha karşı cevap verme, savunmalarını yapma imkanından yoksun bırakıldığı görülmektedir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereği, davacı tarafın ıslah dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edilmesi gerekirken, usulünce yapılmış tebligat olmadan ve davalı vekilinin savunma hakkı ile hukuki dinlenilmesi hakkını kısıtlar biçimde yargılamaya devam edilip yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerekmiştir. 3. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) ve (2) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2- Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/12578, K. 2024/445, T. 15.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-12578-e-2024-445-k-48acd14897d8