Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/12077 E. 2023/13996 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/12077
- Karar No
- 2023/13996
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/234 Değişik İş - 2021/234 Karar HÜKÜM/KARAR : Kabul/İtirazın kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılarak başvurunun usulden reddi Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılarak başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası(ZMSS) ile teminat altına araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosikletin 01.06.2016 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 nci maddesi gereğince 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıya başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile dava değerini 88.109,06 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından yönetmeliğe aykırı rapor ile başvurulduğundan başvuru şartının yerine getirilmediğini, sunulan raporun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplanması gerektiğini, davacının avans faizi isteminin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsünün %50 oranında kusurlu olduğu, davacı tarafından sunulan maluliyet raporuna göre kaza nedeniyle %12 oranında sürekli maluliyeti olduğunun anlaşıldığı, davacının zararının PMF Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlendiği gerekçesiyle başvurunun kabulüne, 88.109,06 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 20.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacı tarafından sunulan rapora göre karar verilmesinin mümkün olmadığını, Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1418 esas sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumundan düzenlenen maluliyet raporunda iyileşme nedeniyle davacının maluliyeti olmadığının tespit edildiğini, ayrıca anılan dosyada alınan kusur raporunda sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlenmesi gerektiğini, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından aynı olaya ilişkin Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1418 Esas sayılı dosyasında tazminat davası açıldığı, mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, kararın taraflara tebliğ edilmediği anlaşıldığından davanın halen derdest olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi gereğince bu hususun dava şartı olduğu, açılmamış sayılmasına dair verilen kararın henüz kesinleşmemiş olması nedeniyle mahkemeye intikal etmiş bir uyuşmazlık söz konusu olduğundan Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrası gereğince tahkime başvurulamayacağı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1418 esas sayılı dosyasında davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, bu kararın davanın açılmadan önceki duruma dönüşüm halinin ifade ettiğini, bu durumda davanın hiç açılmamış konumuna düştüğünü, bu nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının yerinde olmadığını ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından ZMSS ile teminat altına alınan araç ile davacının sevk ve idaresindeki motosikletin karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrası. 3. Değerlendirme İtiraz Hakem Heyetinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, davacı tarafından aynı olaya ilişkin olarak Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1418 esas sayılı dosyasında dava açılmış olmasına, her ne kadar mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve karar henüz kesinleşmemiş ise de Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrası karşısında davanın açılmamış sayılmasına dair verilen karar kesinleşmiş olsaydı dahi başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerekmesine, bu nedenle kararın sonucu itibarıyla doğru olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 25.12.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY Tarafları, dava konusu ve dava sebebi aynı olan kesinleşmiş karar, sonradan açılan dava için kesin hüküm teşkil eder. Gerek maddi, gerek şekli anlamda kesin hüküm dava şartlarından olmakla hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir ve varlığı saptandığı takdirde kesin hükmün varlığı nedeniyle davanın reddi gerekir. Ancak, davanın açılmamış sayılması kararı usule ilişkin nihai bir karar olup bu kararla dava açılmasıyla meydana gelmiş olan sonuçlar ortadan kalkar. Davanın açılmasıyla doğmuş olan derdestlik durumu da davanın açılmamış sayılmasıyla son bulacağı gibi, mahkemenin davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararı daha sonra açılan dava için kesin hüküm oluşturmaz. Somut olayda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacının davaya konu yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezliği bulunduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş; davalı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince “davacı tarafından aynı olaya ilişkin Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1418 Esas sayılı dosyasında tazminat davası açıldığı, mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, kararın taraflara tebliğ edilmediği anlaşıldığından davanın halen derdest olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi gereğince bu hususun dava şartı olduğu, açılmamış sayılmasına dair verilen kararın henüz kesinleşmemiş olması nedeniyle mahkemeye intikal etmiş bir uyuşmazlık söz konusu olduğundan Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrası gereğince tahkime başvurulamayacağı” gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından davalıya karşı sürekli iş göremezlik tazminatı talebiyle açılan davada Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1418 E. 2020/91 K. sayılı ilamı ile HMK'nın 150. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinden, bu karar kesin hüküm sonuçlarını doğurmayacağından, başka bir ifadeyle maddi hukuk bakımından dava mevcut ve mahkemeye intikal etmiş olarak kabul edilemeyeceğinden (Dairemizin 01.03.2022 tarih, 2021/9437-2022/3616 sayılı kararı ile 27.10.2021 tarihli, 2021/5213-2021/7691 kararı da bu yöndedir.), davacının mahkemedeki karardan sonra Sigorta Tahkim Komisyonuna yaptığı sürekli iş göremezlik tazminatı başvurusunun İtiraz Hakem Heyetince usulden reddine karar verilmiş olması doğru olmayıp kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.