Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/8670 E. 2023/13093 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8670
- Karar No
- 2023/13093
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/2936 E., 2018/2936 K. DAVACILAR : ... kendi adına asaleten ... ve adına velayeten vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 27.03.2013 HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetice davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekilince temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın onanmasına karar verilmiştir. İş bu karara karşı davacılar vekili karar düzeltme kanun yoluna başvurmuş, aynı daire tarafından karar düzeltme talebinin kabulüne, onama kararının kaldırılmasına, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, İtiraz Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup temyiz sınırı her bir dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenecektir. Dosya içeriğine göre dava destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrası gereği Sigorta Tahkim Komisyonlarının 40.000,00 TL'yi geçmeyen kararları kesindir. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. İtiraz Hakem Heyetince davacı ... için 25.305,00 TL, için 34.867,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kabulüne karar verildiğine göre davalı vekilinin adı geçen davacılar bakımından temyize konu ettiği miktar başvuru ve karar tarihi itibariyle kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL'nin altında kalmaktadır. Davalı vekilinin davacılar ... ve ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilinin davacı ...'e ilişkin temyiz dilekçesinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde, 01.09.2012 tarihinde meydana gelen kazada, destek 'in, yaya konumunda iken, davalıya trafik sigortalı aracın çarpması sonucunda vefat ettiğini, davacıların destekten yoksun kaldığını, belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak açtıkları davada şimdilik 225.000,00 TL maddi tazminatın faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; olay yerinin trafiğe kapalı mucur alanı olduğunu, karayolu olmadığını, sigortalı aracın işletilme halinde olmadığını, bu sebeple kazanın teminat kapsamında kalmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ İLK KARARI A-Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin kararı ile davalıya sigortalı aracın, mucur işletme alanında park halinde iken ve içinde sürücüsü bulunmadığı halde kazaya sebep olduğu, aracın işletilme halinde olmadığı ve kazanın karayolu olmayan yerde meydana geldiği bu sebeble Genel Şartlar'a göre teminat dışı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. B-Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin işbu kararına karşı davacı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/1007 E.-2016/1955 K. sayılı ilamı ile kararın onanmasına karar verilmiştir. C-Onama kararına karşı davacılar vekili bu kez karar düzeltme kanun yoluna başvurmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 2017/447 E.-2017/5684 K. sayılı ilamı ile davacılar vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile 18.02.2016 gün ve 2016/1007-2016/1955 sayılı onama kararının ortadan kaldırılmasına, "kazanın meydana geldiği yerin taş ocağı sahası olması sebebiyle davalı ... şirketince riziko zararının teminat kapsamında olmadığı savunulduğu, davacı vekilince kaza yerinin kamuya açık alan olduğu, taş ocağının karayolu üzerinde olduğu ve kazanın da karayolu üzerinde gerçekleştiğinin beyan edildiği, o halde kaza yerinin kaza tarihi itibariyle karayolu sayılan bir yer olup olmadığının belirlenmesi yönünden, karayolu ile bağlantısının bulunup bulunmadığı, bu suretle rizikonun teminat kapsamında kalıp kalmayacağı hususunun saptanması, karayolu ile bağlantılı olduğunun anlaşılması halinde davalı ... şirketinin gerçekleşen zarardan sorumlu olduğu kabul edilerek, davacıların destekten yoksun kalma zararına ilişkin olarak konusunda uzman bilirkişiden gerçek zarar konusunda rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği" belirtilerek, kararın bozulmasına karar verilmiştir. IV. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ İKİNCİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma sebebi olarak kazanın karayolunda meydana gelip gelmediğinin araştırılmasının gösterildiği, ilk Hakem Heyeti kararında ayrıca aracın işletilme halinde olmamasından dolayı da davanın reddine karar verildiği, bu husus bozma konusu yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. İTİRAZ A.İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacılar vekili itiraz dilekçesinde; aracın işletilme halinde olduğunu, sigorta şirketince ileri sürülmeyen sebepten davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlar A.2 başlığında işletilme halinin tanımlandığı, mekanik aksam çalışmasa bile araç kendiliğinden de olsa hareket etmiş ise işletilme halinde olduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle, davacılar vekilinin itirazın kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisine, buna göre, başvurunun kabulü ile için 164.827,00 TL, ... için 25.305,00 TL, için 34.867,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 13.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçinde; olay yerinin trafiğe kapalı mucur alanı olduğunu, karayolu olmadığını, sigortalı aracın işletilme halinde olduğunun kabul edilemeyeceğini, davacılar lehine takdir edilen vekalet ücretinin hatalı oluğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanın açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla ,1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 53 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru değildir. Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca İtiraz Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir. VII. KARAR 1. Davalı vekilinin davacılar ... ve yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı ...'e yönelik diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 3. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı ... lehine hükmedilen vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının hüküm fıkrasının 6.3 numaralı bendinde yer alan “15.839,62 TL” ibaresi çıkarılarak yerine "3.167,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine, 05.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.