Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/12543 E. 2023/14014 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/12543
- Karar No
- 2023/14014
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2019/712 E., 2020/159 K. DAVA TARİHİ : 06.11.2014 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü Taraflar arasında görülen haksız fiilden kaynaklanan manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma kararına direnilmiş, direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiş; Dairece yapılan inceleme sonucunda bozma kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir. Hukuk Genel Kurulu, kararın bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni hüküm niteliğinde olduğu anlaşıldığından dosyanın temyiz incelenmesi için Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile müvekkilinin evli olduklarını, müşterek çocuklarının doğumu sonrasında davalının müvekkilini annesinin evine bıraktığını ve müvekkilini aramadığını, bir süre sonra davalının resmi nikah olmaksızın başka bir kadınla düğün yaptığını ve birlikte yaşamaya başladıklarını, davalının sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını belirterek 40.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; görev ve yetki itirazında bulunduklarını, esas yönden ise davalının başka kişi ile evli olduğu hususu kanıtlanmaya muhtaç olduğu gibi dava dilekçesi ekinde sunulan fotoğraf yasak delil olmakla dikkate alınmaması gerektiğini, evlilik devam ederken bir eşin diğer eşe karşı manevi tazminat davası açmasının da mümkün olmadığını, kaldı ki doğum sonrası annesinin yanına gidip sonrasında tüm çağrılara rağmen dönmeyen aynı çatı altında yaşadıkları dönemde de yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacının ağır kusurlu olduğundan manevi tazminat hakkı bulunmadığını, müvekkilinin gelirinin çok üzerinde nafaka borcu altında olup tazminat ödeyecek durumu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Bozma Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.06.2016 tarihli ve 2011/327 Esas, 2015/737 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 19.06.2019 tarihli ve 2017/706 E., 2019/3433 Karar sayılı ilamıyla; "...Somut olayda; davacı, davalı eşinin sadakat yükümlülüğüne uymadığını ileri sürerek manevi tazminat talep etmiştir. Evlilik devam ederken, birlik yükümlülüklerine uyulup uyulmadığını belirleme görevi aile mahkemesine aittir. Görev kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında istek üzerine ya da re’sen gözetilmesi gerekir. Şu halde; mahkemece davaya aile mahkemesi sıfatıyla bakılmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemiş olması doğru olmamış kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Direnme Kararı Mahkemenin 13.02.2020 tarihli ve 2019/712 Esas, 2020/159 Karar sayılı kararı ile "...bozma öncesi 24.04.2015 tarihli celsede yargılamaya Aile Mahkemesi sıfatıyla bakılmasına karar verildiği ve duruşma tutanağının başlık kısmınına "Aile Mahkemesi Sıfatıyla" ibaresinin eklendiği, yine 04.09.2015 tarihli celsede davaya Aile Mahkemesi sıfatıyla bakılmasına karar verildiği, mahkemenin Aile Mahkemesi sıfatı da bulunduğu, mahkemenin ismi kısmında söz konusu ibarenin yazmamasının daha önce verilen ara kararlarının ortadan kaldıramayacağı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Direnme kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; adli yardımdan faydalanması gerektiğini, tazminat davası ispat edilemediğinden davanın reddi gerektiğini, tazminat miktarının fahiş belirlendiğini, aleyhimize hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Hukuk Genel Kurulu Kararı Dairenin 01.03.2021 tarihli ve 2020/3404 E., 2021/884 Karar sayılı ilamıyla; "...Bozova Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.09.2015 tarihli 5. celse 2 nolu ara kararında davanın niteliği gereği 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin kuruluş kanunu da dikkate alınarak, davaya Aile Mahkemesi sıfatıyla bakılmasına karar verildiği, 15.01.2016 tarihli 8. celse ise davanın niteliği gereği davaya Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılmasına, bu doğrultuda mahkememiz 5 nolu celse 2 nolu ara kararından dönülmesine, şeklinde karar verildiği ve yargılamaya Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla devam edildiği anlaşılmıştır. Şu halde; Dairemizin 19.06.2019 gün, 2017/706 Esas ve 2019/3433 Karar sayılı bozma ilamında düzeltilecek bir husus bulunmadığı ve İlk Derece Mahkemesi direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, 6763 sayılı Kanun'un 45 nci maddesi ile 6100 sayılı HMK'ya eklenen geçici 4/4 madde ve fıkrası gereğince dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.02.2023 tarih 2023/4-49 E., 2023/87 K. sayılı kararı ile her ne kadar bozma öncesi mahkemece, Asliye Hukuk Mahkemesi olarak karar verilmişse de, bozma sonrası yargılamaya Aile Mahkemesi sıfatıyla devam edilip sonuçlandırılması karşısında esasen bozma kararında belirtilen hususun yerine getirilmiş olduğu, bu durumda verilen direnme kararının gerçekte bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni hüküm niteliğinde olduğu gerekçesiyle mahkemece verilen yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Daireye gönderilmesine karar verilmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, evlilik birliği devam ederken davalı eşin sadakat yükümlülüğüne uymaması nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 49 ve 58 inci maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 174 üncü maddesi. 3. Değerlendirme Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. 683,10 TL 0.H. 171,00 TL P.H. 512,10 TL Kalan