Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/12425 E. 2023/14249 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/12425
- Karar No
- 2023/14249
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/146 Değişik İş., 2022/148 Karar DAVA TARİHİ : 29.04.2021 HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü/ İtirazın reddi Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 29.05.2017 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda davacı müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını belirterek şimdilik kaydı ile 5.000,00 TL talep etmiş, yargılama sırasında talebini 76.086,81 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik belge ile başvurulduğundan davanın usulden reddi gerektiğini, aksinin kabulü halinde 2001 doğumlu davacı için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ve Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirme yapılması, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin ve son üç aylık vergilendirilmiş gelirin dikkate alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, bakıcıya ihtiyaç bulunmadığını, kusur oranlarının belirlenmesini, davacıya rücuya tabi gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılmasını, hatır taşıması bulunduğunu, faiz başlangıcı ve türünün komisyona başvuru tarihinden itibaren yasal faiz olması ve davacı yararına hükmedilebilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tek taraflı kaza olması nedeni ile kusur raporu alınmadığı, %4 maluliyet ve TRH 2010 Yaşam Tablosu ile progresif rant yöntemine göre düzenlenen aktüer bilirkişi raporunun mevzuata uygun olduğu, davalıya başvuru tarihinin 22.03.2021 olduğu, 02.04.2021 tarihinden itibaren faiz ödenmesi gerektiği, haksız fiil ilişkisi nedeniyle faiz türünün yasal olması gerektiği gerekçesiyle başvurunun kabulüne, 76.086,81 TL'nin 02.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir. B.İtiraz sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, sunulan raporun hükme esas alınamayacağını, müvekkilinin geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadığını, bakıcı ihtiyacı bulunmadığından bu talebin reddi gerektiğini, tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, kusur oranının ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmesi gerektiğini, ıslah edilen kısım yönünden faiz başlangıç tarihi olarak ıslah tarihinin esas alınması ve davacı yararına hükmedilebilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyet raporunun kaza tarihindeki mevzuat hükümlerine uygun şekilde ve illiyet bağı kurulmak suretiyle düzenlendiği, aktüer bilirkişi raporunun hükme elverişli olduğu, davalının geçici bakıcı giderinden sorumlu bulunduğu, davacı özel halk minibüsünde bilet karşılığı taşınmakta olduğıundan davalının hatır taşıması savunmasının yerinde olmadığı, trafik kazasının iş kazası olmadığı ve dosyada SGK tarafından ödeme yapıldığına dair belge olmadığı, trafik kazası tespit tutanağına göre; tek taraflı kazada sürücünün tam kusurlu olduğunun belirtilmiş olması ve davacının yolcu olması nedeni ile dosya kapsamına göre tespit edilen kusur oranının isabetli görüldüğü ve kusur yönünden ayrıca rapor alınmasına gerek olmadığı, faiz başlangıç tarihinin uygun olduğu ve 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi yönündeki itirazın yerinde görülmediği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, eksik belge ile ve geçerli sağlık raporu ile başvurulmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, aksinin kabulü halinde 2001 doğumlu davacı için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ve Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirme yapılması, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin ve son üç aylık vergilendirilmiş gelirin dikkate alınması gerektiğini, çalışma süresi hesaplanırken davacının yaşı, mesleği ve sağlık durumunun dikkate alınması gerektiğini, davacının ileriki yıllarda elde edeceği gelirde azalma olmayacağını, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, %69 oranından daha az maluliyet olması durumunda bakıcıya ihtiyaç bulunmadığını, tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, kusur oranlarının belirlenmesini, davacıya rücuya tabi gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılmasını, faiz başlangıcı ve türünün Komisyona başvuru tarihinden itibaren yasal faiz şeklinde olması ve davacı yararına hükmedilebilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı sürekli ve iş göremezlik zararı nedeniyle tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Uyuşmazlık Hakem Heyetince, tarafların kusur dağılımına yönelik olarak rapor alınmamış, kazanın tek taraflı olması ve davacının araçta yolcu olarak bulunması gerekçesiyle sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu kabulü ile karar verilmiş ve bu karara karşı davalı vekilinin kusur itirazı İtiraz Hakem Heyetince reddedilmiştir. Somut olayda, kaza tespit tutanağına göre her ne kadar trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili kurallara uymadığı belirtilerek sürücü tam kusurlu bulunmuş ise de, olaya ilişkin olarak Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/240 Esas sayılı dosyası üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup 10.10.2018 tarihli bilirkişi raporunda, kamera görüntülerinin bulunduğu CD de incelenmek suretiyle; sürücü araç kapısı açık halde seyrettiğinden asli kusurlu, davacı yolcu ise açık kapıdan atlaması nedeni ile tali kusurlu bulunmuştur. Bu hali ile aynı kazaya ilişkin olarak Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından aldırılan bilirkişi raporu ile kaza tespit tutanağı arasında açık çelişki mevcuttur. Bu durumda, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek uzman bilirkişi kurulundan kusur dağılımına ilişkin olarak ceza yargılaması aşamasında alınan kusur raporu ve tüm dosyadaki delillerin değerlendirildiği, gerekçeli, denetime elverişli ve çelişkileri giderici şekilde kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir 3. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrasında "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesine 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6 ncı maddesi ile eklenen (13) numaralı fıkrasında, "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir..." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine 28.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.