Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10390 E. 2023/13554 K. – Rücuen Tazmina
Konu: Rücuen Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/10390
- Karar No
- 2023/13554
- Karar Tarihi
- Konu
- Rücuen Tazminat
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/222 E., 2022/26 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ve dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 30.000,00 m2 olarak kayıtlı olan 136 parsel sayılı taşınmazın 3.250,00 m2’lik kısmının 347 parsel sayılı taşınmazla mükerrer olması nedeniyle hak sahipleri tarafından tapu iptal davası açıldığı, mahkemenin 16.03.1983 tarihli kararı ile mükerrer tapulamaya tabi olması nedeniyle 136 parsel sayılı taşınmazın 3.250,00 m2’lik kısmının iptaline karar verildiği, kesinleşen bu kararın 17.10.1983 tarihinde mahkemece Yenimahalle 2. Bölge Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderildiği, o dönemde Tapu Sicil Müdürü olan davalı ... tarafından tapu sicil katibi diğer davalı ...’e evrakın havale edildiği, ancak tapu iptaline ilişkin söz konusu mahkeme kararının taşınmazın kaydının bulunduğu beyanlar hanesinde belirtilmediği ve daha sonra taşınmazın tapu iptalinden önceki miktarı olan 30.000,00 m2 üzerinden dava dışı ...’a satış suretiyle tedavül gördüğü, ...’a 15.01.2008 tarihinde 136 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 30.000,00 m2’den 26.750,00 m2’ye düştüğünün Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından tebliğ edildiği, bunun üzerine ... tarafından Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/68 esas sayılı dosyasında ... aleyhine Türk Medeni Kanunu’nun 1007 maddesi uyarınca tazminat davası açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile 206.697,44 TL tazminata hükmedildiği ve kararın Yargıtay ilgili Dairesi tarafından onanarak kesinleştiği, davacı idare tarafından Ankara 9. İcra Müdürlüğünün 2009/1457 esas sayılı takip dosyasına ilam uyarınca 28.12.2010 tarihinde 290.670,84 TL ödeme yapıldığı belirtilerek ödenen 290.670,84 TL'nin kusur ve sorumlulukları bulunan davalı kamu görevlilerinden rücuen tahsiline karar verilmesini istenmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu mahkeme kararı uyarınca işlem yapması için evrakın dönemin tapu sicil memuru olan diğer davalı ...'e havale edildiğini, davalı ... tarafından tapu kütüğünün beyanlar hanesine kaydının yapılması gerekirken, hiçbir işlem yapılmadan dosyasına konulduğunu, davalı müvekkilinin kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; sorumluluğun Tapu Sicil Müdürü olan diğer davalı ...'e ait olduğunu, davaya konu mahkeme kararına ilişkin tapu iptali ve tescili kararının harcı yatırılmadığından gönderilen müzekkere nedeniyle işlem yapılamadığını, tapu sicil müdürünün, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Görev ve Sorumluluğu Yönetmeliğinin 14 üncü maddesine göre işlemleri takip ve sonuçlandırma görevi varken dava konusu hadisede bu görevini yerine getiremediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 20.03.2013 tarihli, 2011/561 esas ve 2013/145 karar sayılı kararı ile; 28.01.2012 tarihli bilirkişi raporunda davacı idarenin zararının 296.880,22 TL olarak belirlendiği ve davalıların tapu kaydına iyi niyetle itimat eden 3. şahısların zarar görmesinde kusurlu oldukları, davalı ...'in evrakı havale eden tapu sicil müdürü olarak, diğer davalı ...'in müdürü tarafından havale edilen evrakı hiçbir işlem yapmadan dosyasına bırakıp görevini yapmamak sureti ile işlemlerin yapıldığı tarihte ve dava tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanununun 50 inci ve 146 ncı maddeleri uyarınca zarardan sorumlu oldukları, ancak çalışma şartları, davalıların yetki ve görevleri, davacının tescil kararı kesinleşmesine rağmen kararı infaz ettirmedeki gecikmesi değerlendirilerek hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulü ile 90.000,00 TL hazine zararının 30.12.2010 tarihinden itibaren müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkeme kararına süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. Dairemizin 17.06.2015 tarihli, 2014/11138 esas ve 2015/8031 karar sayılı ilamı ile, davacının tüm, davalı ...'in diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, ''...818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 50. ve 51. (6098 s. TBK m. 61, 62) maddelerinde düzenlenmiş bulunan teselsül kuralları, birden çok kişinin birlikte bir zarara yol açmaları ve aynı zarardan dolayı sorumlu olmaları durumuna ilişkin olup, zarara yol açanlar ile zarar gören arasındaki ilişkinin düzenlenmesine yöneliktir. Eldeki dava, rücuan tazminat istemine ilişkin olup; rücu davasında sorumlular arasında teselsül hükümleri uygulanamaz. Davalılar ancak kusurları oranında sorumludurlar. Açıklanan ilke gözönünde tutularak davalıların kusurlarının ayrı ayrı belirlenmesi ve davalı ...'in kusuru oranında tazminatla sorumlu tutulması gerekir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.'' gerekçesiyle karar bozulmuştur. Bozma ilamına karşı davacı vekili ve davalı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuş; Dairenin 24.06.2020 tarih, 2019/2603 Esas ve 2020/2247 Karar sayılı ilamıyla davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin reddine, davalı ... tarafından mahkemece verilen hüküm temyiz edilmediğinden karar düzeltme dilekçesinin reddine karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, 04.08.2021 tarihli bilirkişi raporu benimsenerek dava konusu zarardan davalı Tapu Sicil Müdürü ...'in diğer davalı tapu sicil memuru ...'e "beyanlar hanesine kaydı yapılsın" şeklinde bir yazılı talimat vermemek, davalı tapu sicil memuru ...'in de kendisine havale edilen mahkeme kararına ilişkin ne gibi bir işlem yapması gerektiğini bilmesi, bu yönde bir talimat bulunmaması durumunda müdürü olan davalı ...'i uyarması gerekirken anılan hususa aykırı davranarak beyanlar hanesine mahkeme kararı bulunduğu halde bu yönde herhangi bir şerh yazmayarak kusurlu olduğu ve davalıların meydana gelen zarardan eşit oranda sorumlu/kusurlu oldukları kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile toplam 90.000,00 TL tazminatın 45.000,00 TL’sinin davalı ...’den, 45.000,00 TL'sinin davalı ...’den 30.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davacı vekili ve dahili davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ...'in tazminatın tamamından sorumluluğuna karar verilmesi gerektiğini, davanın hakkaniyet indirimi nedeniyle kısmen kabul kısmen reddine karar verildiğini, reddedilen kısmı üzerinden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının yerinde olmadığını, davanın tümünün kabulüne karar verilmesi gerekirken hakkaniyet indirimi yapılmasının yerinde olmadığını, aksi düşünülse bile indirim oranının çok yüksek olduğunu, alınan bilirkişi raporunda davalıların kusur oranlarının belirtilmediğini, davalıların kusur oranlarının olayın oluş şekli, davalıların yetki ve sorumlulukları dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. Dahili davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dahili davalının murisi ...'e davaya konu işlem nedeniyle atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, haksız fiilin varlığı söz konusu ise de davanın zamanaşımına uğradığını, davacı ... tarafından aleyhine açılan Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/68 esas sayılı dosyasında murise ve diğer davalıya ihbarda bulunulmadığını, eğer ki dava ihbar edilmiş olsaydı, söz konusu işlemden doğrudan etkilenebilecek olan muris ... ve diğer davalı ... bakımından konu hakkında gerekli savunmalar ortaya konularak ... aleyhine hatalı hüküm tesis edilmesinin önüne geçilebileceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı Tapu Sicil Müdürlüğü görevlilerinin kusurlu eylemleri sonucu dava dışı kişiye mahkeme kararı uyarınca yapılan ödeme nedeniyle uğranılan zararın rücuen tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 inci, 43 üncü, 44 üncü, 50 nci ve 51 inci maddeleri (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49 uncu, 51 inci, 52 nci, 61 inci ve 62 nci maddeleri), 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre dahili davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; a-)Dava dilekçesinde 296.880,22 TL maddi tazminatın davalılardan rücuen tahsili istenmiştir. Mahkemece 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 43 üncü ve 44 üncü maddeleri ( 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 inci ve 52 nci maddeleri) gereğince hakkaniyet indirimi yapılarak davanın kısmen kabulü ve takdiri indirimler nedeniyle reddedilen bölüm üzerinden davalılar yararına vekalet ücreti takdir edilmiştir. Yasal, hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeni ile davanın kısmen kabul edilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım yönünden davalı yararına vekalet ücreti takdir edilip edilmeyeceği önem kazanmaktadır. Kısmen reddedilen miktar, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 43 üncü ve 44 üncü maddesinden kaynaklanan bir indirim ise indirim miktarı yasadan kaynaklandığından bu indirim nedeni ile davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyecektir. Şu durumda; yerel mahkemece, kısmen reddedilen miktarın, asıl alacaktan takdiri indirim yapılması nedeniyle yasadan kaynaklandığı ve bu durumda davalılar yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceği nazara alınarak karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. b-) Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 90.000,00 TL tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline ilişkin verilen 20.03.2013 tarihli ilk kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 17.06.2015 tarihli, 2014/11138 esas ve 2015/8031 karar sayılı ilamı ile davacının tüm, davalı ...'in diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, davalıların kusurlarının ayrı ayrı belirlenerek davalı ...'in kusuru oranında tazminatla sorumlu tutulması gerektiği belirtilerek davalı ... yararına bozulduğu ve davalı ... hakkında verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin ilk kararın bozma kapsamı dışında kalmakla kesinleştiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, mahkemece davalı ... hakkında davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen ilk karar kesinleşmiş olmakla davalı ... yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yeniden hüküm tesisi doğru değildir. Açıklanan nedenle kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle dahili davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Değerlendirme bölümünün 2 (a) ve (b) nolu bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının davacı yararına BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden dahili davalı ...'e yükletilmesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine, 14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.