Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/9788 E. 2024/7427 K. – Trafik Kazası
Konu: Trafik Kazası Sonucu Ölüm Nedeniyle Maddi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/9788
- Karar No
- 2024/7427
- Karar Tarihi
- Konu
- Trafik Kazası Sonucu Ölüm Nedeniyle Maddi Tazminat
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/29 E., 2022/759 K. DAVA TARİHİ : 15.03.2016 HÜKÜM/KARAR : Taraf Vekillerinin İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/567 Esas - 2021/663 Karar Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; müvekkillerinin murisinin 01.09.2011 tarihinde,davacıların desteği ve murisi müteveffa ...'in, 59 FC 780 plakalı araçla seyahat ederken davalı şirket nezdinde sigortalı 59 FC 875 plakalı araçla çarpışması nedeniyle meydana gelen trafik kazası sonucunda vefat ettiğini, kazaya karışan her iki aracın da davalı ... şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası (ZMSS) ile sigortalı olduğunu, davalı yanca yaptırılan aktüerya hesabına göre kısmi ödeme yapıldığını ve bu kısmi ödemeye göre verilen ibranamenin ödeme yetersizliği nedeniyle iptali ile belirsiz olan destekten yoksun kalma tazminatının, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davacının müracaatı üzerine müvekkili şirket tarafından yapılan ödemeler nedeniyle sorumluluklarının kalmadığını, ayrıca ödeme miktarlarının güncellenerek hesaplama yapılması gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılardan ... yönünden açılan davanın kabulü ile; 1.486,46 TL destekten yoksun kalma tazminatının, 25.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, diğer davacılar ... ve ... yönünden açılan davanın kabulü ile; 150.893,06 TL destekten yoksun kalma tazminatının 25.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine, 49.000,93 TL destekten yoksun kalma tazminatının 25.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e velayeten ...'e verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; dava değerini arttırım dilekçesinde talep edilen avans faizine hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. 2.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini, kusur incelemesine yönelik bir rapor bulunmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, emsal ücrete ilişkin verilen kararın hatalı olduğunu, dava öncesi müvekkili tarafından tazminat ödemesi yapıldığını, müvekkili şirketin bir sorumluluğunun kalmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekiline 22.02.2020 tarihinde kök bilirkişi raporunun, 18.07.2021 tarihinde ek bilirkişi raporunun tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz edilmediği, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı kararının mahkemece alınan ek rapor tarihinden önce verilmiş olduğu, rapora bu yönden de süresinde itiraz edilmediği, yargılama süresince emsal ücret miktarına da itiraz edilmediği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 281 inci maddesi çerçevesinde hükme esas alınan aktüerya ek bilirkişi raporu bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1 inci maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden aktüerya raporuna, emsal ücret miktarına ve hesaplama yöntemine ilişkin istinaf itirazının yerinde görülmediği, sigortalı araçların ruhsat bilgilerine göre kullanım şeklinin hususi olduğu anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen maddi tazminat bakımından temerrüt faizi olarak yasal faize hükmedilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacılar vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 45 inci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1-Davacılar vekili ile davalı vekilinin, davacı ... ve ... yönünden; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 362/1-a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesiyle HMK’ya eklenen Ek-Madde 1’de öngörülen yeniden değerleme oranı dikkate alındığında 2022 yılı için 107.090,00 TL’dir. HMK'nın 362/1-a ve 362/2.inci maddeleri gereğince temyiz edenin sıfatına göre hükmedilen ya da mahkemece kabul edilmeyen bölümünün miktar veya değeri 107.090,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin bölge adliye mahkeme kararlarının temyizi kabil değildir. Kesin olan kararların temyizinin istenilmesi halinde Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi tarafından bu konuda temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, verilmemiş olması halinde Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilecektir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar ... ve ...'in talebi bakımından temyiz sınırı her bir davacı lehine hükmedilen tutar açısından ayrı ayrı belirlenecektir. Adı geçen davacılar ile davalı vekilinin bu davacılar yönünden temyize konu edilen miktarlar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır. O halde Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti olmayıp davacılar ... ve ... yönünden temyiz dilekçelerinin HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davacılar vekili ile davalı vekilinin davacı ... yönünden temyizi bakımından; Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin davacı ... yönünden tüm, davacı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 3-Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkin olup, kazaya konu aracın Has Eğitim Tic. Ltd. Şti.'ye ait olup aracın ticari araç olarak kabul edilmesi başka bir anlatımla haksız fiilin, zarar veren ve zarar gören yönünden ticari işletme ile ilgili olması nedeniyle, hükmedilen tazminata talep gibi avans faizi uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal faize karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiş ise de, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar ... ve ... vekili ile davalı vekilinin, bu davacılar yönünden temyiz dilekçesinin miktardan ayrı ayrı REDDİNE, 2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı ... yönünden tüm, davacı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 3.Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin davacı ... yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi kararının hüküm fıkrasındaki 2 nci paragrafın birinci bendinde bulunan "yasal faiziyle" ibaresinin çıkartılarak yerlerine "avans faiziyle" ibaresinin yazılmasına, kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesineAşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.