İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/214 E. 2025/27 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/214
- Karar No
- 2025/27
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2020/214 Esas KARAR NO:2025/27 DAVA:Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:02/04/2020 KARAR TARİHİ:15/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait işyerinde alarm sistemi kurulması ve işyerinin güvenliğinin temin edilmesi amacıyla davalı ... ile müvekkili arasında 16.04.2012 tarihli "Alarm Sistemi Abonelik Sözleşmesi" akdedildiğini, ..., elektronik güvenlik sistemlerinin temini, tesisi ve bu sistemlerin telefon hatları ile ... Alarm Merkezi'ne bağlantısının yapılması, ... Alarm Merkezi'ne giden sinyallerin 24 saat gözetilmesi, gerektiği takdirde ilgili mercilere ayrıca müvekkili ile müvekkilinin belirleyeceği kişi ve kuruluşlara haber verilmesiyle ilgili usul ve esasları taahhüt ettiğini, sözleşme ile taahhüt ettiği hizmet kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalı ...’nin, sözleşmeye aykırı davranarak müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu, 20.02.2020 tarihinde müvekkiline ait ... ... isimli işyerinin paketleme bölümünde hırsızlık olayı meydana geldiğini, davalı şirket tarafından taahhüt edilen ihbar yükümlülüğünün zamanında gerçekleştirilmemesi nedeniyle müvekkilinin işyerinde bulunan çok sayıda ürünün kimliği tespit edilemeyen şahıs/şahıslar tarafından çalındığını, çalınan ürünlerin tutarının yaklaşık 225.000,00 TL. olduğunu, hırsızlığın gerçekleştiği saat 06:18 olup davalı şirketin hırsızlık olayını müvekkiline hırsızlığı gerçekleştiren faillerin işyerinden ayrıldığı andan 2-3 dakika sonra bildirildiğini, Müvekkiline ait işyerinin yakınında polis merkezi bulunduğu halde davalı şirketin sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle kolluk güçlerinin olay mahalline intikali ve hırsızlık olayının önlenmesinin mümkün olmadığını, Müvekkiline ait işyerinde bulunan çok sayıda ürünün çalındığını, müvekkilinin davalı şirketin sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle maddi zarara uğradığını, davalı şirketin kimliği belirlenemeyen fail/faillerin işyerine giriş yaptığı 06:18 saatinden ancak 45 dakika sonra saat 07:03'te olağan dışı bir sinyalin tespit edildiğini, bunun yanı sıra davalı şirket tarafından kolluk kuvvetlerine herhangi bir ihbarda bulunulmadığını, çalınan ürünlere mukabil maddi tazminatın hırsızlık olayının gerçekleştiği 20.02.2020 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari faiziyle birlikte fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL.'sinin davalı şirketten tahsiline, işyerinin 3 gün boyunca kapalı kalması nedeniyle oluşan iş kaybı ve gelir kaybına mukabil fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak üzere şimdilik 100,00 TL.'nin hırsızlık olayının gerçekleştiği 20.02.2020 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline, 10.000,00 TL. tutarındaki manevi tazminatın hırsızlık olayının gerçekleştiği 20.02.2020 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline, Yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı arasında akdedilen güvenlik sistemi hizmet sözleşmesi kapsamında belirtilen güvenlik teçhizatı ve tüm ürünlerin çalışır vaziyette, eksiksiz ve her türlü fiili ve hukuki ayıptan ari olarak davacıya teslim edildiğini, davacı ile müvekkili şirket arasında 16.04.2020 tarihinde Güvenlik Sistemleri Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin 5188 sayılı kanun, ilgili yasal mevzuat ve sözleşme hükümleri uyarınca yerine getirmesi gereken tüm yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, bilahare dosyaya sunacakları sinyal kayıtlarını içeren raporda açıkça görüleceği üzere sinyallerin eksiksiz olarak gönderildiğini ve müvekkili şirketin sözleşmeye ilişkin yükümlülüğünü eksiksiz olarak yerine getirdiğini, alarm sisteminin kurulum ve montajının yapıldığı mekana alarm sistemi devredeyken herhangi bir izinsiz giriş yapıldığı takdirde ve alarm sinyalinin müvekkili şirketin alarm haber alma merkezine ulaştığında sistemde kayıtlı kullanıcı aranıp alarm sinyali hakkında bildirim yapılacağını ve talep etmesi halinde mekana kolluk kuvvetleri yönlendirileceğini, hizmet kusuru veya herhangi bir nam altındaki kusurun söz konusu olmaksızın meydana gelen zararları garanti etme ya da bu kapsamdaki zararları tazmin edeceğine dair herhangi bir taahhüt bulunmadığını, bu hususun taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 5.3. maddesinde düzenlendiğini, bu madde ile sigorta sözleşmelerinde olduğu gibi, kusurun söz konusu olup olmadığına bakılmaksızın garanti yükümlülüğünün mevcut olduğu yönünde yorumlanmaması gerektiğini, davacı tarafın alarm sistemi kurulumu dışında iş yerinde başka hiçbir güvenlik önlemi almadığını, Dava dilekçesinde izah edilen iş yerinin fiziki güvenlik ve sair koruyucu önlemlerle hırsızlık riskine karşı koruma altına alınması gerekirken davacı tarafın sadece alarm sistemiyle yetindiğini, Müvekkili Şirketin Güvenlik Sistemi Hizmet Sözleşmesi'nden kaynaklı borç ve yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, hizmet (güvenlik hizmeti) sözleşmesine aykırılıktan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Mahkememizce dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 28/03/2021 tarihli raporunda özetle; "Dosya kapsamında sinyal kayıtları olmadığından davacının iş yerinde bulunan Alarm Sisteminde hareket detektörlerinin sinyal üretmesi sonucu Alarm Panelinden Alarm Merkezi tarafından alınan sinyallerin saati bilinmemektedir. ... ... kayıtlarının da olmadığı için, davacının ve diğer aranan kişilerin hangi saat aralığında arandıkları bilinmemektedir. Bu sebeplerden hırsızlık olayı ile ilgili olarak davalının olaydaki hizmet kusuru açık ve net bir şekilde tespit edilememiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 5/6 maddesinde izah edildiği üzere bu sözleşme hırsızlık, yangın gibi olaylara sigorta hükmünde olmadığından, kusurunun söz konusu olup olmadığına bakılmaksızın yükümlüğünün mevcut olduğu yönünde bir değerlendirme yapılamayacağı; ancak davalının sözleşmeye ve hukuka aykırı bir fiili sebebi ile hizmet kusurunun varlığı tespit edildiğinde ortaya çıkan zarardan sorumluluğun doğabileceği değerlendirilmiştir." şeklinde görüş bildirilmiştir. Mahkememizce dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 10/10/2022 tarihli raporda özetle; "Tüm dosya kapsamı yeniden irdelenerek incelenmiş olup, dosya kapsamına sonradan sunulan belgelerin ve tanık beyanlarının da incelenmesi neticesinde; 20.02.2020 tarihinde davacı ...'in, ... Mah. ... Caddesi ... İş Merkezi No:.../... sayılı adresinde meydan gelen hırsızlık olayı ile ilgili olarak, ... ... A.Ş. tarafından kurulumu yapılan Alarm Sisteminin hırsızlık olayı tarihinde çalışır durumda olduğu, Sinyallerin Alarm Merkezi tarafından alındığı, hırsızılık olayı ile ilgili olarak alınan Alarm Sinyalinin Sözleşmenin 2.1 maddesi gereği davacı tarafından belirlenen kişilerin telefon numaralarına ve talep üzerine polise bildiriminin yapılmış olduğu, ... ... A.Ş. Sözleşme kapsamında, davacının iş yerine vermiş olduğu Hizmet ile ilgili olarak takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere HİZMET KUSURUNUN OLMADIĞI kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş bildirilmiştir. Mahkememizce dosyanın tarafların itiraz ve beyanları kapsamında dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 10/12/2023 tarihli ek raporda özetle; "4.SONUÇ: Tüm dosya kapsamının irdelenerek incelenmesi neticesinde; 4.1. Davalı ... 20.02.2020 günü saat:06:18:38 – 06:24:24 saatleri arasında davacının işyerinde meydana gelen 1. hırsızlık olayında sözleĢme edimlerini yerine getirmediği yönüyle takdiri Sayın mahkemeye ait olmak üzere %100 ORANINDA KUSURLU OLDUĞU, 4.2. Davalı ... 20.02.2020 günü saat:06:58:30 – 07:01:50 saatleri arasında davacının işyerinde meydana gelen 2. hırsızlık olayında sözleşme edimlerini yerine getirdiği yönüyle takdiri Sayın mahkemeye ait olmak üzere KUSURUNUN OLMADIĞI kanaatine varılmış ise de, 1. Hırsızlık olayında sorumluluklarını yerine getirmiş olsaydı, 2. Hırsızlık olayının gerçekleşmeyeceği değerlendirilerek bu husustaki takdir Sayın Mahkemeye aittir." şeklinde görüş bildirilmiştir. Mahkememizce dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 02/09/2024 tarihli raporda özetle; "Taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve yasal düzenlemeler doğrultusunda davalı özel güvenlik firmasının hırsızlık vakıaları bakımından kusurlu olarak yükümlülüklerine aykırı davrandığı ve bu sebeple davacının tazminat taleplerinin yerinde olduğu kanaatine varılsa da, davacı şirket ticari defter ve kayıtları incelenmediğinden çalıntı olduğu iddia edilen ürünlerin olay günü ticari defterlerin stokların da olup olmadığı ve varsa değerleri bilinmediğinden davacının net zararını ortaya koyamadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş bildirilmiştir. Davacı tanıkları dinlenilmiş olup; Tanık ... 08/04/2022 tarihli beyanında özetle; "saat 8,25'de işyerine gittiğimde hırsız içeri girmiş ve dükkanı boşaltmıştı, hatta polisler de olay yerindelerdi, hırsızlık olayınını yaşandığı yer şirketi deposu gibi bir yerdi, ütü-paket bölümü olarak geçiyordu, ben dikimhane bölümünde çalışıyor isem de bazen yardım için bu bölüme de inerdim, olayın üzerinden zaman geçtiği için tam olarak hatırlamamakla birlikte sanırım olayın meydana gelmesinden bir gün sonra işe 3-4 gün ara verdik, dükkandaki mallar çalındığı için iş yeri zarara uğramıştı, bu nedenle iş yapamadık, sonrasında ... Bey'e geçmiş olsun demek için gittiğimde kamera kayıtlarını izledik, bu kayıtlarda hırsızların 3-4 kişi olduklarını, kolileri taşıdıklarını, izlediğimiz kadarıyla olay saatinin de sabah 6,00-6,30 olduğunu gördüm, bu depo daha önce kilitliydi ve yanından bir kedi geçtiğinde alarm sisteminin çalıştığına şahit olmuştum fakat bu olay nedeniyle kameralarda izlediğim kadarıyla alarm çalmamıştı dedi beyanı okundu, imzası alındı." şeklinde beyanda bulunulmuştur. Tanık ... 08/04/2022 tarihli beyanında özetle; "ben dikimhanede çalışıyorum, hırsızlık olayı alt katta yaşanmıştı, ben saat 8,30'da işe geldiğimde olay yaşanmıştı, olayın yaşandığı alt kat ütü-paket bölümüydü, işe geldiğimde iş yeri darmadağındı, bol koliler etraftaydı, ben işe geldiğimde polisler gelmemişti, yanlış hatırlamıyorsam o gün de işe gittiğimde saat 8,30 idi, alarm sistemine ilişkin bir bilgim yoktur, ayrıca olaya ilişkin kamera kayıtlarını da izlemedim, ben 2009 yılından beri davacının yanında çalışıyorum, daha evvel hırsızlık ve benzeri bir olay yaşanmadığı için kamera sisteminin ya da alarm sisteminin sağlıklı çalışıp çalışmadığına dair bir bilgim yoktur, olayın yaşandığı gün işçiler ile toplanıldı ve küçük bir toplantı yapıldı, bu toplantıda "Durumu siz de görüyorsunuz, 3-3,5 gün kapalı kalacağız." denildi, biz de bu olay nedeniyle tam hatırlamamakla birlikte 3,5-4 gün işe ara verdik, işe ara vermemizin sebebi hırsızlık nedeniyle iş olmamasıydı dedi beyanı okundu, imzası alındı." şeklinde beyanda bulunulmuştur. Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; taraflar arasında güvenlik hizmetine yönelik hizmet sözleşmesi bulunduğu, davacıya ait iş yerinde aynı gün iki defa yakın zaman aralığında iki defa hırsızlık olayı meydana geldiği, ilk olayda alarm sinyal vermediği ve bu bakımdan davalının sözleşmesel yükümlülüğe aykırı davrandığı, bunun üzerine ikinci hırsızlık olayının meydana geldiği, ilk olayda alarmın devreye girmemesinin aynı yerde yeniden hırsızlık yapılmasına sebep olabileceği gözetildiğinde davalı .... şirketinin her iki olay bakımından da edim yükümlülüğüne aykırılıktan dolayı sorumluluğu bulunduğuna ilişkin mahkememizde kanaat oluşmuştur. Ancak mahkememizce davacı vekiline ticari defter ve kayıtların ibraz edilmesi hususunda ibraz etmemenin hukuki sonuçlarının içerir ihtaratlı kesin süreye rağmen ticari defter ve kayıtların ibraz edilmediği görülmüştür. Türk Medeni Kanunu'nun 6.maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan herbiri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. HMK'nın 190.maddesinde de; ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu vurgulanmış olup, somut olay bakımından ispat külfeti kendisine ait olan davacı tarafça ticari defter ve kayıtları sunulmadığından çalıntı olduğu iddia edilen ürünlerin olay günü ticari defterlerin stokların da olup olmadığı ve varsa değerleri ile kar kaybı talebi bakımından da davacının olay öncesinde günlük kar miktarının tespiti ile davacının net zararının tespiti mümkün olmamıştır. Bu hali ile, maddi tazminat talepleri bakımından davacının ispat külfetini yerine getirmediği anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Manevi tazminat talebi yönünden ise, TBK'nun 58.maddesi hükmüne göre, "Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir." Davacının iş yerinde bulunmadığı sırada iş yerine girilerek, bir kısım eşyalarının çalınmış olmasının davacının kişilik haklarını zedeleyecek nitelikte bir eylem olmadığı, dolayısıyla da anılan hüküm uyarınca manevi tazminatın koşulları bulunmadığı anlaşıldığından manevi tazminat talebi yönünden de davanın reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 189,57 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 425,83-TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleşinceye kadar yapılacak giderlerin davacının yatırmış olduğu gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye avansın davacıya iadesine, 5-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 11.100,00-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine 6-1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 15/01/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır