Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/11541 E. 2025/8417 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/11541
- Karar No
- 2025/8417
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1412 E., 2023/1766 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ..., davalı ... ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre ilk derece mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda bölge adliye mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne dair karara karşı davalı ... ve davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bu davalıların istinaf başvurusu reddedilmiştir. Hâl böyle iken İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmayan davalı ...'in, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davalı ... ve davalı ...'in ise gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından davacı aleyhine ...İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ... İcra Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasında imza itirazında bulunulduğunu, yerel mahkemece imzaya itirazın kabulü ile icra takibinin müvekkili yönünden durdurulmasına, davalı ... aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedildiğini, istinaf edilmesi sonucunda kararın kaldırılarak kötüniyet ve para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına ilişkin hüküm kurulduğunu, davalı tarafından haksız ve kötüniyetli olarak ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasından başlatılan ve neticede takibin müvekkili açısından iptaline karar verilen icra takibi neticesinde, müvekkili şirketin alacaklı olduğu ve davalıların hissedarı bulunduğu ...'nden toplamda 200.876,38 TL icra dosyasına para yatırıldığını, davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak bu paranın çekildiğini, haksız yere tahsil edilmiş olan 188.627,86 TL'nin tahsili için ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun aciz halde olduğundan müvekkilinin alacağını elde edebileceği bir kaynak olmadığını, davalı/borçlunun 08.06.2018 tarihinde ....'ndeki 6 bin adet paya karşılık 150.000,00 TL tutarındaki hissesini amcasının oğlu olan davalı ...'e noterden yapılmış olan hisse devri sözleşmesiyle devrettiğini, yine davalı/borçlunun 15.02.2019 tarihinde ...'ndeki 2 bin adet paya karşılık 500.000,00 TL tutarındaki hissesini abisi olan davalı ...'e devrettiğini, yapılan devirlerin muvazaalı olduğunu belirterek devir işleminin muvazaalı olduğunun tespiti ile hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde; davacının elinde muvakkat yahut kati aciz vesikası bulunmadığını, davacı tarafın sunmuş olduğu haciz tutanağının geçici aciz vesikası olarak kabulünün mümkün olmadığını, haciz tarihinde alacaklı olduğu birçok icra dosyası olduğunu ve davacı tarafından bu dosyalara yatacak paralara da haciz konulduğunu, davacı şirkete maddi hukuk anlamında herhangi bir borcu bulunmadığını, ciddi sağlık sorunları nedeni ile emekli olduğunu, ömrünün kalanında kendisine ve ailesine vakit ayırmak için işlerini bırakmaya karar verdiğini ve şirketteki hisselerini davalıların satın aldığını, satışların muvazaalı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesinde bahsettiği imzaya itiraz dosyasının kesinleştiğini, bu karar kesinleşmeden önce diğer davalı ...'dan hissesini aldığını, yani daha ortada ilk derece mahkemesi kararı dahi yokken satın aldığını, davacının alacağına dayanak ettiği dosyanın imzaya itiraz dosyası olduğunu ve söz konusu dosyada diğer davalı ...'u borç altına sokan bir hüküm de bulunmadığını, diğer davalı ...'dan hissesini aldığı tarihte diğer davalı ...'un herhangi bir borcunun da olmadığını, davalı ...'un hissesini satın almasının gerçek bir işlem olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 3. Davalı ... cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesinde bahsettiği imzaya itiraz dosyasının kesinleştiğini, bu karar kesinleşmeden önce diğer davalı ...'dan hissesini aldığını, yani daha ortada İlk Derece Mahkemesi kararı dahi yokken satın aldığını, davacının alacağına dayanak ettiği dosyanın imzaya itiraz dosyası olduğunu ve söz konusu dosyada diğer davalı ...'u borç altına sokan bir hüküm de bulunmadığını, diğer davalı ...'dan hissesini aldığı tarihte diğer davalı ...'un herhangi bir borcunun da olmadığını, davalı ...'un hissesini satın almasının gerçek bir işlem olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı / borçlu ... tarafından, ...ait 20.000 adet hissenin 500.000,00 TL bedelle ...'e devredildiği, davalı ...'ün devir bedelini nakit olarak ödediğini beyan ettiği, devreden ve devralan tarafların dosya arasındaki nüfus kayıt örneklerinden kardeş oldukları, davalı ... her ne kadar devir bedelini ödediğini beyan etmiş ise de ödemeyi ispat edemediği, borçlu ile 3.kişi olan ...'ün kardeş oldukları nazara alındığında iş bu devrin İİK 280 maddesi uyarınca iptale tabi olduğu, zira davalı ...'ün borçlunun ızrar kastını bilen veya bilebilecek kişilerden olduğu, yine davalı / borçlu ... tarafından ... ait olan 6.000 adet payın 150.000,00 TL bedelle diğer davalı ...'e devredildiği, davalı ...'un cevap dilekçesinde bedelini elden nakden ödediğini beyan ettiği, dosya arasındaki nüfus kayıt örneklerinden devir eden ile devir alanın amca oğulları olduğu, davalı ...'un ileri sürdüğü ödeme iddiasını usulünce ispat edemediği, iş bu davalılar arasındaki akrabalık bağı nazara alındığında, davalı ...'un borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemlerin, borçlunun içinde bulunduğu malî durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalılar ... ile ... arasında ... payının devrine yönelik ... Noterliğinin 15.02.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı devrine ilişkin tasarrufun iptali ile iptal edilen bu tasarruf üzerinde davacı tarafa ... Müdürlüğünün 2020/6811 E sayılı dosyasındaki asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere) cebri icra yetkisinin verilmesine, davalılar ... ile ... arasında ... payının devrine yönelik Konya 1 Noterliğinin 08.08.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı devrine ilişkin tasarrufun iptali ile iptal edilen bu tasarruf üzerinde davacı tarafa (... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasındaki asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere) cebri icra yetkisinin verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... ve ...'in istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... temyiz dilekçesinde; davalı ...'un, sağlık sorunları nedeniyle emekli olacağını ve hisselerini satarak emekli hayatı yaşayacağını söylediğini, dava konusu olan şirketin köklü ve bilinen bir şirket olduğunu, söz konusu şirkete kendisinin de aynı ve benzer sektörlerde iş yaptığı ve aynı zamanda şirketin iş bitirme belgesi bulunması (iş bitirme belgesi, devlet ihalelerine girebilmek için aranan bir kriterdir) sebebiyle diğer davalı ...'a şirketteki hissesini satın almak istediğini söylediğini ve diğer davalı ...'un da bunu kabul ettiğini, bunun üzerine diğer davalı ...'un 6 bin paya karşılık hissesini 08.06.2018 tarihinde 150.000,00 TL ödeyerek hisse devir sözleşmesi ile satın aldığını, hatta aynı tarihte diğer davalı ...'in de 720 adet paya karşılık hissesini de 18.000,00 TL'ye satın aldığını, borçlunun aciz halinin olmadığını, davacının dava dilekçesinde bahsetmiş olduğu imzaya itiraz dosyasının 17.06.2020 tarihinde kesinleştiğini, daha ortada ilk derece mahkemesi kararı dahi yokken satın aldığı hissenin muvazaalı olduğunu iddia etmenin abesle iştigal olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 2.Davalı ... temyiz dilekçesinde; diğer davalı ...'un, sağlık sorunları nedeniyle emekli olacağını ve hisselerini satarak emekli hayatı yaşayacağını söylediğini, dava konusu olan şirketin köklü ve bilinen bir şirket olduğunu, söz konusu şirkete kendisinin de aynı ve benzer sektörlerde iş yaptığı ve aynı zamanda şirketin iş bitirme belgesi bulunması (iş bitirme belgesi, devlet ihalelerine girebilmek için aranan bir kriterdir) sebebiyle diğer davalı ...'a şirketteki hissesini satın almak istediğini söylediğini ve diğer davalı ...'un da bunu kabul ettiğini, bunun üzerine diğer davalı ...'un 6 bin paya karşılık hissesini 150.000,00 TL ödeyerek hisse devir sözleşmesi ile satın aldığını, borçlunun aciz halinin olmadığını, davacının dava dilekçesinde bahsetmiş olduğu imzaya itiraz dosyasının 17.06.2020 tarihinde kesinleştiğini, daha ortada İlk Derece Mahkemesi kararı dahi yokken satın aldığı hissenin muvazaalı olduğunu iddia etmenin abesle iştigal olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... ve ... tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, Davalı ... ve ...'in tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ... ve ...'e yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ...'e iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.