Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/780 E. 2024/8174 K. – Destekten Yoksun

Konu: Destekten Yoksun Kalma Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/780
Karar No
2024/8174
Karar Tarihi
Konu
Destekten Yoksun Kalma Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1699 E., 2021/1844 K. DAVA TARİHİ : 07.03.2014 HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Düziçi Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/94 Esas 2019/25 Karar Taraflar arasındaki destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin oğlu Gökhan Şen'in 21.04.2012 tarihinde 80 DP 518 plakalı motosikletli davalı ...'ın kullandığı ve mülkiyeti diğer davalı ...'a ait olan 80 DL 137 plakalı aracın çarpması sonucu vefat ettiğini, kazada ...'ın tam kusurlu olduğunu, müvekkillerinin oğlunun kusurunun olmadığını, müvekkillerinin destekten yoksun kaldığını, müvekkillerinin evlat acısı çektiğini ve manevi olarak büyük acı yaşadıklarını, manevi olarak sigorta şirketi hariç diğer davalıların sorumlu olduğunu, bu nedenlerle müvekkilleri için ayrı ayrı 1.000,00'er TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren tüm davalılardan, 15.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi hariç diğer davalılardan alınarak müvekkilerine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davayı ve dava dilekçesindeki hususları kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili özetle; ödeme ile sorumluluklarının sona erdiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı sürücünün olay nedeniyle kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde, kontrolsüz ışıksız kavşaklarda tüm sürücülerin maksimum özeni göstermesi gerektiğini, davalı ...'un söz konusu özeni göstermediğini ve kusura ortak olduğunu, ayrıca kusur oranı ne olursa olsun ortada bir ölüm vakası bulunduğunu, bu nedenle anne ve babanın manevi olarak zararının bulunduğunu, mahkemece takdiren belirli bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı ... hakkında Düziçi Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/249 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde davalı ... hakkında alt düzeyde tali kusurlu olduğundan bahisle verilen 1 yıl 8 ay erteli hapis cezasına yönelik kararın Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 24.09.2014 günlü kararı ile kazanın meydana gelmesinde sanık olan davalı ...'un herhangi bir kusurunun bulunmadığı, beraatine karar verilmesi gerektiği halde mahkumiyet hükmü kurulmasının hatalı olduğu gerekçesi ile bozma kararı verildiği, ayrıca dosya içerisinde bulunan delil durumu, olay yeri görüntülerini gösteren kamera görüntüleri, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacıların desteğinin kullanmış olduğu motosikletin olay günü yolun sağından gitmesi gerektiği halde seyir halinde olduğu yolun solundan seyrettiği, kavşağın girişine konulan kasis ile kaldırımın arasında bulunan boşluktan geçmek sureti ile kontrolsüz bir şekilde kavşağa girdiği, bu sırada ise kavşakta geçişini tamamlamak üzere olan davalıya ait aracın ön kısmına çarpmak sureti ile kazaya sebebiyet verdiği, söz konusu kazada kavşakta geçişini tamamlamak üzere olan, kendi şeridinden devam eden davalı sürücünün herhangi bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 45 inci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Somut uyuşmazlıkta, mahkemece ceza davasında sanık olan davalı ...'un meydana gelen kaza nedeniyle bir kusurunun bulunmadığı yönündeki ceza mahkemesi kararı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Olay tarihinde yürülükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi (6098 sayılı TBK'nın 74 üncü maddesi) "Hakim, kusur olup olmadığına yahut haksız fiilin faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamiyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraet karariyle de mukayyet değildir. Bundan başka ceza mahkemesi kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hakimini takyit etmez." hükmüne amirdir. Bu açık hüküm karşısında, ceza mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır. Ceza mahkemesinin, kusurun ve zarar miktarının takdiri hususundaki kararı, yani, fiilin işlendiği sabit olduğu halde, kusurluluğa ya da kusursuzluğa ilişkin saptaması, hukuk hakimini bağlamaz. Hukuk hakiminin ceza mahkemesi kararındaki maddi olgularla bağlılığının ölçüsü; suçun sanık tarafından işlenip işlenmediğinin kesin olarak, delilleriyle tespit edilip edilmediğidir. Mahkemece tarafların kazanın meydana gelmesinde kusurlarının bulunup bulunmadığı yönünde tespit yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA İlk Derece Mahkemesi kararınının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/780, K. 2024/8174, T. 25.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-780-e-2024-8174-k-d961e393ff50