Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/20365 E. 2026/5834 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/20365
- Karar No
- 2026/5834
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/252 E., 2023/439 K.
Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı kurum vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil Kurumun sigortalısı ...' nın 26.10.2012 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeni ile 30/10/2012 tarihinde vefat ettiği, davalı şirket yetkilisi ...'ın Cihanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/22 E. 2013/315 K. sayılı kararı ile cezalandırılmasına karar verildiğini, sigortalının hak sahiplerinden ...'ya 63.612,30-TL, ...'ya 17.819,20 TL, ...'ya 9.205,39 TL, ..'ya 17.238,82 TL peşin değerli gelir bağlandığını, hak sahiplerinden oğlu ..'in birikmiş ödeme döneminden (23.05.2013 tarihinde doğması nedeni ile) önce gelire girmesi sebebi ile durum değişikliği yapıldığını, 01.11.20 13... .06.2013 tarihleri arasında hak sahiplerinden ...'ya 2.083,62 TL, ...'ya 1.041,81-TL, ..'ya 1.041,81-TL fiili ödeme yapıldığını, sigortalıya 4.052,31-TL tedavi yardımı yapıldığını, belirtilen miktarlardan fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile şimdilik peşin değere bağlı 10.000 TL'nin tahsis onay tarihi olan 16.08.2013 tarihinden itibaren tedavi yardımı ve fiili ödemeye bağlı 500,00 TL'nin ödeme tarihlerinden işleyecek yasal faizi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili yönünde karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen Cihanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/426 Esas ve 2023/354 Karar sayılı ilamında davalarına ek olarak 32.362,72 TL PSD 2465,88 TL fiili ödeme ve tedavi masafları yönünden dava açılmıştır. II. CEVAP Davalılar vekili 30.12.2013 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; vefat eden sigortalı ...'nın müvekkil şirkete ait iş yerinde 06.10.2012 tarihinde çalışmaya başladığını, 31.10.2012 tarihinde vefat ettiğini, müteveffanın 26.10.2012 tarihinde kurban bayramı olması nedeni ile izinli olmasına rağmen arabasını yıkamak için iş yerine geldiğini ve izinsiz ata bindiğini, atın kontrolden çıkması müteveffayı üzerinden attığını, müvekkil ... hastahaneye kaldırıldığını ancak kurtarılamadığını, yaşanan olayda müvekkilerinin hiçbir kusuru ve kastı olmadığını, tarafların kusur oranlarının tespiti için bilirkişi raporu talep ettiklerini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 05.04.2016 tarihli 2013/6 58... /279 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 05.04.2016 tarihli kararına karşı taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur. Dairemizin 25.03.2019 tarihli ve 2019/1092 2019/2725 karar sayılı ilamında; inceleme konusu dosyada "... Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde, davalı ...'ın 3'ncü kişi veya işveren vekili olması durumunda temyiz eden davalıların sorumlu olduğu Kurum zararında değişiklik olma durumu sözkonusu olacağından bu kişinin 3. kişi mi yoksa işveren vekili mi olduğu belirlenip 3. kişi olması durumunda 5510 sayılı Kanun'un 21/1-4 kapsamında davalıların sorumlulukları irdelenmelidir. Davalı ...'in işveren vekilliği belirlenmeden 5510 sayılı Kanunun 21/1 kapsamında sorumlu tutulması ve teselsülün bu anlamda gözetilmesi de isabetsiz olmuştur. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları sair hususlar incelenmeksizin kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.." gerekçesine dayalı olarak karar bozulmuştur. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... aleyhine açılan davanın reddine, B-) Diğer davalı yönünden açılan davanın kabulü ile 1-)75.512,99 TL peşin değerleri gelirin 16,08,2013 (tahsis-onay tarihi) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .. .. Gıda Otomobil Hayvancılık Dayanıklı Tüketim ... ve San. Ltd. Şti dan tahsili ile davacı Kuruma verilmesine, 2-)2836,62 TL tedavi giderinin sarf tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .. Gıda Otomobil Hayvancılık Dayanıklı Tüketim ... ve San. Ltd. Şti dan tahsili ile davacı Kuruma verilmesine, 3-)2917,07 TL fiili ödemelerin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Gıda Otomobil Hayvancılık Dayanıklı Tüketim ... ve San. Ltd. Şti den tahsili ile davacı Kuruma verilmesine" karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyada kusur durumunun netliğe kavuşmadığını, Yargıtay bozma kararı ile kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi istenmiş ise de hükme esas alınan bilirkişi raporu ile salt ceza yargılamasında yapılan kusur incelemesi ögelerine dayanıldığını, davalı şirket ortağı ...’ın Kurum müfettişine verdiği beyanında "..., hayvan patoğunda bağlı olan atıma şeker verdi. Daha sonra ata binmek istedi. Ben kendisine binmemesini söyledim. Ancak çok ısrar edince kalbini kıramadım." şeklindeki beyanı dikkate alındığında aksinin ancak yazılı delil ile ispatlanabileceğini, ceza yargılamasında beraat etmiş olması nedeniyle verilen kararın hukuk hakimini bağlamayacağı, beraat etmiş olsa dahi tazminat sorumluluğu ile karşı karşıya kalabileceği dikkate alınmaksızın karar verildiğini, kusur oranlarının hatalı belirlendiğini, çelişki giderilecek şekilde yeniden rapor alınması gerektiğini, belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Kurum vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.