Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10787 E. 2025/8418 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/10787
- Karar No
- 2025/8418
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1332 E., 2023/1403 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ile davacı şirket arasında imzalanan temlik sözleşmesi ile davalı borçluda yer alan alacakların şirket tarafından devir ve temlik alındığını, davacı şirketin dava tarihi ile davalı borçludan toplam 17.610,451 TL alacağı olduğunu, bu alacağa ilişkin icra takibi başlatıldığını, borçlu olan davalı borçlu ...'nin borca batık olduğunu, icra dosyasından borçlunun mevcut malvarlığının borçlarını karşılamayacağının açıkça belli olduğunu, tapu kayıtlarında yapılan araştırmada borçlunun adına kayıtlı dava dilekçesinde bildirilen taşınmazları borcun doğum tarihinden sonra davalı üçüncü kişiye devrettiğini, davalı 3. kişi ile davalı borçlu arasında akrabalık ilişkisi bulunmasının bile muvazaalı hileli işlemlerle mal kaçırma ve ızrar kastına başlı başına karine teşkil ettiğini belirterek taşınmazın devrine ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıların usulüne uygun olarak ileri sürdüğü yetki ilk itirazının haklı olduğu gerekçesiyle yetki itirazının kabulüne ve mahkemenin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olduğuna, dosyanın talep halinde ve kesinleştiğinde yetkili ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. IV. İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda 31.03.2023 tarihli ek kararı ile; "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20/1. maddesi "Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır ve görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren mahkemece bu konuda resen karar verilir" hükmüne haiz olmakla; mezkur madde gereğince kararın taraflara tebliğ edildiği, taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmaması neticesinde dosyanın kesinleştiği, kesinleşmeden itibaren yasal 2 haftalık süre içerisinde yetkili mahkemeye gönderilme talebinde bulunulmadığı anlaşıldığından HMK'nin 20. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına" karar verilmiştir. V. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece verilen yetkisizlik kararının taraflara tebliğ edildiği, istinaf talebi bulunmadığından kesinleştiği, bu durumda HMK 20/1 maddesi gereğince iki haftalık süre içinde dava dosyasının yetkili Mahkemeye gönderilmesine dair talepte bulunulması gerektiği halde bu yönde bir talep bulunmadığından ilgili yasa hükmü gereği İlk Derece Mahkemesince açılmamış sayılmasına dair karar verilmesi ve kendini vekille temsil ettiren davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kesin yetki kuralının bulunmadığı yerde davanın usulden dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilmesi ve HMK m.20'e göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin usul ve hukuka uygun olmadığını, İlk derece mahkemesince nihai karar verildikten sonra ek karar ile HMK m.20'e göre yeniden bir hüküm tesis edilerek vekalet ücretine hükmedilmesinin de yanlış olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.