İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/310 E. 2025/312 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/310
- Karar No
- 2025/312
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/310 Esas KARAR NO:2025/312 DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:06/08/2024 KARAR TARİHİ:30/04/2025 .... Tüketici Mahkemesi'nin ... sayılı ve 13/03/2025 tarihli Görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edilmekle yukarıdaki esas sırasına kaydı yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olduğu şirkete trafik sigortalı (ZMM) bulunan davalı-sigortalı ...'nın maliki bulunduğu ... plaka no’lu aracın 02/04/2022 tarihinde olay yerini terk eden kusurlu sürücü sevk ve idaresinde iken dava-dışı ...'nın maluliyetine sebebiyet verdiğini, meydana gelen kaza sonrasında müvekkili olduğu şirkete trafik sigortalı bulunan ... plaka no’lu aracı sevk ve idare eden şahsın olay yerinden firar ettiğinin anlaşıldığını, dava konusu trafik kazası sonrasında hukuki bir mazeret bulunmaksızın olay yerinden firar edilmesi ile “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlarının” B.4.-F maddesinin ihlal edilmiş olduğunu, ilgili maddenin ihlali ile müvekkili olduğu sigorta şirketinin sigortalı davalıya rucu hakkının doğduğunu, nitekim ilgili maddeye göre “Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,” sigorta şirketinin sigortalısına rucu hakkı vuku bulduğunu, meydana gelen trafik kazası neticesinde ... 'nın kaza sebebiyle oluşan maluliyetine ilişkin müvekkili olduğu şirket tarafından ek ödeme yapıldığını, 99.989,00-TL'nin müvekkili olduğu şirket tarafından karşı tarafa ödendiğini, yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle, fazlaya dair talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla; borçlunun itirazının iptali ile icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına karar talep etmiştir. SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurda ikame edilen işbu '' İtirazın İptali '' davası görevsiz mahkeme nezdinde açıldığını, huzurdaki dava konusu TTK kapsamında '' Ticari İş '' niteliğinde olduğunu, bu kapsamda huzurdaki uyuşmazlık için görevli olan mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu sebeple huzurdaki davanın görevsiz mahkemede ikame edildiğini, bu kapsamda öncelikli olarak davanın esasına girilmeden evvel davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, gerek kazanın gerçekleştiği yer ve gerekse de müvekkili olduğu davalının yerleşim yeri adresi esas alındığında huzurdaki davanın yetkisiz mahkeme nezdinde ikame edildiğinin açıkça ortada olduğunu, bu kapsamda yetkili yer mahkemesinin Bakırköy Mahkemeleri olduğu, genel yetki kuralları kapsamında davanın yetkisiz mahkemede açıldığının sabit olduğunu, işbu davanın esasına girilmeden evvel dava şartları kapsamında öncelikli olarak davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin , işbu davaya konu olan trafik kazasına karışan ... plakalı motorsikletin olay tarihindeki maliki olsa da ilgili aracın işleteni konumunda olmadığını, müvekkili ilgili ... plakalı motorsikleti kazadan yaklaşık 6 ay evvel 07.10.2021 tarihinde aylık kira bedeli 1.200 TL olacak şekilde ... isimli işletmesi bulunan ve dönercide kullanılmak üzere kiraladığını belirten ... T.C. Kimlik Numaralı İbrahim ... isimli şahısa kiraladığını, taraflar arasında 07.10.2021 tarihli 1 yıllık araç kiralama sözleşmesinin mevcut olduğunu, işbu sözleşme kapsamında araca ilişkin tüm tasarruf ve yetkiler kiracı sıfatı bulunan İbrahim ...' e ait olmakla birlikte müvekkilinin bu kapsamda işleten sıfatı söz konusu olmadığından müvekkilinin meydana gelen zarardan sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, yukarıda arz ve izah olunan sebepler ile re'sen dikkate alınacak sair sebeplerle ; davanın reddine , davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER ve GEREKÇE : Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava, sigortalı araç sürücüsünün meydana gelen kaza sonrasında sürücü olay yerini terk ettiği iddiasıyla davacı sigorta şirketi tarafından sigortalı davalıya rücuen tazminat talebiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Yapılan yargılama, davacı tarafın iddiaları, davalının savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Her ne kadar davacı davasını mahkememizde açmış ise de dava hakkında görevsizlikle kararı veren .... Tüketici Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasına, davalının süresinde sunduğu 29/08/2024 havale tarihli cevap dilekçesinde diğer itirazlar ile birlikte yetkisizlik itirazında bulunularak, yetkili mahkemenin Bakırköy mahkemeleri olduğu ifade edilmiş, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi üzerine dosya mahkememize tevzi olmuştur. Bu nedenle öncelikle yetki itiraz hakkında inceleme yapılması gerekmektedir. 2918 sayılı KTK "Görevli ve Yetkili Mahkeme" başlıklı 110/2 (Değişik: 11/1/2011-6099/14 md.) maddesi hükmü uyarınca, "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir. " hükmünü havidir. Buna göre, motorlu araç kazalarından dolayı sorumluluğa ilişkin davalar, sigorta şirketinin merkezinin, şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir. Aynı husus ZMSS genel şartlarının C.7. maddesinde de tekrarlanmıştır. Sigortacının açacağı rücu davasında yetkili mahkemenin tespitinde de halefiyet ilkesi göz önüne alınmalıdır. Diğer bir deyişle sigortalının zarar sorumlusuna karşı tazminat davasını hangi yer mahkemesinde açması gerekiyorsa, halefiyet ilkesi gereği sigortacının da rücu davasını aynı yer mahkemesinde açması gerekir. Buna göre, sigortalı ile zarar sorumlusu arasında bir yetki sözleşmesi mevcutsa, sigortacının da bu anlaşma hükümlerine uyması gerekir. Sigortacının zarar sorumlusuna açacağı rücu davasında genel yetki hükümleri de uygulanır. HMK m. 6' ya göre, genel yetkili mahkeme davalının ikametgâhı mahkemesidir. Davalı birden fazla ise, rücu davası bunlardan birinin ikametgâhı mahkemesinde açılabilecektir. Ancak birden fazla davalı bakımından ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme mevcut ise davaya o mahkemede bakılır (HMK m. 7/I, c.2). Trafik kazası haksız fiil teşkil edip, tüm davalılar bakımından, trafik kazasının meydana geldiği yer mahkemesi ortak yetkili mahkeme sayılır ve rücu davası burada görülebilir (HMK m. 16). Bunun için tek şart, davanın kötü niyet ile davalılardan birini kendi mahkemesinden başka bir mahkemeye götürmek amacıyla açılmamış olmasıdır. Eğer kanunda belirtilen kötü niyet söz konusuysa; bu dava hakkında yetkisizlik kararı verilerek diğer davadan ayrılır. KTK m. 110’daki yetki kuralına esas teşkil eden ve paralel olan HMK m. 16’ya göre, haksız fiilden doğan zararı ödeyen sigortacı, zarar verene karşı rücu davasını kazanın meydana geldiği yer mahkemesinde de açabilecektir. Somut olayın meydana geldiği yerin ... cad. kesişimi ... önü Esenler/İstanbul olduğu ve Tuna Mahallesi /Esenler adresinin Bakırköy Adli Yargı alanı içerisinde bulunduğu, davalının ikametgahının Merkez Mahallesi/Bağcılar olduğu ve Bakırköy Adli Yargı çevresinde bulunduğu, davacı sigorta şirketinin merkezinin (aynı zamanda vekaletnamede belirtilen) genel müdürlük adresinin Kavacık/Beykoz olduğu ve Beykoz Adli Yargı çevresinde bulunduğu keza sigorta acentesi ... A.Ş. Adresinin de Ümraniye/İst. Olduğu ve İstanbul Anadolu Adli Yargı alanında bulunduğu anlaşılmış olup, işbu dava konusu uyuşmazlığın mahkememiz yargı alanı dışında Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı alanında olduğu, bu nedenle mahkememizin yer itibariyle yetkisiz olduğu anlaşılmakla; mahkememizin yetkisizliğine, 6100 sayılı HMK.nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren dosyanın iki haftalık süre içerisinde müracat edilmesi halinde yetkili/görevli Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, bu süre içinde müracaat edilmediği takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılacağına dair görüş ve kanaate ulaşılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının yetki nedeniyle REDDİNE, 2-Yetkili Mahkemenin Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine, 3-HMK 20. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesine müteakip taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmesi halinde dosyanın Nöb.Bakırköy ATM'ye gönderilmesine, taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmediği takdirde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına (ihtaratın kararın tebliği ile yapılmış sayılmasına) 4-Harç ve yargılama giderlerinin yetkili mahkemece nazara alınmasına, Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 30/04/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır