Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/6627 E. 2025/8872 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6627
- Karar No
- 2025/8872
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/47 E., 2022/305 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası(ZMSS) ile teminat altına alınmış olup davalı ... tarafından sevk ve idare edilen aracın 29.08.2017 tarihinde müvekkilinin oğlu ...'a çarptığını ve ...'ın kazada vefat ettiğini, olay nedeniyle davalı ... şirketine başvuru yapıldığını ve kısmi bir ödeme yapıldığını, ancak ödemenin zararı karşılamadığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi gereğince 10.000,00 TL maddi tazminat ve 150.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmadığını, davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, müvekkilinin tazminat sorumluluğu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince 24.01.2021 tarihli duruşmada alınan ara karar ile davalı ... aleyhine açılan davanın tefrikine karar verilerek; İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın ihtiyari dava arkadaşlarına karşı zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılması gerekmeyecek şekilde Asliye Hukuk Mahkemelerinde açıldığını, dava açılmadan önce davalı ... şirketine başvuru yapıldığını, davalı tarafından kısmi ödeme yapıldığını ancak sulh teklifindeki vekalet ücretinin ödenmediğini, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın davacının oğlunun sevk ve idaresindeki bisiklete çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazası sonucunda davacının oğlunun vefat etmesi nedeniyle açılan tazminat davasında zorunlu arabuluculuğa başvurulmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinin isabetli olup olmadığına ilişkindir. Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Bu nitelikleri gereği de eksiklik bulunması halinde tamamlanabilir olup olmadıklarına göre ve 6100 sayılı Kanun'un 114 ile 115 inci maddelerindeki düzenlemeler kapsamında ele alınmaları gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun(2918 sayılı Kanun) 97 nci maddesi ile, zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiştir. Buna göre zarar görenin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamı dahilinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması bir dava şartı olarak öngörülmüştür. 2918 sayılı Kanun'un 97 nci madde değişikliği ile sigorta şirketine başvurunun dava şartı haline getirilmesinin amacı zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında dava yoluna gitmeden önce rizikonun gerçekleştiği konusunda bilgisi olmayan ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunulmasının sağlanması suretiyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargıya taşınmadan çözülmesi böylece hem talepte bulunanın tazminat alacağına bir an önce kavuşmasının temini hem de yargının iş yükünün azaltılmasıdır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun(6325 sayılı Kanun) “Dava şartı olarak arabuluculuk” başlıklı 18/A maddesinin (18) numaralı fıkrasında “Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz.” hükmü yer almıştır. Somut olayda; her ne kadar İlk Derece Mahkemesince uyuşmazlığın zorunlu arabuluculuğa tabi davalar arasında yer aldığı, davacının arabuluculuğa başvurduğuna dair herhangi bir belge sunmadığı gibi bu yönde bir iddiası da olmadığı, arabuluculuğa başvurulmasına ilişkin dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince de davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de davadan önce davacı tarafından davalı ... şirketine başvuru yapıldığı, davalı tarafından da 03.05.2018 tarihinde kısmi ödeme yapıldığı, bu şekilde davalı ... şirketinin rizikonun gerçekleştiği ve kapsamı konusunda bilgi sahibi olduğu dolayısıyla 2918 sayılı Kanun'un 97 nci maddesi ile amaçlanan durumun gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Şu durumda İlk Derece Mahkemesince; 2918 sayılı Kanun'un 97 nci maddesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği dava şartı olarak düzenlenmiş olup, 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin (18) numaralı fıkrası gereğince ayrıca arabuluculuğa gidilmesinin zorunlu olmadığı ve arabulucuya gidilmiş olmasının bir dava şartı olmadığı hususu gözetilerek işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.