Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/12080 E. 2023/14234 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/12080
Karar No
2023/14234
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/147 E., 2023/156 K. HÜKÜM/KARAR : İtirazın reddine Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılamasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalının itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın yaptığı kaza sonucunda bu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralanıp %10 oranında malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 19.03.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle, taleplerini 105.196,93 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karışan aracın poliçe ile teminat altına alındığını, başvurunun usulüne uygun yapılmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun rapor düzenlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının meydana gelen kaza nedeni ile maluliyetinin oluştuğu, maluliyet raporunun mevzuata uygun olduğu, davalı ... şirketinin düzenlenen poliçe nedeni ile işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlenmesi nedeni ile davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 105.196,93 TL tazminatın 10.01.2018 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 16.06.2018 tarih ve 2018/İHK-8235 sayılı kararı ile maluliyet raporunun mevzuata uygun olduğu, davacının emniyet kemeri takmadığına ilişkin dosya içerisinde delil olmadığı, hatır taşıması indirimi yapılmadığı, vekalet ücretinde hata olmadığı gerekçesiyle davalının itirazının reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 21.03.2022 tarihli ve 2021/26817 Esas, 2022/5357 Karar sayılı ilamıyla; "T.C. Anayasası'nın 36/1 inci maddesindeki adil yargılanma hakkının ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 27 nci maddesindeki hukuki dinlenilme hakkının kapsamında yer alan savunma haklarının etkin biçimde kullanılması bakımından, davada esaslı işlem olan bilirkişi raporlarının taraflara usulünce tebliğ edilmesi gerekir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 23 üncü fıkrasında, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin kıyasen uygulanacağı belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın tahkim usulüne ilişkin tebligatı düzenleyen 438 inci maddesinde, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça tebligatın 11.02.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu (TK) hükümlerine göre yapılacağı düzenlenmiştir. Sigorta tahkim yargılamasında da uygulanması gereken Tebligat Kanunu'nun 11 inci maddesi ise "vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır" düzenlemesini içermektedir. Somut olayda; Hakem Heyeti kararına esas alınan 16.03.2018 tarihli aktüer raporunun davalı vekili yerine vekille temsil edilen davalı ... şirketine (asıla) tebliğ edildiği; kararı temyiz eden davalı vekili tarafından, tebliğe ilişkin bu usulsüzlüğün de temyiz sebebi yapıldığı görülmektedir. Oysa; davalı ... davada kendisini vekille temsil ettirmekte olup, davaya cevap veren vekil tarafından da tebliğe esas olmak üzere e mail bilgilerinin itiraz dilekçesinde bildirildiği; TK madde 11 gereği vekilin bildirdiği bu adrese tebliğlerin yapılması gerektiği gözetilmelidir. Açıklanan tüm bu nedenlerle; vekille temsilin sözkonusu olduğu davada yapılacak tüm tebliğlerin vekile yapılması gereği de gözetilerek, karara esas alınan aktüer raporunun davalı vekiline tebliği sağlanıp eksikliğin bu şekilde giderilmesi ve davalı vekilinin rapora itirazlarının alınıp değerlendirilmesi ile oluşacak sonuca göre, davalı vekilinin diğer itirazları hakkında değerlendirme yapılması gerekirken, usule aykırı biçimde ve davalı yanın savunma haklarını da kısıtlayacak şekilde yargılamaya devam edilip karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 3-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Sözkonusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Yalova Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 14.12.2017 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 10 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde hangi yönetmelik ve cetvellerin kullanıldığı rapora yazılmamış olup, rapor denetime imkan vermeyecek nitelikte olduğundan, maluliyet oranının belirlenmesine ilişkin araştırma eksiktir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirlenmesi için, en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, hatalı maluliyet raporuna göre karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyete dair yeni düzenlenen raporun mevzuata uygun olduğu, daha önce düzenlenen rapor ile aynı oranın belirlendiği anlaşılmakla davalının itirazının reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; İtiraz Hakem Heyeti tarafından hükme esas alınan maluliyet oranı ile raporun hatalı olduğunu, bozma kararı sonrasında düzenlenen ve %8 maluliyete ilişkin raporun hükme esas alınmadığının açıklanmadığını, itirazın reddi kararının hatalı olduğunu savunarak İtiraz Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca taleplerin her birinin karşılanmış olması ve hüküm sonucunun açık, net ve hükmü infaz edecek makamlarda tereddüt ve şüpheye mahal vermeyecek ölçüde sarih olması önem taşımaktadır. Başka bir anlatımla tesis edilen hüküm, infazı kabil ve uygulanabilir olmalıdır. Söz konusu düzenleme kamu düzenine ilişkindir. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrası ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ve 16/A maddeleri ile uyuşmazlık dosyalarının öncelikle sigorta hakemleri tarafından çözülerek karara bağlanması, sigorta hakemlerinin verdiği kararlara karşı kararın bildiriminden itibaren 10 gün içinde itiraz olanağı tanınması, itiraz halinde ise üç kişilik İtiraz Hakem Heyetinin esas incelemesi yapması ve sigorta hakemlerince verilen kararı yerinde görmezse kaldırarak yeni karar vermesi düzenlenmiştir. İtiraz üzerine verilen kararların ise temyize tabi olduğu belirtilmiştir. Taraf itirazlarını yerinde bulan İtiraz Hakem Heyeti, hakem kararını kaldırarak yeniden hüküm kurabilmekte ve İtiraz Hakem Heyeti kararı, ilk hakem kararının yerini almakta olup temyize konu edilecek karar ise itiraz sonrası verilen İtiraz Hakem Heyeti kararıdır. Bozma uyarınca İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uygun olarak esas hakkında uyuşmazlığı sona erdirecek, infaza elverişli bir karar verilmesi gerekir. Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının İtiraz Hakem Heyetince kaldırılmadan davalının itirazının reddine karar verildiği, İtiraz Hakem Heyeti kararının da Dairece bozulduğu anlaşılmakla; Daire bozmasından sonra İtiraz Hakem Heyeti tarafından bozma kararı doğrultusunda uyuşmazlığı sona erdirecek ve infaza elverişli yeni bir hüküm oluşturulması gerekirken Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına vaki davalının itirazının reddine şeklinde karar verilmekle yetinilmiş olması usul ve Yasaya uygun bulunmamış, hükmün açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. 2. Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 27.12.2023 tarihinde Üye ...'nin karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiş, karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulü ve kısmen reddine karar verilmiştir. Davalı vekilinin temyizi üzerine kararın Dairece yapılan temyiz incelemesi sonucu İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davalının hesap yönetimine ilişkin itirazının reddi ile Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen karara iştirak etmek gerektiği, heyetçe verilen önceki karar kapsamında bozmaya konu husus haricindeki itirazlar hakkında verilen karar kesinleşmiş olup tarafların sair itirazları hakkında bu kapsamda karar verildiği gerekçesiyle davalının itirazının reddine Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının aynen icrasına karar verilmiştir. Bozma kararı ile İtiraz Hakem Heyeti kararı bütün sonuçlarıyla birlikte ortadan kalktığından Hakem Heyeti bozma sonrası bozulan karara bağlı olmaksızın dilediği gibi yeni bir karar verme hakkına sahiptir. Şu durumda, bozmadan sonra İtiraz Hakem Heyetince, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin kararına atıfta bulunularak bu kararın aynen icrasına karar vermekte hukuki açıdan bir sakınca bulunmadığı gibi infazda da çelişki oluşturmayacağı anlaşıldığından sayın çoğunluğun bu konudaki görüş ve kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/12080, K. 2023/14234, T. 27.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-12080-e-2023-14234-k-b99a74bcf3c6