Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/8499 E. 2025/9125 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/8499
Karar No
2025/9125
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Siirt 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/81-2021/157

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... AŞ vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının "... Market" ismiyle yaklaşık 30 yıldan beri parekende market işi yaptığını, market çalışanlarından ...'ın 16.05.2020 tarihinde COVİD-19 testinin pozitif olarak sonuçlandığını ve mütevveffanın tedavi gördüğü hastanede 26.06.2020 tarihinde vefat ettiğini, bahse konu çalışanın covid -19 testi yapılmadan günler öncesi olan 10.05.2020 tarihinde izin alarak iş yerinde çalışmamışsa da görsel ve yazılı basın aracılığı ile olayların çarpıtılarak davacı şirketin test sonucu pozitif olan çalışanı işletmede çalıştırdığı ve ihmali olduğu yönünde haksız iddialar içeren haberlerin davalılarca paylaşıldığını, söz konusu haberlerin kötüniyetli olduğunu ve davacı şirkete zarar verme maksatlı olduğunu, basın ve yayın yoluyla gerçek dışı, haksız ve hukuka aykırı haberle davacı şirketin ticari itibarını ve marka değerini zedeleyen davalılardan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 1.000,000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca davalılar tarafından gerçekleştirilen haksız ve hukuka aykırı saldırının kınanması ve bu kararın yayınlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; dava konusu haberin gazetecilik faaliyeti, basın ve ifade özgürlüğü kapsamında hukuka uygun olarak yayınlandığını, eleştiri mahiyetinde kabul edilmesi gerektiğini, haksız ve hukuka aykırı bir saldırı bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; yapılan yayının gerçek olduğunu, yayında kamu yararı olduğunu, davacının talep ettiği manevi tazminatın fahiş olup, aynı zamanda sebepsiz zenginleşmeye sebep olacak miktarda olduğunu, davacının maddi kaybının olmadığını, bu nedenle maddi tazminat talebine itiraz ettiklerini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile açılan tazminat davasının her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendiren haksız fiil iddiasına dayandırılarak açıldığı, bu itibarla davanın zorunlu arabuluculuk şartına tabi olduğu, mahkemece verilen kesin süre içerisinde davacının arabulucuya başvuru yapıldığına dair son anlaşmazlık tutanağını mahkemeye sunmadığı gerekçesiyle dava şartı olan zorunlu arabuluculuk şartını yerine getirmediğinden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde istinaf yoluna başvuran davacının vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın Türk Ticaret Kanunu hükümlerine dayandırılmadığını, söz konusu dava türünün kişisel hakların ihlali nedeni ile maddi manevi tazminat istemi ile Türk Borçlar Kanunu hükümlerine dayandırılarak açıldığını, söz konusu meselenin ticari iş kapsamına alınamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı ... AŞ vekili temyiz dilekçesinde; vekalet ücreti konusunda hatalı karar verildiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; basın-yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı iddiasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat, kınama ve yayın istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı ...Ş. vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin ve davalı ... AŞ vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya ve davalıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/8499, K. 2025/9125, T. 03.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-8499-e-2025-9125-k-3b6fc1f2332a