Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10938 E. 2023/12504 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/10938
- Karar No
- 2023/12504
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/1012 E., 2021/1012 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü / İtirazın Reddi Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 07.01.2020 tarihinde davalının trafik sigortacısı olduğu aracın davacının yolcu olarak bulunduğu okul servisi aracına çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını, davalı ... şirketinin başvuru neticesinde eksik ödeme yaptığını belirsiz alacak davası açtıklarını belirterek şimdilik 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL bakıcı gideri tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini 91.889,57 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.943,00 TL bakıcı gideri olarak yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalıya usule uygun başvuruda bulunulmadığını, davacının sunduğu maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmediğini, 28.758,38 TL olarak yapılan ödeme ile sorumluluklarını sona erdiğini, bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, kazada sigortalı aracın kusuru olmadığını, davacının müterafik kusuru bulunduğunu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizle yapılması gerektiğini, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5'i oranında olabileceğini beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile 91.889,57 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.943,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 94.832,57 TL tazminatın 14.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davalıya usule uygun başvuruda bulunulmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davacının sunduğu maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmediğini, 28.758,38 TL olarak yapılan ödeme ile sorumluluklarını sona erdiğini, bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, kazada sigortalı aracın kusuru olmadığını, davacının müterafik kusuru bulunduğunu, hesaplamanın progresif rant değil, %1,8 teknik faizle yapılması gerektiğini, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç: İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki mevzuata uygun bulunduğu, bu raporu esas alarak aktüer bilirkişinin hazırladığı raporun ve hesaplama tekniğinin gerekçeli, mevzuata ve denetime uygun olarak ve Yargıtay uygulamaları gözetilmiş olması sebebiyle karar vermeye yeterli olduğu, kaza tespit tutanağında davalının tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, bakıcı gideri zararından davalının sorumlu olduğu, tam nispi vekalet ücreti takdirinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleri ile davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepler Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itirazında ileri sürdüğü sebepleri tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Sözkonusu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi ya da üniversitelerin adli tıp bölüm başkanlıklarının, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği 01.06.2015 tarihinden sonra Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak davacının başvuru yaparken sunduğu Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı’nın 07.08.2020 tarihli maluliyet raporu; Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş, başvuranın maluliyet oranının %6 olduğu belirlenmiş ve bu orana göre yapılan aktüer hesap raporu hükme esas alınmıştır. Ancak 07.01.2020 kaza tarihi itibariyle Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, hükme esas alınan rapor kaza tarihinde yürürlükte olmayan mevzuata göre düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti ve kaza ile illiyet bağının saptanması için, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden ya da Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıklarından olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun, muayeneli yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 3- HMK'nin 266 ncı maddesi hükmüne göre; hakim çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda bilirkişinin görüşüne başvurur. Kusur konusu teknik değil hukuki bilgiyi gerektirir. Hakim, Karayolları Trafik Kanunu ve Yönetmeliğine göre belirlenmiş kural ihlallerine göre tarafların kusur durumlarını takdir edecektir. Somut olayda, Uyuşmazlık ve İtiraz Hakem Heyetlerince, kaza tespit tutanağında davalının sorumluluğundaki araç sürücüsünün kusurlu olduğu gerekçesiyle kusur raporu alınmadan karar verilmiştir. Davacının yolcu olması nedeniyle söz konusu kaza tespit tutanağının hükme esas alınması kabul edilebilir ise de dosya kapsamından davalının sorumluluğundaki aracın kusursuz olabilme ihtimali olduğu görülmektedir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, davaya konu trafik kazası nedeniyle açılan soruşturma/ceza dosyası getirtilerek ceza dosyasında alınan kusur raporları, kaza tespit tutanağı irdelenerek tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması için İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek bilirkişi heyetinden kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden hükmün bu yönden de bozlumasuna karar vermek gerekmiştir. 4- 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.