Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/11883 E. 2023/13723 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/11883
Karar No
2023/13723
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/31 D. İş, 2022/109 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul/İtirazın reddi Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) ile sigortalı olan aracın 18.04.2011 tarihinde, yol üzerinde asfalt çalışması yapan ekipte görevli olan davacıya çarpması sonucunda davacının yaralandığını ve malul kaldığını, kazada sigortalı aracın sürücünün tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 4.500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 400,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL'nin davalıya başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 84.880,60 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sigortalı araç sürücünün kusuru oranında sorumlu olduğundan meydana gelen trafik kazasındaki kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, davacının maluliyetinin Adli Tıp Kurumu tarafından tespit edilmesi gerektiğini, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan ödeme mevcut ise bu ödemelerin tazminattan indirilmesi gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli kararının eldeki uyuşmazlıkta uygulanma olanağı bulunmadığını, davacının müterafik kusurunu bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatından SGK'nın sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; meydana gelen kazada sigortalı araç sürücünün %100 kusurlu olduğu, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunda davacının %10.3 oranında sürekli malul olduğunun, iyileşme süresinin 120 gün olduğunun ve 60 gün bakıcıya ihtiyacı olduğunun tespit edildiği, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile belirlendiği, SGK tarafından davacıya ödenen miktarın mahsup edildiği gerekçesiyle başvurunun kabulüne, 81.627,53 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.155,48 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.593 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 84.880,60 TL'nin 03.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; olay tarihinden itibaren 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, dava konusu kaza aynı zamanda iş kazası olduğundan davacıya SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılması halinde bu ödemenin tazminattan tenzil edilmesi gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, medikal firma tarafından düzenlenen raporda davacının solunum fonksiyon testinin usulüne uygun yapılmadığının tespit edildiğini, davacı tarafından sunulan rapor ile medikal firma tarafından düzenlenen rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, progresif rant yöntemi ile tazminat hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; meydana gelen trafik kazası sonucunda davacının yaralandığı ve dava dışı kişinin de vefat ettiği, bu durumda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu gereğince ceza zamanaşımı süresinin 15 yıl olduğu, olay tarihinden itibaren 15 yıllık süresinin dolmadığı, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun kaza ile illiyeti tespit eder şekilde davacının bizzat muayenesi yapılarak ve olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun şekilde üniversite hastanesi tarafından düzenlendiği, bu nedenle hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, hesaplamanın Yargıtayın son uygulamalarına uygun şekilde yapıldığı, SGK tarafından ödenen miktarın tazminattan tenzil edilmiş olduğu, davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalı olan aracın asfalt çalışması yapan ekipte görevli olan davacıya çarpması sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrası. 3. Değerlendirme 1. Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafından aynı olaya ilişkin İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1295 Esas sayılı dosyasında maddi tazminat davası açıldığı, davalının Sompo Sigorta A.Ş olduğu, mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrasında "Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz." şeklinde düzenleme mevcuttur. Somut olayda, aynı olaya ilişkin davacı tarafından İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1295 Esas sayılı dosyasında maddi tazminat davası açıldığı dikkate alındığında 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrası gereğince başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru görülmemiştir. 2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 18.12.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY Tarafları, dava konusu ve dava sebebi aynı olan kesinleşmiş karar, sonradan açılan dava için kesin hüküm teşkil eder. Gerek maddi, gerek şekli anlamda kesin hüküm dava şartlarından olmakla hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir ve varlığı saptandığı takdirde kesin hükmün varlığı nedeniyle davanın reddi gerekir. Ancak, davanın açılmamış sayılması kararı usule ilişkin nihai bir karar olup bu kararla dava açılmasıyla meydana gelmiş olan sonuçlar ortadan kalkar. Davanın açılmasıyla doğmuş olan derdestlik durumu da davanın açılmamış sayılmasıyla son bulacağı gibi, mahkemenin davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararı daha sonra açılan dava için kesin hüküm oluşturmaz. Somut olayda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacının davaya konu yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş görmezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talep etme hakkı bulunduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş; davalı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından davalıya karşı sürekli iş göremezlik tazminatı talebiyle açılan davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1295 E. 2020/348 K. sayılı ilamı ile HMK'nın 150. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilip 06.01.2021 tarihinde kesinleştiğinden bu karar kesin hüküm sonuçlarını doğurmayacağından, başka bir ifadeyle maddi hukuk bakımından dava mevcut ve mahkemeye intikal etmiş olarak kabul edilemeyeceğinden (Dairemizin 01.03.2022 tarih, 2021/9437-2022/3616 sayılı kararı ile 27.10.2021 tarihli, 2021/5213-2021/7691 kararı da bu yöndedir.) temyize konu aynı davacı tarafından aynı davalıya karşı mahkemedeki karar kesinleştikten sonra sigorta tahkim komisyonuna yapılan sürekli iş göremezlik tazminatı başvurusu sonucu İtiraz Hakem Heyetince verilen kabul kararında bu yönüyle isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin bozma nedenine göre incelenmeyen diğer temyiz itirazlarının incelenmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/11883, K. 2023/13723, T. 18.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-11883-e-2023-13723-k-d64bbbadbcf1