Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10373 E. 2026/3821 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10373
Karar No
2026/3821
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/131 E., 2023/1095 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ... mirasçıları ve ... vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacılar vekili tarafından istenilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda 07.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davalı ... ve diğerleri vekili Av. ... geldi. Diğer davalı ... A.Ş ile davacılar adına gelen olmadı. Davalı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 07.04.2026 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketi nezdinde ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan davalılardan ...'ün işleten diğer davalı ...'ün sürücüsü olduğu araç ile davacı motorsiklet sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki araç arasında meydana gelen çift taraflı trafik kazası neticesinde davacı ...'ın yaralandığını ve %97 oranında iş gücü kaybına uğradığını, tekerlekli sandalyeye bağlı olarak yaşamak zorunda kalan davacı ...'ın iş yerini çalıştaramadığını, birikmiş vergi borçlarını dahi ödeyemez hale geldiğini ve bir takım tedavi gideri harcamaları yapmak zorunda kaldığını, motosikletinin de hasarlandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 20.000,00 TL maddi tazminat, 14.000,00 TL prim borçları, 100.000,00 TL bakıcı gideri ve 24.036,00 TL ulaşım ve tedavi gideri olmak üzere toplam 158.036,00 TL maddi tazminatın ve 500.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ...'ın eşi olan davacı ... ... için 150.000,00 TL ve çocukları olan diğer davacıların her biri için ayrı ayrı 75.000,00 TL olmak üzere toplam 800.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında sunulan 23.10.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 1.144,182,00 TL'ye artırmış; ıslah dilekçesinin açıklanmasına ilişkin sunulan 11.10.2022 tarihli dilekçesi ile ıslaha konu 1.144.182,00 TL'nin 9.914,55 TL'sinin geçici iş göremezlik tazminatı, 234.000,00 TL'sinin bakıcı gideri, 900.000,00 TL'sinin de sürekli iş göremezlik zararına ilişkin bulunduğunu açıklamış; 10.02.2022 günlü oturumda hasar bedeline ilişkin taleplerin atiye terk edildiğini beyan etmiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; bakıcı ve tedavi giderine ilişkin taleplerin SGK tarafından karşılanması gerektiğini, davacının maluliyetinin ve tarafların kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, davacıya SGK tarafından herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılması gerektiğini ve manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karışan aracın davalı şirket nezdinde aynı zamanda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu ve söz konusu poliçe kapsamında davacı ...'a 10.07.2015 tarihinde 198.255,084 TL ödeme yapıldığını ve yapılan bu ödeme ile davalı şirketin sorumluluğunun sona erdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu kazaya ilişkin olarak resmi belge niteliğinde olan kaza tespit tutanağının yalan beyanla yanlış tutulmasına sebebiyet verme iddiası ile açılan ceza dosyası ve tüm dosya kapsamına göre 09.03.2012 tarihinde davalı sürücü ... yönetiminde vefat eden davalı ...'ün kayden maliki olduğu araç ile davacı motorsiklet sürücüsü arasında meydana gelen kaza neticesinde davacı ...'ın yaralandığı, mahkemece Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu'ndan alınan 10.08.2020 tarihli maluliyet raporunda, davacının % 92 oranında meslekte kazanma gücü kaybına uğradığının ve başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olduğunun belirlendiği, tarafların kusur oranlarının tespit edilebilmesi için uzman bilirkişiden alınan 03.04.2019 tarihli kusur raporunda davacı motorsiklet sürücüsü ...'ın tali ve % 10 oranında, davalı sigortalı araç sürücüsü ...'ün asli ve % 90 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ve davacının % 20 oranında müterafik kusur indirimi esas alınarak davacı ...'ın geçici iş göremezlik zararının 9.914,55 TL, sürekli iş göremezlik zararının 1.076.348,98 TL ile bakıcı gideri maddi zararının 1.730.596,56 TL olarak hesaplandığı, söz konusu raporun denetime ve hüküm tesisine elverişli olduğu, davacının yaralanmasının niteliği gözetildiğinde dava dilekçesinde tedavi gideri, tedavi için yapılan yol ve konaklama gideri için talep edilen 24.036,00 TL'nin hakkaniyete uygun olduğu, hasar bedeline ilişkin talebin atiye terk edildiği ve söz konusu talep yönünden davanın takip edilmediği gerekçesiyle davacı ...'ın motosiklet hasar bedeli olarak talep ettiği kısma yönelik açılan davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 150/5. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, davacı ...'ın maddi tazminat isteminin kabulü ile 9.914,55 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 900.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 234.000,00 TL bakıcı gideri ile 24.036,00 TL belgelenemeyen tedavi ve yol gideri olmak üzere toplam 1.167.950,55 TL maddi tazminatın davalı ... A.Ş yönünden poliçe limiti olan 100.000,00 TL ile sınırlı olacak ve 10.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ... şirketinden, davalı ... ve dahili davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 09.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat istemi yönünden davanın kısmen kabulü ile davacı ... yönünden 400.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... yönünden 80.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... yönünden 45.000,00 TL manevi tazminatın ve davacı ... yönünden 45.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 09.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... ve dahili davalılardan alınarak davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ile davalı müteveffa ... mirasçıları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'ndan alınan ve kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca hazırlanan 10.08.2021 maluliyet raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan kusur raporunun somut olayın özelliklerine uygun bulunduğu ve ... 52. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/104 Esas ve 2016/138 Karar sayılı dava dosyasında davalı araç sürücüsü ...'ün cezalandırılması ile sonuçlanan ve 03.04.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılan ceza yargılamasına ilişkin dosyada yer alan belirlemeler ile örtüştüğü, davalılar yönünden temerrüt hali kaza tarihinde oluşacağından fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan bir davada ıslahla artırılan miktar bakımından da faiz başlangıcının kaza tarihinden başlatılmasının yerinde olduğu, karar tarihine en yakın tarihteki verilere göre düzenlendiği anlaşılan 12.09.2022 tarihli ek raporun güncel Yargıtay uygulamalarına ve somut olayın özelliklerine uygun bulunması nedeniyle hükme esas alınmasında kural olarak herhangi bir isabetsizlik bulunmamakta ise de; eldeki davada aynı bilirkişi tarafından düzenlenen 03.05.2021 günlü hesap raporuna taraf vekillerince itiraz edilmesi üzerine aynı bilirkişi heyetinden 12.11.2021 tarihli ilk ek raporun alındığı, söz konusu raporda tüm taraf itirazları değerlendirilerek davacı tarafın itirazı kapsamında müterafik kusurun %10 olduğunun kabul edilmesi halinde hesaplama değişeceğinden %10 ve %20 müterafik kusur durumuna göre seçenekli olarak hesaplama yapıldığı ve davalı ... şirketi tarafından yapılan ödeme ile davacı ...'ın %20 müterafik kusur durumuna göre talep edebileceği kalıcı iş göremezlik zararının 467.585.85 TL olarak hesaplandığı ve 12.11.2021 tarihli ek rapora davacı tarafından itiraz edilmediği, davalı tarafın itirazları üzerine dosyaya 03.02.2022 tarihli ve 12.09.2022 tarihli ek raporların alındığı, hal böyle olunca davacı tarafça 12.11.2021 günlü ek rapora hiç bir şekilde itiraz edilmediği gözetildiğinde bu raporla belirlenen tazminat miktarlarının davalı taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturacağı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince kalıcı iş göremezlik zararı bakımından usuli kazanılmış hak kuralını ihlal edecek şekilde 467.585,85 TL yerine 900.000,00 TL tazminata hükmedilmiş olmasının hatalı olduğu, dava konusu olayda zararlandırıcı eylemin tarihi, olayın meydana geliş şekli, sonuçları, tarafların kusur durumu, davacının yaralanmasının niteliği ve maluliyet oranı, kaza tarihindeki paranın alım gücü, tarafların dosyaya yansıyan sosyal ve ekonomik durumları ile davacıların birbirleriyle yakınlıkları, davacı ... ile davacı ... ...'ın boşanma nedenleri dikkate alındığında davacı çocuklar yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları açıklanan ilkelere ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 4. maddesinde düzenlenen takdir hakkının kullanmasına ilişkin kurala uygun ise de davacı ... ve davacı ... ... yararına takdir edilen manevi tazminat miktarlarının fazla olduğu gerekçesiyle davalılar ... ile davalı müteveffa ... mirasçıları vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesis edilerek davacı ...'ın motosiklet hasar bedeli olarak talep ettiği kısma yönelik açılan davanın 6100 sayılı HMK'nın 150/5. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, davacı ... yönünden maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 9.914,55 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 467.585,85 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 234.000,00 TL bakıcı gideri ve 24.036,00 TL belgelenemeyen tedavi ve yol gideri olmak üzere toplam 735.536,40 TL maddi tazminatın davalı ... A.Ş yönünden poliçe limiti olan 100.000,00 TL ile sınırlı olacak ve 10.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ... şirketinden, davalı ... ve dahili davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 09.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı ...'ın sürekli iş görmezlik zararına yönelik fazlaya ilişkin talebinin ise reddine, manevi tazminat istemi yönünden davanın kısmen kabulü ile davacı ... yönünden 250.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... ... yönünden 40.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... yönünden 45.000,00 TL manevi tazminatın ve davacı ... yönünden 45.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 09.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... ve dahili davalılardan alınarak davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davalılar yararına usuli kazanılmış hak olduğu gerekçesiyle maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında yapılan ödemenin güncellenerek İlk Derece Mahkemesinin takdir ettiği tazminattan mahsup edilmesinin hesaplama usulüne aykırı olduğunu ve Bölge Adliye Mahkemesince yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... ve ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafın maddi taleplerini sürekli değiştirmesinin taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğunu, maddi ve manevi tazminat talebi yönünden takdir edilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin hatalı olduğunu, hasar bedeli yönünden davanın açılmamış sayılmasına ilişkin verilen karar yönünden maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı ...'ün sigortalı aracın sürücüsü olduğu yönündeki kabulün hatalı olduğunu, tarafların kusur oranları yönünden Bölge Adliye Mahkemesince herhangi bir inceleme yapılmadığını, davacı ...'ın motorsikletin selesini deri kaplatmak için verdiği ve metal kaplama üzerinde oturduğunu beyan ettiği gözetildiğinde bu hususun davacının kusur oranını artıran bir unsur olduğunu, davalı ... şirketi tarafından yapılan ödemenin hesaplanan tazminattan en son mahsup edilmesi gerektiğini, indirim sırasının hatalı olduğunu, bakıcı giderinin net asgari ücret üzerinden hesaplanması ve hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, bakıci giderinin 1 aylık süre esas alınarak hesaplanması gerektiğini, aktüer bilirkişi raporunda gerçek zarar ilkesine aykırı hesaplama yapıldığını, davacının bilinen döneminde bakıcı giderine hak kazanabilmesi için gerçekten bir bakıcı istihdam ettiğini ispatlaması gerektiğini, davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacının hem kaza hem de yaralanma yönünden müterafik kusurlu olduğu kabul görmesine rağmen hiçbir talebine takdiri indirim uygulanmadığını, tedavi ve yol giderlerine ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, sigorta poliçe limitinin hatalı belirlendiğini, davacıya zorunlu trafik sigortası ve kasko sigortası poliçesi kapsamında ödeme yapılıp yapılmadığı yönünde araştırma yapılarak ödeme yapıldığının anlaşılması halinde tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, davacı ... yararına takdir edilen manevi tazminatın fazla olduğunu, her ne kadar olay tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiş ise de dava öncesi temerrüt oluşmadığından ve ıslah tarihi de dikkate alınması gerektiğinden faize yönelik kararın hatalı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından İhtiyarı Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli bakıcı gideri, SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri ve hasar bedelinin davalı ... şirketi, aracın sürücüsü ve işletenden tahsili, diğer davacıların manevi tazminat talebine ilişkindir. 1. Davacılar vekilinin ve davalı ... ile ... mirasçıları vekilinin davacılardan ..., ... ve ... ...'a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. HMK'nın 362/1.a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanunun 44. maddesiyle HMK'ya eklenen ek 1. maddesinde öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2023 yılı için 238.730,00 TL’dir Dosya içeriğine göre; davacılar vekili tarafından dava dilekçesinde davacı ... ... yönünden 150.000,00 TL manevi tazminatın ve diğer davacılar ... ve ... yönünden ayrı ayrı 75.000,00'er TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesi istenilmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince davacı ... ... yönünden 40.000,00 TL, davacılar ... ve ... yönünden ayrı ayrı 45.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği gözetildiğinde ihtiyarı dava arkadaşı olan her bir davacı yönünden kabul edilen ve reddedilen tutarlar temyiz kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır. O halde Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti olmayıp davacılar vekilinin ve davalı ... ve ... mirasçıları vekilinin adı geçen davacılar yönünden temyiz dilekçesinin HMK’nun 362/1-a maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin davacılardan ...'a yönelik tüm, davalı ... ve ... mirasçıları vekilinin davacılardan ...'a yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Davalı ... ve ... mirasçıları vekilinin davacılardan ...'a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge Adliye Mahkemesi'nin karar tarihinde yürürlükte olan ve 03.09.2022 tarihli ve 31942 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin ''Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret'' başlıklı 13. maddesinin 1. fıkrasında; "Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir." hükmüne, aynı tarifenin ''Görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret'' başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında ''Ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar davanın nakli, davanın açılmamış sayılması, görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez.'' hükümlerine yer verilmiş olup karar tarihindeki Tarife hükümleri dikkate alındığında davacı ... lehine kabul edilen maddi tazminat tutarı üzerinden fazla ve davalılar yönünden reddedilen maddi tazminat tutarı üzerinden eksik vekalet ücretine hükmedilmesi ve hasar bedeline ilişkin davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği gözetildiğinde davalılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi hatalı olmuştur. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370/2. maddesin uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin ve davalı ... ile ... mirasçıları vekilinin davacılardan ..., ... ve ... ...'a yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin tüm, davalı ... ve ... mirasçıları vekilinin davacı ...'a yönelik sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 3.Yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... ve ... mirasçıları vekilinin davacı ...'a yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (k) numaralı bendinin ilk fıkrasında yer alan “127.818,00 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “98.909,4 TL” ibaresinin yazılması, (k) numaralı bendinin ikinci fıkrasında yer alan “ 62.537,98 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “63.537,98 TL” ibaresinin yazılması ve (k) numaralı bendinin üçüncü fıkrasında yer alan “1.920,00 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “9.200,00 TL” ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ... ve ... mirasçılarına verilmesine, Duruşmada vekille temsil olunmayan davalı ... A.Ş. yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Aşağıda yazılı fazla alınan temyiz harcının temyiz eden davacılara iadesine, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalılar ... ve ... mirasçılarına iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/10373, K. 2026/3821, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-10373-e-2026-3821-k-ba36f80eaf73