Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/106 E. 2023/9131 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/106
- Karar No
- 2023/9131
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2346 E., 2022/1383 K. HÜKÜM/KARAR : Ret / Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bucak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2021/13 E., 2021/299 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 02.08.2014 tarihinde davacı ...'un kullandığı araç ile davalıya sigortalı aracın yaptığı kaza neticesinde davacıların kızları olan ...'un vefat ettiğini, davalıya sigortalı araç sürücünün kusurlu bulunduğunu, müteveffanın kaza tarihinde 28 yaşında olduğunu ve çalıştığını, destek tazminatının davalı tarafından karşılanması amacıyla davalıya başvuru yapılmışsa taleplerinin reddedildiğini beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile her bir davacı için 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı şirketin temerrüte düştüğü tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; huzurdaki dava konusu ile ilgili olarak daha önce verilmiş karar olduğunu, kesin hüküm nedeni ile davanın reddi gerektiğini, kusur oranlarının ve müteveffanın gelirinin tespitini talep ettkilerini, kusur nispetince sorumlu olduklarını, her halükarda müteveffanın müterafık kusuru bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların talebinin müşterek çocukları Nurcan'ın davacı ...'un kullandığı ve davalı ... şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı olan aracın yaptığı kaza sonucunda vefat etmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı taleplerine yönelik olarak Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurulması üzerine, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından 2019/48615 E. 2019/72260 K. sayılı karar ile davacıların taleplerinin reddine karar verildiği, davacılar tarafından işbu karara karşı itiraz yoluna başvurdukları, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti'nin 2019/İHK-19107 sayılı kararı ile de itirazın reddine karar verildiği, kararın miktar itibarıyla kesin olarak verildiği ve kesinleştiği, eldeki davanın ve sigorta tahkim komisyonuna başvurunun konusunu davacıların destekleri müşterek çocuk ...'un vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin olduğu, davacıların taleplerinin Sigorta Tahkim Komisyonu ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından değerlendirilerek kesinleştiği, bu nedenle Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 24/09/2019 tarih ve 2019/İHK-19107 sayılı kararının eldeki dava yönünden kesin hüküm teşkil ettiği ve kesin hüküm olumsuz dava şartı hususunda eksiklik bulunduğu anlaşıldığından davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi gereğince kesin hüküm dava şartı yokluğu nedeniyle yine 6100 sayılı Kanun'un 115/2. maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2019/48615 Esas, 2019/72260 Karar sayılı kararı maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemekte olup yaşanılan kaza sebebiyle müvekkillerinin tazminata hak kazanıp kazanamayacağı hususunun adli mercilerce yapılacak yargılama sonucunda karara ulaştırılması gerektiğini, müvekkilleri lehine destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi talebiyle ikame edilen davada tahkikat yapılmadan davanın usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılara kaza sonrasında adli yargı mercilerine alternatif biçimde 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi uyarınca kurulmuş olan Sigorta Tahkim Komisyonuna müracaat ettiği, bu komisyon tarafından verilen red kararının kesinleştiği mahkemece yazılı gerekçe ile 6100 sayılı Kanun'un 114/1-i ve 303 üncü maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesinde bir usulsüzlük görülmediği gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ile kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 02.08.2014 tarihli trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371, 114 ve 303 üncü maddeleri 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 ve 53 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davacıların 30.05.2019 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurarak davaya konu kazada kızlarının vefatı nedeni ile destek tazminatı talep etmelerine ve taleplerinin reddedilerek kararın kesinleştiğinin anlaşılmasına, 6100 sayılı Kanun'un 114/1-ı maddesi uyarınca kesin hüküm bulunmamasının dava şartı olmasına göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.