Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/11851 E. 2023/13357 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/11851
- Karar No
- 2023/13357
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/55 E., 2022/226 K. vekili Avukat ... DAVALILAR : 1.... vekili Avukat ... 2.... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 09.11.2012 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında görülen haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı ... ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; Doğanşehir ilçesi 33 ada 2 parsel nolu taşınmazın müvekkilinin murisine ait olduğunu, kapatılan Söğüt Beldesi bitişiğindeki kaynak suyundan Köyüne giden sulama suyunun toprak arkı vasıtasıyla adı geçen üzüm bağının alt sınırından geçtiğini, işgal ve tecavüz neticesinde uzunlamasına 300 metre enine 10 metre kadar üzüm bağının söküldüğünü, seviyenin düşürüldüğünü, 8 dönümlük bağın yarıya yakının kepçe ve dozerlerle yok edildiğini, kanal ve yol haline getirildiğini belirtip fazlaya dair haklarını saklı tutarak 15.000,00 TL maddi 5.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiş; 09.05.2022 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat talebini 26.008,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili; mahkemenin görevsiz olduğunu, hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili; zamanaşımının dolduğunu, dava konusu alanın kendilerine devredilen kapsamda olmadığını, husumeti kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 24.12.2015 tarihli ve 2012/211 Esas 2015/372 Karar sayılı kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile 8.078,58 TL maddi tazminatın tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 27.09.2016 tarihli ve 2016/8095 Esas, 2016/9083 Karar sayılı ilamıyla; "11/02/1959 gün ve 17/15 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının I. bendinde belirtildiği üzere, bir kamu kurumunun görevlerinden olan bir işi yapmayı kararlaştırması idari bir karar olduğu gibi bu kararı yerine getirmek üzere plan ve proje yapıp o plan ve projeler gereğince iş görmesi de idari kararın sonucu olan idari eylemdir. İdari eylemler nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararlar bakımından İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesi gereğince idareye karşı, idari yargı yerinde tam yargı davası açılması gerekir. Görev sorunu, açıkça veya hiç ileri sürülmese de kendiliğinden (re’sen) dikkate alınır. Mahkemece, davalı ... hakkında yargı yolu yönünden dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesi usul ve yasaya aykırı bulunduğundan kararın bozulması gerekmiştir." denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak davanın yargı yolu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; davacı vekilinin temyizi üzerine Dairenin 28.09.2017 tarihli ve 2017/2705 Esas, 2017/5150 Karar sayılı ilamıyla hükmün onanmasına karar verilmiştir. 4. Malatya İdare Mahkemesinin 26.01.2018 tarihli ve 2017/1685 Esas sayılı kararıyla dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 5. Uyuşmazlık Mahkemesinin 20.04.2018 tarihli ve 2018/107 Esas, 2018/214 Karar sayılı kararıyla sulama tesisi projesinde dava konusu taşınmazdan bahsedilmediği, toprak su arkının beton kanala dönüştürüleceğine ilişkin davacıya tebligat yapıldığı yönünde bilgi belgeye rastlanmadığı, kamulaştırmaya yönelik bir çalışmanın bulunmadığı, bu nedenle davanın haksız eyleme dayalı olduğu gerekçesiyle çözüm yerinin adli yargı olduğu belirtilmiştir. B. Mahkemece Bozmadan Sonra Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıya ait taşınmaz üzerinde kapatılan Söğüt Belediye Başkanlığının yer gösterimi sonucu Malatya Valiliği Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü tarafından kanal ve sanat yapıları uygulaması yapıldığı, Malatya Valiliği İl Özel İdaresi Tarımsal Hizmetler Müdürlüğünün 29.01.2014 tarihli müzekkere cevabına göre ilgili çalışmanın belediyenin göstermiş olduğu güzergahta yapılmış olması nedeni ile bilgi ve sorumluluğun proje kapsamı ile belediyede olduğunun ifade edildiği, belediye tarafından yaptırılan bu çalışma öncesi taşınmaz maliki davacının rızasının alınmadığı, bilgisinin olmadığı gibi herhangi bir kamulaştırma işlemi de olmadığı, davacı taşınmaz malikinin rıza ve bilgisi dışında taşınmazına müdahale edilen kısımlar için maddi tazminat talebinde haklı bulunduğu, her ne kadar davacı vekili tarafından tecavüzlü alandaki bağın dava tarihinden itibaren 20 yıllık değerinin ve sökülen ağaç ve bağların değeri maddi tazminat olarak talep edilmiş ise de keşif tarihi itibariyle kesildiği iddia edilen ağaç ve bağların köklerinin mevcut olmadığının rapor edildiği, dava tarihinden itibaren geleceğe yönelik 20 yıllık ecrimisil kaybı talebinde bulunulamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 8.078,58 TL maddi ve 4.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; zeminin talep edildiği gibi ölçülmediğini, davanın tümden kabulü gerektiğini, dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini belirtmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davaya dahil edilmelerinin herhangi bir gerekçesi olmadığını, sözleşmenin 07.06.2012 tarihinde yapıldığını ve aynı yıl tesisin hizmete açıldığını, husumeti kabul etmediklerini, dava konusu yolun 5216 sayılı Kanun kapsamında sorumluluğu kendilerine devredilen yollardan olmadığını, Malatya İl Özel İdaresi Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü projesi olduğunu, hükmün infazda tereddüt oluşturacağını belirtmiştir. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; husumeti kabul etmediklerini, zamanaşımının dolduğunu, manevi tazminata hükmedilemeyeceğini, kamulaştırmasız el atma davalarında uzlaşmanın dava şartı olduğunu ve bu dava şartının yerine getirilmediğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıların haksız eylemi sonucu davacıya ait üzüm bağının zarara uğratılması nedeniyle maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 49 ve 58 inci maddeleri, 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi Ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1 inci maddesi. 3. Değerlendirme Karar tarihi 21.06.2022 olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında 20.07.2022 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiş ve bozma nedeni yapılmamıştır. 1. 06.12.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak 30.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi Ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1 inci maddesi "Aydın, Balıkesir, Denizli, Hatay, Malatya, Manisa, Kahramanmaraş, Mardin, Muğla, Ordu, Tekirdağ, Trabzon, Şanlıurfa ve Van illerinde, sınırları il mülki sınırları olmak üzere aynı adla büyükşehir belediyesi kurulmuş ve bu illerin il belediyeleri büyükşehir belediyesine dönüştürülmüştür. Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Eskişehir, Erzurum, Gaziantep, İzmir, Kayseri, Konya, Mersin, Sakarya ve Samsun büyükşehir belediyelerinin sınırları il mülki sınırlarıdır. Birinci ve ikinci fıkrada sayılan illere bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliği kaldırılmış, köyler mahalle olarak, belediyeler ise belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katılmıştır." hükmünü haizdir. Yukarıda açıklanan mevzuat hükmü gereğince dava konusu taşınmazın bulunduğu kısmın Doğanşehir Belediye Başkanlığına ait olduğu anlaşılmakla; Malatya Büyükşehir Belediyesinin tazminatla sorumlu tutulamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir. 2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekili ve davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Dosya kapsamından, davacı vekilinin dava dilekçesinde faiz talebinde bulunmamış ise de 25.04.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz talep ettiği anlaşılmakla; mahkemece dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faize hükmedilmesi gerekirken bu hususun değerlendirilmemiş olması doğru değildir. 4. Dosya kapsamından, davacıya ait üzüm bağının zarar görmesi nedeniyle davacının malvarlığına karşı gerçekleştirilen eyleme dayalı olarak manevi tazminat talep edildiği anlaşılmaktadır. Malvarlığına karşı gerçekleştirilen dava konusu eylem, davacının cismani zararına neden olmadığı gibi, TBK'nın 58 inci maddesine göre kişinin sosyal, fiziki ve kişilik değerlerine saldırı oluşturacak nitelikte bir eylem de değildir. Şu durumda mahkemece davacının manevi tazminat isteminin tümden reddi gerekirken, kısmen kabulü doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin, (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (4) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalılar ve davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.