Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10047 E. 2024/9730 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/10047
- Karar No
- 2024/9730
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/999 E- 2023/1329 K İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/73 E- 2022/704 K Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalılar ... ve ... vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 15.10.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte gelen davacı vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ... ve davalı ... vekili Av. T... ve davalı ... İnşaat Ltd. Şti. vekili Av. ... geldiler. Tarafların vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 15.10.2024 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... ve ...'dan kredi sözleşmesi gereğince alacaklı olduklarını, davalı borçlular aleyhine icra takibi yapılıp takibin kesinleştiğini, davalı borçluların adına kayıtlı gayrımenkulleri mal kaçırma gayesi ile diğer davalılara devredildiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 10.10.2022 tarihli ve 2017/73 Esas ve 2022/704 Karar sayılı kararıyla; "...Davalı ... Yönünden yapılan inceleme neticesinde; dava konusu taşınmaz olan 4640 ve 325 ada 5 parsel sayılı taşınmazların 12.09.2014 tarihinde davalı ... tarafından davalı ...’ya devredildiği, resmi senetteki toplam devir bedellerinin 3.500,00 TL olduğu, bilirkişi incelemesinde de taşınmazların değerlerinin 15.471,00 TL ve 4.802,00 TL olduğunun anlaşıldığı, dosya kapsamına alınan nüfus kayıt örneklerinden iş bu davalıların amca / yeğen oldukları, İİK 278/3-1 maddesi uyarınca tasarrufun batıl olduğu, yine iş bu davalılar arasındaki akrabalık nedeni ile de İİK 280/3 maddesi uyarınca da iptale tabi olduğu, iş bu davalı yönünden İİK 278/3-1 ve 280/3 maddesi uyarınca borçlu ile aralarındaki tasarrufun iptaline, Davalı ... yönünden yapılan inceleme neticesinde; dava konusu 1127, 1128, 1246, 1247, 1248, 1819, 1820 parsel sayılı taşınmazların davalı-borçlu ... tarafından vekil ... vasıtası ile 06.12.2013 tarihinde İsmail’e devredildiği, toplam devir bedelinin resmi senette 29.500,00 TL olduğu, dosyadan aldırılan bilirkişi raporu ile taşınmazların değerinin toplamda 144.910,00 TL olduğu, davalı ...’in 05.12.2013 tarihinde 100.000,00 TL bedelli ... Bankasına kredi başvurusunda bulunduğu, kredi bedelinden 70.000’sinin ise devir tarihi olan 06.12.2013 tarihinden 3 gün sonra 09.12.2013 tarihinde davalı / borçlu ...’nin oğlu olan ...’a (davalı ...'nin oğlu) ödemesinin yapıldığı, iş bu davalılar arasında (30.12.2021 tarihli kolluk tutanağından da anlaşılacağı üzere) akrabalık bağının olmadığı, köylü oldukları, sırf köylü olmalarının ise İİK 280 maddesinde düzenlenen zarar verme kastının bilinmesi için yeterli olmayacağı, davalı ... tarafından ödenen 70.000,00 TL bedelin ödeme tarihleri ve de devir tarihleri nazara alındığında dava konusu taşınmazın satışı için yapılan bir ödeme olduğunun kabulü gerektiği, davalılar arasındaki iş bu gayrımenkullerin iptale tabi tasarruflardan olmadığı anlaşıldığından bu davalı ve bu taşınmazlar yönünden davanın reddine, Davalı ... yönünden yapılan incelemede; dava konusu 383 ada 9 Parsel sayılı taşınmaz davalı-borçlu ... tarafından 12.09.2014 tarihinde ...’a devredildiği, devrin 12.09.2014 tarihinde 6.000,00 TL bedelle yapıldığı, taşınmazın değerinin ise mahkememizce alınan bilirkişi raporundan 37.376,00 TL olduğunun tespit edildiği, taşınmazın gerçek bedeli ile devir bedeli arasında İİK 278/3-2 maddesi uyarınca misli ile farkın oluştuğu, taşınmazın iş bu davalı tarafça 30.000,00 TL bedelle alındığının belirtilmesine rağmen ödeme iddiasını davacı tarafa usulünce uygun delillerle ispat edilmediği, bu nedenle iş bu tasarrufun İİK 278/3-2 maddesi uyarınca iptal tabi olduğu anlaşıldığından bu taşınmaz yönünden davanın kabulüne, Davalı ... yönünden yapılan incelemede; dava konusu 2855 ada 125 Parsel 5 numaralı bağımsız bölüm borçlu ... tarafından 03.07.2014 de 67.000,00 TL bedelle ...’a, devredildiği, devir bedelinin ise mahkememizce alınan bilirkişi raporunda 140.000,00 TL olduğu, davalının savunmasında taşınmazı 148.000,00 TL bedelle satın aldığının beyan edildiği, satım bedelini ise 02.07.2014 tarihinde bankadan çekerek davalı ...’nin oğlu olan Uğur’a elden verdiğini beyan ettiği, her ne kadar davalı taraf ödeme vakıasını ileri sürmüş ise de, elden ödeme iddiasını davacı olan 3.kişiye karşı usulünce ispat edemediği, cevap dilekçesi ekinde sunulan hesap hareketlerine ilişkin kaydın incelenmesinde de bu kayıtların sadece paranın iş bu davalı tarafça çekildiğini kanıtladığı, ödemeye ilişkin kanıt olmadığı, resmi senetteki devir bedelinin 67.000,00 TL olduğu rayiç bedelin ise 140.000,00 TL olduğu nazara alındığında devir bedelleri arasında misli ile farkın oluştuğu, bunun ise İİK 278/3-2 maddesi uyarınca iptale tabi olduğu anlaşıldığında bu taşınmaz ve bu davalı yönünden davanın kabulüne, Davalı ... yönünden yapılan incelemede; dava konusu 417 parsel sayılı taşınmazın borçlu ... tarafından 15.12.2014 de 12.500,00 TL bedelle davalı ...’e devir edildiği, yine aynı yer 403 parsel sayılı taşınmazın 15.12.2014 tarihinde 11.500,00 TL bedelle davalı ... tarafından diğer davalı ...’e devredildiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda 417 parsel sayılı taşınmazın devir tarihindeki değerinin 43.920,00 TL olduğu, 407 parselin devir tarihindeki değerinin ise 40.000,00 TL olduğu, iş bu davalıların kardeş oldukları, kardeş olmaları nedeni ile İİK 278/3-1 ve 280 maddeleri uyarınca devrin iptale tabi olduğu, ayrınca devir bedeli ile rayiç bedeli arasında misli ile farkın olması nedeni ile İİK 278/3-2 maddesi uyarınca da iptale tabi olduğu, davalı 3. kişi Müşerrefin devrin gerçek bir devir olduğuna dair delil de sunmadığı anlaşıldığından bu davalı yönünden davanın kabulüne, Davalı ... İnşaat yönünden yapılan incelemede; dava konusu taşınmazlardan 68 parsel sayılı taşınmazın davalı ... tarafından 18.07.2013 tarihinde 3.000,00 TL bedelle davalı ... İnşaat şirketine devrinin yapıldığı, mahkememizce alınan 07.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda da iş bu taşınmazın devir tarihi olan 18.07.2013 tarihindeki bedelinin 370.000,00 TL olduğu, mahkememizce iş bu davalı tarafın defterlerinin incelenmesi sureti ile alınan 30.07.2022 tarihli bilirkişi raporunda da defterlerin delil niteliği taşıdığı kanaatine varıldığı, dava konusu edilen 68 parsel sayılı taşınmazın devrine ilişkin kayıtların defterlerde mevcut olduğu, ödemelerin defter ve kayıtlarda var olduğu toplam ödeme bedelinin ise 380.000,00 TL olduğu bu halde de devrin muvazaalı olmadığının anlaşıldığından bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı asıl ... ve ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalılar ... ve ... tarafından alınması gereken istinaf karar harçlarının (nispi) yatırılmaması nedeniyle Yerel Mahkemece 27.12.2022 tarihinde verilen ek karar doğrultusunda davalılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verildiği görülmüştür. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 06.07.2023 gün, 2023/999 E- 2023/1329 K sayılı kararı ile; "...Davalı ... İnşaat yönünden incelemede; davalı ticari defterlerinin incelenmesinde dava konusu taşınmazın alış değerinin 380.000,00 TL olarak gösterildiği kayıtlardan 280.000,00 TL nin nakit geri kalanın ise iki çek ile ödendiği, davalı üçüncü kişi şirketin borçlu ile yakınlığı veya tanışıklığı da iddia ve ispat edilmediğinden, davalı hakkındaki davanın reddi yerinde olduğu, Davalı ... Yönünden yapılan incelemede; davalı ...'in taşınmazları 100.000,00 TL ye satın aldığını iddia etmiş ise de ödeme belgesi olarak sunulan belgelerin taşınmazlara yönelik olup olmadığının belli olmadığı, 30.000,00 TL ödemenin yazılı belge ile ispatlanamadığı, taşınmazların gerçek değeri ile satış değerleri arasında misli fark bulunduğu ve tarafların aynı köylü oldukları anlaşılmakla davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, Davalı ... yönünden yapılan incelemede; dava konusu taşınmaz olan 4640 ve 325 ada 5 parsel sayılı taşınmazlar 12.09.2014 tarihinde davalı ... tarafından davalı ...’ya devredildiği, resmi senetteki toplam devir bedellerinin 3.500,00 TL olduğu, bilirkişi incelemesinde de taşınmazların toplam devirlerinin 15.471,00 TL ve 4.802,00 TL olduğunun anlaşıldığı, dosya kapsamına alınan nüfus kayıt örneklerinden iş bu davalıların amca / yeğen oldukları, İİK 278/3-1 maddesi uyarınca tasarrufun batıl olduğu, yine iş bu davalılar arasındaki akrabalık nedeni ile de İİK 280/3 maddesi uyarınca da iptale tabi olduğu, davalı ... her ne kadar taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını beyan etmiş ise de, devrin resmi senette 12.09.2014 tarihinde yapıldığı, davalı ... tarafından sunulan ödemeye ilişkin banka dekontunda işlem tarihinin 09.09.2014 tarihli olduğu, bedelinin ise 14.000,00 TL olduğu, dekontun incelenmesinde ise, dava konusu edilen devre yönelik herhangi bir atfın olmadığı ayrıca herhangi bir açıklamaya yer verilmediği, yukarıda açıklanan ilam uyarınca da devir tarihinden önce yapılan ödemenin hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi, dekontta da devre yönelik bir atfın bulunmadığı anlaşıldığından bu ödemenin devre yönelik yapılmadığının kabulünün gerektiği anlaşıldığından iş bu davalı yönünden İİK 278/3-1 ve 280/3 maddesi uyarınca borçlu ile aralarındaki tasarrufun iptaline karar verilmesinin yerinde olduğu, Davalı ... yönünden yapılan incelemede; dava konusu 383 ada 9 Parsel sayılı taşınmaz davalı-borçlu ... tarafından 12.09.2014 tarihinde ...’a devredildiği, devrin 12.09.2014 tarihinde 6.000,00 TL bedelle yapıldığı, taşınmazın değerinin ise mahkememizce alınan bilirkişi raporundan 37.376,00 TL olduğunun tespit edildiği, taşınmazın gerçek bedeli ile devir bedeli arasında İİK 278/3-2 maddesi uyarınca misli ile farkın oluştuğu, taşınmazın iş bu davalı tarafça 30.000,00 TL bedelle alındığının belirtilmesine rağmen ödeme iddiasını davalı tarafa usulünce uygun delillerle ispat edilmediği, bu nedenle iş bu tasarrufun İİK 278/3-2 maddesi uyarınca iptal tabi olduğu anlaşıldığından bu taşınmaz yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olduğu, Davalı ... yönünden yapılan incelemede; dava konusu 2855 ada 125 Parsel 5 numaralı bağımsız bölümün davalı borçlu ... tarafından 03.07.2014 de 67.000,00 TL bedelle ...’a, devredildiği, devir bedelinin ise mahkememizce alınan bilirkişi raporunda 140.000,00 TL olduğu, davalının savunmasında taşınmazı 148.000,00 TL bedelle satın aldığının beyan edildiği, satım bedelini ise 02.07.2014 tarihinde bankadan çekerek davalı ...’nin oğlu olan Uğur’a elden verdiğini beyan ettiği, her ne kadar davalı tarafın ödeme vakıasını ileri sürmüş ise de, elden ödeme iddiasını davacı olan 3.kişiye karşı usulünce ispat edemediği, cevap dilekçesi ekinde sunulan hesap hareketlerine ilişkin kaydın incelenmesinde de bu kayıtların sadece paranın iş bu davalı tarafça çekildiğini kanıtladığı, ödemeye ilişkin kanıt olmadığı, resmi senetteki devir bedelinin 67.000,00 TL olduğu rayiç bedelin ise 140.000,00 TL olduğu nazara alındığında devir bedelleri arasında misli ile farkın oluştuğu, bunun ise İİK 278/3-2 maddesi uyarınca iptale tabi olduğu anlaşıldığında bu taşınmaz ve bu davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olduğu, Davalı ... yönünden yapılan incelemede; dava konusu 417 parsel sayılı taşınmazın borçlu ... tarafından 15.12.2014 de 12.500,00 TL bedelle davalı ...’e devir edildiği, yine aynı yer 403 parsel sayılı taşınmazın 15.12.2014 tarihinde 11.500,00 TL bedelle davalı ... tarafından diğer davalı ...’e devredildiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda 417 parsel sayılı taşınmazın devir tarihindeki değerinin 43.920,00 TL olduğu, 407 parselin devir tarihindeki değerinin ise 40.000,00 TL olduğu, iş bu davalıların kardeş oldukları, kardeş olmaları nedeni ile davalı borçlunun durumunu bilebilecek kişilerden olup taşınmazın gerçek değeri ile satış değeri arasında misli fark olduğu anlaşıldığından bu davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olduğu...'' gerekçesi ile davalı vekillerinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK.nın 353/1-b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafın dava dilekçesinde müvekkili yönünden iddialarının müvekkilinin asıl borçlu olan dava dışı ... İthalat Ltd. Şti. firmasında şoför olarak çalıştığı yönünde olduğunu, bu iddianın ispatlanamadığını, müvekkilinin hiçbir zaman şoför olarak çalışmadığını ve bahsi geçen firmayla da bir bağlantısı bulunmadığını, müvekkilinin diş hekimi olup dava konusu taşınmazı satın aldığı 03.07.2014 gününden önceki aylarda da hesabında hep birikimi olduğunu, bu birikiminin de dava konusu evi almaya fazlasıyla yettiğini, huzurdaki somut olayda tapu senedinde taşınmaz için ödenmiş olan bedelden daha düşük bedel gösterilerek devir yapıldığını, ancak bu husustaki banka kayıtlarının tapu senedinde yazılanın aksini ispatladığını, dava konusu taşınmazın satın alındığı tarihte müvekkili banka hesabından 123.000,00 TL'yi çektiğini ve hemen ardından dava konusu taşınmazı devraldığını, müvekkilinin devir tarihinden sonraki banka hesap hareketlerinin incelenmesi halinde müvekkilinin parayı göstermelik olarak ödememiş olup yapılan ödemenin gerçek bir ödeme olduğunun görüleceğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafça akrabalık olgusunun iddia ve ispat edilemediğini, tasarruf tarihi ile haciz tutanağı arasında 2 yılı aşkın bir sürenin mevcut olduğunu, bu nedenle tasarrufun bağışlama niteliği taşıdığından bahisle iptal edilmesinin olanaksız olduğunu, Yerel Mahkemece davalı ... yönünden incelenen 1127, 1128, 1246, 1247, 1248, 1819, 1820 parsel sayılı taşınmazların devrinin iptale tabi tasarruf olmadığı ve bu taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verildiğine yönelik karar kurulduğunu, bahse konu bu taşınmazların devri, müvekkili ... ile diğer davalı ... arasında gerçekleştirildiğinden, bu taşınmazlar yönünden de müvekkili ...'ın davalı durumda olduğunu, ancak mahkemece kararda davanın reddedilen bu kısmı için müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, kararın kaldırılarak bu devirler yönünden nispi oranda lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davalı müvekkili ... tarafından diğer davalı ...'a yapılan taşınmaz devirlerinin tasarrufu mahkemece iptal edilmişse de söz konusu satışın gerçek bir satış olması, tapuda gösterilen bedelin belediye rayiç bedeli olması, üzerinin elden verilmiş olması, 2 yıllık sürenin geçtikten sonra huzurdaki davanın açılması, gerçek satış bedeli ile bilirkişi raporu arasındaki bedel arasında 1 kattan fazla fark olmamasından dolayı bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davalı müvekkili ... ile davalı ... yönünden iptali istenen tasarrufa yönelik talebin reddine karar verilmesini, davalı müvekkili ... ile ... İnşaat yönünden iptali istenen tasarrufa yönelik reddedilen talep yönünden lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesini, davalı müvekkil ... ile ... yönünden iptali istenen tasarrufa yönelik reddedilen talep yönünden lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesini, davalı müvekkili ... ile davalı ... yönünden iptali istenen tasarrufa yönelik talebin reddine karar verilmesini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 3.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu gayrımenkullerin rayiç değerleri üzerinden satın alındığını, İİK 278/2 de aranan 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, aynı köylü olmalarının tek başına iptal sebebi olmadığını beyan ederek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 4.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazların devrinden sonra yapılan ödemenin taşınmaz satışı kapsamında yapılan ödeme olarak kabulünün mümkün olmadığını, dekont açıklamasında taşınmazın satışı için paranın gönderildiğinin sabit olmadığını, davalı ticari defterinin kendi lehine delil olarak kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını, tapuda devir bedeli olarak 3.000,00 TL gösterildiğini, taşınmazın satışı için ödendiği iddia edilen 380.000,00 TL ödemeye yönelik dekont vs. sunulmadığını, dava konusu taşınmazın satışı kapsamında ...'a verildiği iddia edilen toplam 120.000,00 TL bedelli 2 adet çek hakkında teslim belgesi bulunmadığını, çek görüntülerinde de ...'ın isminin yer almadığını, davalı tarafın kusurlu olduğunu, davalı tarafın basiretli bir tacir gibi davranmadığını, beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C.Değerlendirme ve Gerekçe 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, dosyadan aldırılan bilirkişi raporuna göre davalı ... İnşaat ...Ltd. Şti nin defterlerinin usule uygun tutulmuş bulunmasına, davalı borçlu şirketin yetkilileri ile davalı borçlu ... arasında akrabalık, tanışıklık veya organik bağ olduğunun davacı tarafından ispat edilememiş olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2-Dava İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesi incelenmiştir. İlk derece mahkemesince; dava konusu 4620 ve 325 ada 5 parselde kayıtlı gayrımenkullerin davalı borçlu ... tarafından 12.09.2014 tarihinde davalı ...'a toplam 3.500,00 TL bedelle devredildiği, dava konusu gayrımenkullerin tasarruf tarihindeki gerçek değerinin ise 15.471,00 TL ve 4.802,00 TL olduğu davalılar arasında amca-yeğen ilişkisi bulunduğu anlaşıldığından iş bu davalılar ve tasarruflar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de verilen bu kararın doğru olduğunu belirterek davalı ... vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar vermiştir. İİK 278/2 e göre "Mutat hediyeler müstesna olmak üzere, hacizden veya haczedilecek mal bulunmaması sebebiyle acizden yahut iflasın açılmasından haczin veya aciz vesikası verilmesinin sebebi olan yahut masaya kabul olunan alacaklardan en eskisinin tesis edilmiş olduğu tarihe kadar geriye doğru olan müddet içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar batıldır. Ancak, bu müddet haciz veya aciz yahut iflastan evvelki iki seneyi geçemeyeceği” belirtilmiştir. Somut olayda dava konusu gayrımenkullerin 12.09.2014 tarihinde davalı ... tarafından satın alındığı, dosyadan aldırılan İİk madde 105 kapsamındaki 20.09.2016 tarihli haciz tutanağına göre ise kanunun aradığı 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmıştır. Ancak davalılar arasında amca-yeğen ilişkisi bulunması sebebi ile davalı ...'ın davalı borçlunun durumunu bilen ve bilmesi gereken kişi olmasına göre İİk madde 280/1 gereğince davalılar arasındaki tasarrufların iptale tabi bulunmasına göre davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 3.Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesi incelenmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, davalı ... ile kardeş olmalarına, İİK 280/1 gereğince aralarındaki tasarrufun iptale tabi bulunmasına ayrıca davalı ... tarafından davalı ... İnşaat'a devredilen gayrımenkul yönünden iptal sebeplerinin bulunmamasına göre davalı ...'ın aşağıda belirtilen bent haricindeki temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 4.Davalı ... adına kayıtlı Konya İli, .... İlçesi, ... köyü, 68 parselde bulunan 14.800,00 m² tarlayı 18.07.2013 tarihinde 3.000,00 TL bedelle ... İnşaat'a devredildiği, dava konusu gayrımenkulün tasarruf tarihindeki gerçek değerinin ise 370.000,00 TL olduğu, davalı ... İnşaatın ticari defterlerinin usule uygun tutulduğu ve iş bu gayrımenkul için toplam ödeme bedelinin 380.000,00 TL olduğu, bedel farkının bulunmadığı ve davalılar arasında da tanışıklık, organik bağ gibi herhangi bir bağın olduğunun da davacı tarafından ispat edilememiş olmasına göre iş bu davalılar ve tasarruf yönünden davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de verilen bu kararın doğru olduğunu belirterek davalı ... vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar vermiştir. Dava konusu tasarruf yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasına göre davalı ... İnşaat ile birlikte ... lehine de vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalı borçlu ... lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiştir. 5.Davalı ... vekilinin temyiz itirazları incelenmiştir. Davalı borçlu ... tarafından dava konusu 1127, 1128, 1246, 1247, 1248, 1819, 1820 parsel sayılı taşınmazların 06.12.2013 tarihinde 29.500,00 TL bedelle davalı ...'a devredildiği, dosyadan aldırılan bilirkişi raporuna göre gayrımenkullerin tasarruf tarihindeki gerçek değerinin 144.910,00 TL olduğu, davalı ...'ın davalı borçlunun oğlu ...'a (tapuda vekaleten işlem yapan kişi) ... Bankasından çektiği 100.000,00 TL kredinin "arazi bedeli" açıklaması ile 70.000,00 TL sinin gönderildiği, davalılar arasında akrabalık ilişkisi de bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince ise davalıların aynı köylü olmaları gerekçe yapılarak davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmişse de varılan sonuç dosya kapsamına uygun görülmemiştir. Yukarıda (2) nolu bentte açıklandığı üzere davalı ... ile davalı ... arasındaki tasarruflar yönünden İİK madde 278/2 gereğince 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, bedel farkı gerekçesi ile iptal kararı verilemeyeceği, kaldı ki banka kredisinin bir kısmının da kredi işlemleri sonrasında davalı borçlunun oğlunun hesabına gönderdiğinin anlaşılmasına, davalılar arasında da organik bağ, arkadaşlık, akrabalık veya tanışıklık ilişkisi olduğunun da davacı tarafından somut deliller ile ispat edilememesine, davalı ...'ın dava konusu gayrımenkullerin bulunduğu köyde oturmasına ancak davalı borçlu ...'nin Konya Merkez de ikamet ediyor olmasına göre, davalıların aynı köy nüfusuna kayıtlı olmalarının, davalı ...'in davalı borçlunun durumunu bilen kişi olduğu anlamına gelmeyeceğine göre Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Değerlendirme ve Gerekçe bölümünün (1) nolu bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin, (2) nolu bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin, temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (4) nolu bentte açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin (5) nolu bentte açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 32.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılar ... ve ...'a verilmesine, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan ve davalı ...'dan alınmasına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılar ... ve ...'a iadesine, HMK nun 373/2 hükmü gereğince; dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.10.2024 tarihinde oybirlliği ile karar verildi.