İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/73 E. 2025/729 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/73
Karar No
2025/729
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 18/01/2025 KARAR TARİHİ : 16/06/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .....tarihinde saat .....sıralarında davalı .....sevk ve idaresindeki .....sigorta poliçe numaralı ve .....plaka sayılı yolcu otobüsü ile TEM otoyolu Adana Tarsus istikameti yenice mevki yenice dinlenme tesislerine yaklaşık 1. km kala 2. Şeritte seyretmekte iken havanın yağışlı olması sebebiyle .....KM Geldiği esnada aracın kontrolünü kaybetmesi sonucu orta ayrıç içinden geçerek diğer istikamet olan Mersin-Adana yönündeki sol kenar demir bariyerleri aşarak savrulup takla atması sonucu Mersin-Adana İstikametinden .2 şeritte normal seyir eden .....ve .....araçlara da çarpması suretiyle ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda .....plakalı yolcu otobüsü sürücüsü .....%100 kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin ise bu araçta yolcu olarak bulunduğundan kusursuz olduğunu, müvekkilinin maruz kaldığı kazaya ilişkin mağduriyetinin giderilmesi için 10, TL geçici iş göremezlik, 10,00 TL sürekli iş göremezlik, 10,00 TL tedavi gideri, 10,00 TL bakıcı gideri olmak toplam 40,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 350.000,00 TL manevi tazminatın malen sorumludan ve sürücüden müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile tahsiline, adli yardım talebinin kabulüne, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir. Davalı .....Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan maddi tazminat taleplerine ilişkin sorumluluğunun; sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü kusursuz olduğunu, davacının maddi tazminat taleplerini kabul etmediklerini, davacı aylık gelirleri ile sosyal ve medeni durumunu çalışıp çalışmadığı hususlarında delil sunulmadığını, iddia edilen gelirin vergi dairesi kayıtları veya ücret bordroları ile kanıtlanması, davacıya SGK tarafından kaza nedeniyle ödeme yapılıp yapılmadığı hususlarının tespiti gerektiğini, yönetmeliğin amir hükmü ve Sağlık Bakanlığı'nca doğrudan bu hususa ilişkin düzenlenen müzekkere cevabı doğrultusunda dosyanın adli tıp kurumu'na gönderilerek; rapor alınması gerektiğini, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile; davanın öncelikle usulden reddine, davanın esastan reddine, kusur oranlarının ve maluliyet tespiti için dosyanın adli tıp kurumu ihtisas dairesine bilirkişi incelemesine gönderilmesine, davacı taraf delillerinin tebliği ile delilerinin tebliğine dek esasa cevap verme hakkımızın saklı tutulmasının, müvekkili şirket sorumluluğunun tespiti açısından davacının gerçekten de zararının olup olamadığının davacı tarafça ispatına, temerrüte düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkil şirket aleyhine yargılama giderine,faize ve vekalet ücretine karar verilmemesini, karar verilmesi halinde müvekkil şirketin sorumlu olduğu azami poliçe teminat limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı dikkate alınarak yargılama giderinin,faize ve vekalet ücretine hükmolunmasını; reddedilen kısım için yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı .....Diyarbakır Turizm vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevsiz mahkemede açıldığı, görevli mahkeme tüketici mahkemesi olduğunu, kazanın meydane geliş şekli ile araç sürücüsünün eylemi arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacı, dava konusu kazanın meydana gelmesinde şirket çalışanı konumunda olan müvvekkilinin asli kusurlu bulunduğunu iddia ettiğini, ancak davacının kusur oranına ilişkin bu iddiaları taraflarınca kabul edilmediğini, her ne kadar müvekkilinin Karayolları Trafik Kanunu’ndan doğan yükümlülüklerin ihlali nedeniyle tam kusuru bulunduğu iddia edilmiş olsa da; davacının bu iddiası yalnızca olay yerine düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağına dayanmadığını, bunun dışında dosya kapsamında Delil Tespiti talebi neticesinde aldırılmış .....tarihli Bilirkişi Raporu'nda "orta refüjünde bariyer bulunmaması" Karayolları Genel Müdürlüğü'ne kusur olarak yüklenmiştir. Zira Kaza Tespit Tutanağının geçerliliği, aksi ispat oluncaya kadar söz konusu olup; mahkemece yapılacak keşif ardından aldırılacak yeni bilirkişi raporu tespitleri ile sona ereceğini, bu nedenle davacı tarafından kaza tespit tutanağına dayanarak işleten konumunda olan şirkete ve sürücü olan müvekkiline kusur izafe edilmesinin ve bu kusur oranları doğrultusunda talep edilen tazminatların kabulü mümkün olmadığını yine aynı şekilde müvekkili kullanmış olduğu kazaya karışan araca ait araç içi kamera kayıtları da incelendiğinde, müvekkilinin ilgili kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru olmadığı ortaya çıkacağını, iş bu sebepten ilgili araç içi kamera kayıtlarını, ceza dava dosyasından istenilmesini ve dosya arasına alınmasını, açıklanan nedenlerden dolayı, öncelikle davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle, usulden reddine, mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde bu kez; davanın zorunlu arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden usulden reddine, davanın ve taleplerin ayrı ayrı reddi ile birlikte yargılama gideri ve avukatlık vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava konusu, davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu yolcu otobüsünün .....tarihinde karışmış olduğu trafik kazası nedeniyle otobüsün sürücüsü ve işleteni ile ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketine yöneltilmiş bedensel zarara ilişkin maddi tazminat istemine ve araç işleteni davalı şirket ile araç sürücüsünü yöneltilmiş manevi tazminat istemine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinden davaya konu kazanın, davacı .....davalı .....Turizm Ltd. Şti.'nin işleteni olduğu yolcu otobüsünde yolcu olarak bulunduğu esnada meydana geldiği, bu hali ile davanın davacı ile işleten yönünden taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davası olduğu anlaşılmaktadır. Taşıma Sözleşmesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda düzenlenmiş ise de; .....tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/k maddesinde tüketici tanımlanmış "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" 3/ı maddesinde ise tüketici işlemi "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 73/1 maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2 maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği belirtilmiştir. Ayrıca HMK'nın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartları arasında sayılmış olup, HMK'nın 115. maddesi hükümleri gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığı, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen dikkate alınması gereken hususlardandır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30. maddesinde usul ekonomisi ilkesi düzenlenmiş, hâkimin, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 57. maddesinde "ihtiyari dava arkadaşlığına" yer verilmiş, 166/4. maddesinde "davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantının varsayılacağı" hükme bağlanmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesinde ise "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde aralarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda davanın açıldığı tarih itibariyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, buna göre yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca işbu davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait bulunduğu açıktır. Dava konusu olayda davalı sigorta şirketi ile davacı arasındaki uyuşmazlığı inceleme görevi ticaret mahkemesine ait ise de işbu dava, taşıyan olan davalıya karşı birlikte açılmıştır. Bu durumda davalılar arasında bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği de muhtemeldir. Hal böyle olunca usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlüğü açısından, davaların birlikte görülmesi gereklidir. Ayrıca davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın da ticaret mahkemesine göre daha özel nitelikteki tüketici mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usul kurallarına da uygun düşecektir. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkeme, görevli olup olmadığını yargılamanın her aşamasında kendiliğinden inceler ve görevsiz olduğu kanısına varırsa kendiliğinden görevsizlik kararı verir. Taraflar da, yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile mahkemece re’sen, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. Çünkü görev her halükarda dava şartlarındandır. Bu durumda davanın, davalı işleten .....Turizm İnşaat Nakliye Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.’ne ait olan yolcu otobüsünün karıştığı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olması, taraflar arasındaki ilişkinin taşıma sözleşmesinden kaynaklanması davacı ile taşıyan arasındaki temel ilişki olan taşıma sözleşmesinin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalması nedeniyle davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesine aittir. Açıklanan nedenlerle Diyarbakır Tüketici Mahkemelerine görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş ve aşğıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. G.D:Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere; HÜKÜM: 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.'nun 114/1-c maddesi ve 115/2. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin Diyarbakır Tüketici Mahkemesi olduğuna, 3-6100 Sayılı HMK'nın 20.maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya bulunulan yer mahkemesine başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dosyanın görevli DİYARBAKIR NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, aksi takdirde dosyanın resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 4-H.M.K.'nın 331/2. maddesi uyarınca harç, vekalet ücreti ve diğer yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, Davacı vekili ve davalı .....San. Tic. Ltd. Şti. ve .....vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip Hakim

Atıf: Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/73, K. 2025/729, T. 16.06.2025, www.arakarar.com/karar/diyarbakir-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-73-e-2025-729-k-09e7705506de