İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/377 E. 2025/58 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/377
Karar No
2025/58
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/377 Esas KARAR NO : 2025/58 Karar DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/08/2021 KARAR TARİHİ : 03/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 11/08/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı ... ...'in, müvekkili olan ... A.Ş.’nin tek yetkilisi ve kurucusu olan ... ile ortak kurucu ve ...( ... ) olan ... ’e ve müvekkilini karalamak için uygulamanın haberlerde yer alması üzerine yatırımcılar olan ... ... ve ... ...’e ısrarlı bir şekilde huzur ve sükunu bozmak suretiyle dayanaktan yoksun, mesnetsiz ve müvekkillerini karalayıcı mesajlar attığını ve herkesin okuyabileceği şekilde saygın müvekkilini toplumda rencide edici, korsanlıkla suçlayıcı beyanlarda bulunduğunu, davalının ısrarlı mesajlar yoluyla müvekkilinin huzur ve sükununu bozduğunu, hayatını yaşanmaz hale getirdiğini, davalı ... ...'in müvekkilinin kurucusu olduğu ... (... San. A.Ş.) uygulamasının yatırımcılarından olan ... ...’e Linkedin uygulaması üzerinden sürekli mesajlar göndererek asılsız olarak ve oldukça yakışıksız bir şekilde söz konusu “... isimli aplikasyonun fikrinin kendisine ait olduğunu ve maddi zarara uğrayabilecekleri” şeklinde haksız fiille müvekkilini suçlayarak, “bu haksız fiile ortak olmamaları gerektiğini” belirttiğini, bu beyanlarla ... San. A.Ş. yatırımcılarının ileride zarara uğrayabilecekleri ifadeleri ile tehdit ettiğini, uygulamanın haberlerde yer almasıyla beraber, müvekkilinin yatırım aldığı haberini gören ... ...'in müvekkilini küçük düşürme ve zarara uğratma kastıyla hareket ederek yatırımcılara ulaştığını, ... ...'in eylemi sonrası müvekkilinin korunması gereken maddi manevi bütünlüğünün müvekkilinin aleyhine bozulduğunu ve manevi zararının tazmin ve telafisi ihtiyacının doğduğunu, kişilik haklarının ihlalinde aranan matufiyet şartının da olayda şirketin açıkça belirli olması nedeniyle gerçekleştiğini, müvekkiline yönelik herkese açık platformda yorumlara yazılan asılsız iddiaların müvekkilini derinden üzdüğünü ve itibarını zedelediğini, özellikle kişilik haklarına saldırı sebebiyle tazminat istemini içeren davalarda söz konusu olan matufiyet şartının, açıkça kanunda yer aldığını, matufiyet şartının içtihatlarda adı, sanı, kimliği belli olmasa da ona yöneldiği konusunda kuşku bırakmayacak şekilde ithamlara, yönelimlere yer veren ifadeler olarak kabul edildiğini ve somut olayda, davalının sosyal paylaşım ağı hesabı üzerinden yazdığı ifadelerde, ortalama bir kişinin davalının sözlerini gördüğü anda sözlerin muhatabının davacılar olduğunu anlayabilmesinin aşikar olduğunu, davalı ... ...’in ısrarlı mesajları ile kişilerin huzur ve sükununu bozma eylemlerinin ...’a yazdığı mesajla devam ettiğini, davalının asılsız ve tarafları karalamaya yönelik beyanlarının ... San. A.Ş.’nin tek yetkilisi olan ...’a yöneldiğini ve müvekkilinin sahibi olduğu ...’in (... San. A.Ş.) gerçeğe aykırı şekilde kendi girişimiyle uyuştuğunu, projenin fikir sahibi olduğunu ve fikrin kendisine ait olduğu beyan ederek ısrarlı bir şekilde müvekkilini yıpratmaya ve uygulamanın başarısını karalayarak psikolojik sarsıntı yaşatmaya uğraştığını, davalının ısrarlı bir şekilde sürekli müvekkili şirkete ve kurucularına mesaj atarak hayatı yaşanmaz bir hale getirdiğini ve tarafların huzur ve sükununu bozarak müvekkilinin korunması gereken hukuki menfaatlerini haksız eylemleriyle fazlasıyla müvekkilinin aleyhine bozduğunu, davalı ... ...'in en son tekrar 17.07.2021 cumartesi günü saat 12.34’de ... San. A.Ş.’nin yatırımcılarından olan ve %5 hissesi bulunarak ana sözleşmede bulunan ... ...’ e Linkedin uygulamasından üst üste ve sürekli mesaj atarak şirkete ve şirketin tek yetkilisi ...’ a karşı asılsız itham ve hakaretlerde bulunarak, müvekkilinin itibarını zedelediğini beyanla, her iki müvekkili için ayrı ayrı fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak üzere 5.000,00'er TLlik manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 21.01.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı asil 31/08/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; iddia sahibinin dava dilekçesinde belirttiği üzere ...'a mesaj attığı iddiasının doğru olduğunu, 20.01.2021 tarihinde gün içerisinde girişimin CEO su ...'a linkedin uygulaması dm sinden ulaştığını ve attığı mesaja da bakılacak olursa mesajda uygulamayı incelediği ve projesiyle bire bir uyuştuğu, bu projenin kendisine ait olduğu, 5846 sayılı kanunla korunduğu, bununla ilgili delillerinin olduğu ve bu konu ile ilgili kendisine ulaşmalarını istediğine ilişkin ifadelere yer verildiğini, hangi bölüm ve satırında hakaret veya kaba bir davranış bir cümle olduğunu anlamakta zorluk çektiğini, davacının dava dilekçesinde belirttiği ve kendisinin ...a attığı mesaj tarihlerinden de anlaşılacağı üzere dava konusu mesajların hakaret suçunun temel şeklinin takibi şikayete bağlı suçlar kategorisinde yer aldığını, ancak davacıların dava açma yoluna gitmediklerini, davalıların kendisinin ... nde açtığı 2021/221 sayılı davaya karşılık adet yerini bulsun davaya karşı dava açalım mantığıyla hareket edip hiçbir dayanağı olmayan gerçeklerden uzak suç uydurmaya çalışmaları ile kendisine iftira atmaya çalıştıklarını, kendisinin yatırımcıları ısrarlı ve sürekli mesaj atarak rahatsız ettiği algısını davaya nasıl yerleştirmeye çalıştıklarını daha iyi anlamak için davalıların mahkemeye sundukları dava dilekçesi yakından incelendiğinde dilekçenin çeşitli yerlerinde 10 tane sürekli ve ısrarlı cümlesi geçtiğini, 14 tanede hakaret ve saldırı cümlesinin var olduğunu, ... Noterlik yoluyla gönderdiği ihtarnameyle ...'ın konuya vakıf olduğunu ve ihtarnamede derhal uygulamanın kaldırılması aksi taktirde haklarında dava açacağı açık açık yazılmışken bu iki yatırımı da bu ihtarname tarihinden sonra aldığı da ortadayken ...'ın bu iki iş adamından yatırımı alırken girişiminin böyle bir tehlikeyle karşı karşıya olduğundan bahsetmiş olup olmadığınının belli olmadığını, söz konusu mesajlarının içeriğinde isim geçmediğini, dolayısıyla ortada bir kasıt olmadığını, yatırımcılar dışında ...'a dm den atılan 1 mesaj dışında 1 tanede paylaşımına yaptığı yorum olduğunu ve bunu davacıların mahkemeye sunmadıklarını fark ettiğini, paylaşımın altına, "... Bey size sadece şunu sormak istiyorum dünyada 200 yüzden fazla ülke 7500.000.000 milyardan fazla insan varken 2 kişinin aynı projeyi aynı ülkenin aynı şehrinde düşünme ihtimali yüzde kaçtır" yazdığını, bu mesajın ekran resmini çektiğini ve bu paylaşımdan hemen sonra engellendiğini, mesajın ekran resminin 26.01.2021 tarih saat 14.24'e ait olduğunu, bu mesajın ekran resminin dilekçe ekinde olduğunu belirterek, açıklanan ve re'sen dikkate alınacak nedenlere haksız ve hukuk dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: -Mali Müşavir ... ve Nitelikli Hesap Uzmanı ... tarafından sunulan 16/08/2023 tarihli bilirkişi raporu, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava; TMK'nın 24. ve 25. Maddesi uyarınca manevi tazminat talebine ilişkindir. Mahkememizin 2022/... Esas - 2022/... Karar sayılı dosyasında davanın görevsizliğine karar verilmiş, taraf vekillerinin istinaf talebi neticesinde ... BAM ... HD 2022/... Esas 2023/... Karar sayılı bozma ilamıyla gerekçesi ile Mahkememizin Yargı Yeri Olarak Belirlenmesi sebebiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiş ve yeni esasla yargılamaya devam olunmuştur. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK)'nun 24. maddesinde; “Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hakimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir. Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar yada kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır.” belirtilmiş olup, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)'nun 58. maddesinde de; “Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir..” şeklindedir. TTK m. 54 hükmünde amaç ve ilke ortaya konmuş, devamında ise haksız rekabet oluşturabilecek özel durumlar aktarılmıştır. TTK m. 55 (1) a hükmüne göre, “a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle; 1. Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek, 2. Kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek” haksız rekabet oluşturan hallerdendir. Davalı, davacı tarafın ticaretine konu bir uygulamanın kendi fikri ürünü olduğunu iddia etmekte, bu uygulamayla ilgilenen yatırımcıları haksız fiile ortak olmamaları yönünde uyarmaktadır. Davalının sosyal medya üzerinde paylaşımlarda bulunarak uygulama üzerinde hak iddiasında bulunduğu tartışmasızdır. Davalının bu eyleminin iddiaların asılsız olması durumunda haksız rekabet oluşturacağı kuşkusuzdur. Davalının iddialarının gerçek durumu yansıtması durumunda ise haksız rekabetin koşullarının bulunduğu söylenemeyecektir. Bu yönde davalı tarafından ... Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinde açılan 2021/ ... Esas sayılı dosyasında; "..davaya konu “... ” isimli proje ve projeye ilişkin sunulan tüm deliller incelenmiş olup ... isimli bir proje fikri ve özelliklerine ilişkin anlatımları içerdiği ancak bu anlatımların fikir aşamasında kaldığı, FSEK kapsamında bir yaratımın eser niteliği için aranan fikrin algılanabilir olma/somutlaşma şartının gerçekleşmemiş olduğu ve bu kapsamda projenin eser niteliğinin bulunmadığı gibi hususiyetin tespiti bakımından tüm eser kategorileri bakımından ortak bazı unsurlar bulunmakla birlikte, hususiyetin her bir eser türü için somut olayın özelliklerine göre belirlenmesi gerekliliği karşısında teknik raporlarda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere, iddia konusu projenin FSEK anlamında eser vasfının olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkememizce re'sen görevlendirilen Mali Müşavir ..., Reklamcı ... ve Nitelikli Hesap Uzmanı ... tarafından hazırlanan 16/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...davalının kendisine ait bir fikri mülkiyet konusu eserin varlığını ve bunun davacı tarafından ihlal edildiğini ortaya koyamadığı, bu nedenle davacının yatırımcılarına haksız fiile ortak olmamaları yönündeki sosyal medyadaki uyarılarının haksız fiil oluşturacağı, manevi tazminata hükmedilip hükmedilmeyeceği ve miktarının bütünüyle Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu,..." yönünde kanaat bildirilmiş, işbu bilirkişi raporu, dosya içeriğine ve ... Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi 2021/... Esas sayılı dosyasında yer alan rapor ile toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan, davalı tarafından hazırlanmış bir taslak dahi bulunmadığı, davalı yanın ne suretle kendisine ait bir eseri ele geçirdiğini ortaya koyamadığı anlaşıldığından haksız rekabetin şartları gerçekleştiğinden davacının davasının kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın KABULÜ ile; a) 5.000,00TL manevi tazminatın manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 21/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan davacı ...'ya verilmesine, b) 5.000,00TL manevi tazminatın manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 21/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan davacı şirkete verilmesine, 2-)Alınması gereken 683,10TL harçtan peşin alınan 170,78TL harcın mahsubu ile bakiye 512,32‬TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-)Davacı tarafça yapılan 59,30TL başvurma harcı, 170,78TL peşin harç, 6.000,00TL bilirkişi ücreti, tebligat ve posta masrafından oluşan 863,00TL olmak üzere toplam 7.093,08‬TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 4-)Davacı yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre tespit olunan 10.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, 5-)Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 6-)Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/02/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/377, K. 2025/58, T. 03.02.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-21-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-377-e-2025-58-k-cdf65945c0ee