İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/524 E. 2025/195 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/524
Karar No
2025/195
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/524 Esas KARAR NO :2025/195 DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:16/09/2024 KARAR TARİHİ:24/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili olduğu şirketin alacağına kavuşamama ihtimaline binaen, alacak tutarınında yüksek olması da dikkate alınarak ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, dava dışı ... ile müvekkili şirket arasında karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk (trafik sigortası) sigorta poliçesi akdedildiğini, Anılan poliçe ile ... plaka numaralı araç 25/12/2014 - 25/12/2015 tarihleri arasında sigortalandığı, .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... esas sayılı dosyası doğrultusunda müşterek ve müteselsil sorumluluktan kaynaklı verilen karar doğrultusunda müvekkili şirket tarafından zarar görenlere sorumluluğundan fazla olarak tüm tazminatın ödendiğini, 28.11.2015 tarihinde, ... A.Ş. nezdinde Karayolları Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi ile sigortalı, maliki ve sürücüsü ... olan ... plakalı aracın % 70 kusuru ve Karayolları Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi bulunmayan ve sürücüsü ... sevk ve idaresindeki motosikletin % 20 kusuru ile sebebiyet verilen kaza neticesinde, ... A.Ş. tarafından .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas ve ... Karar Sayılı kararı gereğince ... İcra Dairesi’nin 2018/... Esas sayılı dosyasına 418.019,25 TL olan tüm tazminatın ödendiğini, İşbu ödenen tazminatın Karayolları Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi bulunmayan ve sürücüsü ... sevk ve idaresindeki motosikletin kusuru nispetindeki 160.259,91 TL'si davalı ... Hesabı'nın sorumluluğu olması sebebiyle müvekkili şirketin müşterek ve müteselsil sorumluluktan doğan rücu hakkına göre istirdatını talep etme zorunluluğu doğduğunu, müvekkili olduğu şirketin davalıya rücu hakkının bulunduğunu, tüm bu açıklamalar doğrultusunda davalının menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiğini, .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasına vaki itirazın 160.259,91- TL alacak açısından iptali ile takibin 29.11.2022 tarihinden itibaren alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olayda, davacı vekili tarafından müvekkili kuruma hiçbir belge ve beyan sunulmadığını ve başvuru yapılmamış olması nedeniyle, davacının talebi ile ilgili olarak değerlendirme yapılamadığını, dava konusu 28.11.2015 tarihli trafik kazasında zarar görenlerin ikame ettiği .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. ... K. Sayılı dosyasında, davacı ... AŞ ile müvekkil kurum ... Hesabı aleyhine müşterek müteselsil sorumluluk esası ile hüküm kurulduğunu, iş bu nihai hüküm hakkında müvekkili kurum tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğunu ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2023/538 E., 2024/236 K. Sayılı ilamı ile istinaf başvurusu kabul edilerek yeniden yargılama yapılmak üzere yerel mahkeme kararı kaldırıldığını, Yargılama .... Asliye Hukuk Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasında görüldüğünü, bu nedenle bu aşamada müvekkili kuruma rücu edilmesi mümkün olmadığını, davaya konu kazaya karışan greyder plakasız ve tescilsiz olduğunu, tescilsiz araçlara ilişkin olarak ... Hesabının trafik sigortası yapma zorunluluğu olmadığı, Bu durumda mahkemece, trafik sigortası bulunmayan araç nedeniyle zararın doğduğu ve davalı ... Hesabı'nın zarardan sorumlu olduğu davacı tarafça iddia edildiğine göre, aracın trafik sigortası yaptırması zorunlu araçlardan olduğunu ispat yükünün de davacı üzerinde olduğu gözetilmek suretiyle; araçla ilgili tespitlerin yer alabileceği soruşturma dosyasının getirtilip incelenmesi, davacıların desteğinin idaresindeki tescilsiz motosiklete ilişkin faturanın sunulması için davacı tarafa uygun bir süre verilip belgenin temin edilmesi; bahsi geçen motosikletin davacı elinde bulunması halinde, araç üzerinde, aksi halde soruşturma dosya kapsamında elde edilen CD ve fotoğraflar üzerinden uzman makine mühendisi marifetiyle inceleme yapılıp araç motor silindir hacminin belirlenmesi gerekirken aracın niteliği konusunda araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." Bu nedenle de rücu talebinin kabul edilmesi mümkün olmadığı, dava tarihinden önce müvekkili kuruma gerekli evrakla başvuru yapılmadığını, dava tarihinden itibaren yasal temerrüt faizi işletilmesi mümkün olduğundan bahisle tüm bu açıklamalar ışığında sair hususlar hakkındaki beyan hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ve ücreti vekaletin de davacıya tahmil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, ... esas sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve dosyanın UYAP kaydı dosyamız arasına alınmıştır. .... Asliye Hukuk Mahkemesine müzekkere yazılarak, ... esas sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve dosyanın UYAP kaydı dosyamız arasına alınmıştır. ... İcra Dairesine müzekkere yazılarak, 2018/... esas sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve dosyanın UYAP kaydı dosyamız arasına alınmıştır. ... CBS'ye müzekkere yazılarak, ... esas sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve dosyanın UYAP kaydı dosyamız arasına alınmıştır. GEREKÇE: Dava, müteselsil sorumlulukta payından fazlasını ödeyen davacının, fazla ödediği miktarın rücu talepli başlattığı takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir. İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır. Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir. Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde, takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Davacı ve davalı taraf, .... AHM’nin ... Esas sayılı dosyasında ihtiyari dava arkadaşı olarak davalı tarafta yer almış, verilen tazminat kararında da müteselsil sorumlu olduklarına hükmedilmiştir. Verilen ilamın icrası için başlatılan ... İcra Müdürlüğü’nün 2018/... Esas sayılı dosyasında davacı sigorta şirketi 418.019,25 TL ödeme yapmıştır. 18/10/2022 tarihli tahsilat makbuzunda 160.259,91 TL’lik ödemenin kimin tarafından yapıldığı hususunda çelişki bulunsa da, icra müdürlüğünün 18/12/2024 tarihli müzekkeresi ile ödemenin davacı sigorta şirketi tarafından yapıldığı kabul edilmiştir. TBK md. 61’de dış ilişkide müteselsil sorumluluk “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” şeklinde düzenlenmiştir. 62. maddede ise iç ilişkide müteselsil sorumluluk “Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur.” şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda da taraflar .... AHM’nin ... Esas sayılı dosyasında müteselsil olarak sorumlu tutulmuş ve payları belirtilmiştir. İlamın icrasında davacı sigorta şirketi, davalının payına isabet eden 160.259,91 TL’yi de ödediği için TBK md. 62 uyarınca davalıya rücu hakkı bulunmaktadır. Ancak .... AHM’nin dosyasının incelenmesinde ilamlı icra dosyasına konu kararın istinaf incelemesi sonucu kaldırıldığı ve yargılamanın... Esas sayılı dosya ile devam ettiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla tarafların borçlu olduğu miktarın ve sorumluluk paylarının tespitine dair esas yargılama devam etmektedir. Davacının ödeme yaptığı icra dosyasının dayanağı olan ilam da ortadan kaldırılmıştır. İlamların icrasında kararın kaldırılması halinde icranın iadesi kurumunun uygulanması gerekir. İİK md. 40/2’ye göre, “ Bir ilâm hükmü icra edildikten sonra bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur.” Yargılamanın sonucunda kesinleşen karara göre davacının icranın iadesini talep etme hakkı bulunmaktadır. .... AHM dosyasının şu anki haliyle tarafların borçlu olduğu miktarın ve sorumluluk paylarının belirlendiği söylenemez. .... AHM dosyasının kesinleşmesinin beklenip beklenmeyeceğinin değerlendirilmesinde; davacının rücu talebini icra takibi ile davalıya yönelttiği ve eldeki davanın itirazın iptali davası olması sebebiyle, işbu yargılamada takiple ve takipte gösterilen sebeplerle bağlı olunduğu kanaatine varılmıştır. Dava konusu .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında borcun sebebi olarak .... AHM’nin ... Esas sayılı dosyasında ödenen 418.019,25 TL’den davalının payına düşen miktar gösterildiğinden; .... AHM’nin kaldırma kararı sonrası... Esas sayılı dosyada verilecek karar sonucu davacının rücu talebini .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyası üzerinden yürütemeyeceğinden, .... AHM dosyasının kesinleşmesinin beklenmesine gerek olmadığı değerlendirilmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle; davacının ödemesine esas mahkeme ilamının istinaf yargılaması sonucu kaldırılması ile dayanağını yitirmesi, tarafların borçlu oldukları miktarın ve sorumluluk paylarının kesinleşmemesi sebebiyle rücu talebinin bu aşamada değerlendirilemeyeceği, davanın erken açılan dava niteliğinde olduğu ve davacının kesinleşen karar sonucu duruma göre icranın iadesine başvurabileceği kanaatiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davalının kötü niyet tazminatı talebi bulunmadığından bu hususta bir değerlendirme yapılmamıştır. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 1.270,55-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/03/2025 Katip ... Hakim ...

Atıf: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/524, K. 2025/195, T. 24.03.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-19-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-524-e-2025-195-k-da820bc6bf68