Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9355 E. 2025/3082 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9355
Karar No
2025/3082
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2592 E., 2022/1380 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/76 E., 2021/119 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı ... ile ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; alacaklı banka tarafından Antalya 11. İcra Dairesinin 2018/9041 E.sayılı dosyasında 22.08.2017 düzenleme, 26.07.2018 vade tarihli ve 2.000.000 TL bedelli bonoya dayalı olarak ... İnşaat Ltd. Şti., ... ve ... ... hakkında toplam 1.063.959,52-TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü icra takibine girişildiğini, aynı dairenin 2018/12309 E sayılı dosyasında ise 22.06.2017 tarihli kredi sözleşmesine dayalı olarak yine ... İnşaat Ltd. Şti., ... ve ... ... hakkında 1.179.723,21 TL takip çıkışı üzerinden genel haciz yoluyla icra takibi yapıldığını, borçluların haczi kabil malı bulunamadığını, ancak ...'ın, Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 220 ada 2 parsel 37 numaralı bağımsız bölümü 03.07.2018 de 70.391-TL bedelle ...'a, ...'ın 12.07.2018 de 71.000-TL bedelle ...'a, ...'ın 25.06.2019 da 81.000-TL bedelle ...'a devrettiğini, Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi (...) 173 ada 11 parsel 2 numaralı bağımsız bölümü yine borçlu ...'ın 11.01.2016 da ...'a, ...'ın 09.06.2017 de bu taşınmazı 104.000-TL bedelle ...-...'a, Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 229 ada 31 parsel sayılı taşınmazı 08.04.2016 da 10.000-TL bedelle davalı ...'e ...'ün ise 31.12.2019 da davalı ...'e devrettiğini, davacıya zarar verme amacıyla yapılan bu tasarrufların iptale tabi olduğunu, satışların akrabalar arasında ve düşük bedelle yapıldığını belirterek tasarrufların iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; satışların gerçek olduğundan, bedelleri ödendiğini, son alıcıların ise tapuya güven koruması altında ve iyiniyetli olduklarını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; nüfus kayıtlarına göre, davalı borçlu ...'ın Van ili, ... İlçesi, ... Köyü nüfusuna kayıtlı olduğu, davalı ...'ın ise borçlu ...'in kardeşi olan ... ...'ın oğlu, yani borçlunun yeğeni olduğu, ...'ın, borçlu ...'la aynı yer nüfusuna kayıtlı olduğu, ...'ın ise, ...'ın eşi olduğu, yani ... ... (... Mahallesi) 220 ada 2 parsel 37 numaralı bağımsız bölümün yakın aile bireyleri arasında devredildiği, taşınmazın gerçek bedelinin tapuda gösterilen bedelden fazla olduğu, son alıcı ...'ın eşinin amcası olan borçlu ...'ın aciz halini ve zarar verme kastını bilememesinin mümkün olmadığı, İİK.'nun 280.ve 282.maddesindeki iptal koşulunun oluştuğu, bu parsel yönünden davanın kabulüne, ...-...'ın ...-... arasındaki ilk akdi ilişkideki amacı bildiklerine dair herhangi bir veri bulunmadığı, son akdin, ilk akitten yaklaşık yedi ay sonra yapıldığı, bedeller arasındaki oransızlığın tek başına kötü niyeti göstermeyeceği, dördüncü kişilerin kötü niyetli sayılabilmesi için onların borçlunun ve borçlu ile muamelede bulunan üçüncü kişinin aciz halini ve zarar verme kastını bildiklerine, onların bu amaçlarına katkı sağlamak amacı ile hareket ettiklerine dair verilerin bulunması gerektiği, ancak ... ve ... yönünden bu nitelikte veri bulunmadığından, bu parselle ilgili davanın reddi gerektiği, yine Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 229 ada 31 parsel yönünden de aynı durumun söz konusu olduğu, üçüncü kişi ...'ün bu taşınmazı 08.04.2016 tarihinde satın aldığı, 31.12.2019 tarihinde de dördüncü kişi konumundaki ...'e sattığı, ...'ün ödediği ve resmi senette 10.000,00 TL olarak gözüken bedelin rayiç bedelin yaklaşık otuzda biri olsa da, bu karinenin dördüncü kişi yönünden uygulanamayacağı, dördüncü kişinin kötü niyetinin ispatı gerektiği, ...'in de, kötü niyetle hareket ettiğine dair herhangi bir veri bulunmadığı, bu parsele yönelik davanın da bu nedenle reddi gerektiği, ... ve ...'ün ise, borçlu ile muamelede bulunan kişiler olduğu ve bu muamelelerde borçlunun kıymet olarak kabul ettiği bedelin taşınmazların gerçek bedelinden çok az olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Antalya ili, ... ilçesi, ... (...) Mahallesi, 220 ada 2 parsel sayılı taşınmazda bulunan 37 numaralı bağımsız bölüm hakkındaki 03.07.2018-12.07.2018-25.06.2019 tarihli tasarrufların iptaline ve davacı alacaklıya Antalya 11. İcra Dairesinin 2018/9041, 2018/12309 E. sayılı dosyalarındaki asıl alacak ve eklentilerini geçmemesi kaydı ile bu taşınmaz üzerinde cebri icra yetkisi verilmesine, diğer taşınmazlara yönelik istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... ve ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava edilen 37 numaralı bağımsız bölüm yönüyle borçlu ... ile Sidar ... arasında amca-yeğen ilişkisi bulunmasına, bir gün sonra da bu yeri ...'ın eşi olan ... ...'a devretmiş olmasına, tarafların bu sebeple birbirlerini tanıdıkları, akrabalık ilişkileri olduğu, bu nedenle bu bağımsız bölümün en son devredilen ...-... ... borçlunun mali durumunu ve satış maksadını bilebilecek durumda olduklarından mahkemece yazılı gerekçe ile bu taşınmaza ilişkin iptal kararı verilmesinde bir usulsüzlük görülmediği, 2 numaralı bağımsız bölümü ile 31 parsel sayılı yer yönünden gerekçe itibariyle yerleri alan dördüncü kişiler ... ile ... yönlerinden bunların kötü niyetli oldukları ispat edilemediği düşüncesiyle haklarındaki davanın reddinin usul ve kanuna uygun olmasına, ayrıca bu yerleri devralan üçüncü kişiler ... ile ... yönüyle her ne kadar mahkemece misli farklar olduğundan iyi niyetli olmadıkları belirterek gerekçede haklarındaki davanın kabulüne işaret edilmiş ise de, anılan gerekçenin doğru olmadığı, bu kişilerin haciz tarihlerinden geriye doğru iki yıldan daha da eski bir tarihte bu yerleri satın aldıkları, hatta takiplerden de iki yıl önce taşınmazları edindikleri, borçlu ile aralarında herhangi bir arkadaşlık, tanışıklık ve münasebet olduğunun iddia edilip ortaya konulamamasına göre İİK'nın 278. maddesindeki iptal koşullarının oluşmadığı, alıcı üçüncü kişi ... ile dördüncü kişi ... yönüyle de iptal koşulları oluşmadığı, bu sebeple anılan davalılar yararına red sebebi ortak olduğundan -daha az değeri oluşturan- taşınmazın devir tarihindeki rayicine göre vekalet ücreti takdiri gerekirken Mahkemenin aksi yöndeki değerlendirmesi ve kararının doğru olmadığı gerekçesiyle davacı ve davalılar ... ve ...'ın istinaf başvurularının reddine, davalılar ...,davalı ...'ün istinaf başvurularının kabulüne, kararın kaldırılmasına ve hükmün HMK'nın 353/1-b,2 madde ve fıkrası uyarınca yeniden tesisine, davanın kısmen kabulüne, Antalya ili, ... ilçesi, ... (...) Mahallesi, 220 ada 2 parsel sayılı taşınmazda bulunan 37 numaralı bağımsız bölüm hakkındaki 03.07.2018-12.07.2018-25.06.2019 tarihli tasarrufların iptaline ve davacı alacaklıya Antalya 11. İcra Dairesinin 2018/9041, 2018/12309 E sayılı dosyalarındaki asıl alacak ve eklentilerini geçmemesi kaydı ile bu taşınmaz üzerinde cebri icra yetkisi verilmesine, diğer taşınmazlara yönelik istemin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; gerekçeli kararda ... ve ...'ün, borçlu ile muamelede bulunan kişiler olduğu, bu muamelelerde borçlunun kıymet olarak kabul ettiği bedelin taşınmazların gerçek bedelinden çok az olduğu, davalılar taşınmazları elden çıkartmamış olsalardı İİK.'nun 278/3-2.madde ve bendi uyarınca tasarrufların iptale tabi olacağının belirtildiğini, reddedilen Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi (...) 173 ada 11 parselde bulunan 2 numaralı bağımsız bölüm ve Yine Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 229 ada 31 parsel yönünden istinaf incelemesinden geçirilerek reddedilen kısımların kaldırılması ve davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; davacı bankanın İİK 277 vd. maddelerinde düzenlenen hak düşürücü 1 ve 5 yıllık zamanaşımı sürelerinden sonra davayı açtığını, zamanaşımı itirazlarının olduğunu, mahkemenin kabule ilişkin diğer bir gerekçe olarak taşınmazın tapuda satış olarak gösterilen değerden katbekat fazla olmasını gerekçe olarak kabul etmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, mahkemenin kabule ilişkin gerekçesinde ...'ın borçlu ...'ın yeğeni olduğunu, ...'ın aciz halinde olan ...'ın acizliğini bilmesi gerektiğini belirtmiş ise de bu hususların dosya kapsamından varit olmadığı, dolayısıyla davanın reddi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; muvazaa iddiasının eksik incelemeye dayalı olarak yapıldığını, taşınmaz üzerinde herhangi bir haciz, ihtiyati tedbir veya davacı banka lehine kurulmuş bir ipotek tesisi olmadığı için müvekkilinin bu sebeple tapu siciline güven ilkesi gereği taşınmazı gönül rahatlığı ile satın aldığını, davacı bankanın, tasarruf tarihinden iki yıl sonra icra takibi başlatıp, bu davayı açtığını, müvekkilinin icra takibinden bile haberi olmadığını, vekalet ücretinin davalılarca paylaştırılmasının ise hukuka aykırı olduğunu, takdir edilmesi gereken vekalet ücretinin davalı ... için, 31 parselin 1. devir 08.04.2016 tarihindeki değeri olan 300.000,00 TL üzerinden nispi olarak hesaplanması gerektiğini, diğer davalı ... açısından da 2. devir tarihindeki değeri olan 550.000,00 TL üzerinden hesaplanarak her iki davalıya da ayrı ayrı nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili, davalılar ... ile ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili, davalılar ... ile ... vekili ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının davacıya ve davalılar ..., ... ve ...'e yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9355, K. 2025/3082, T. 24.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-9355-e-2025-3082-k-7dce1bd858bd