Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/6642 E. 2024/8052 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6642
Karar No
2024/8052
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/468 Değişik İş, 2022/349 Karar Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait mesken nitelikli taşınmazın davalı nezdinde sigortalı olduğunu, 27.12.2020 tarihinde Elazığ'da meydana gelen 5,3 şiddetindeki depremin ardından sigorta yapılan meskenin bulunduğu apartman binasının ağır hasar aldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 138.915,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu yapıda meydana gelen rizikonun deprem kaynaklı hasar olmadığını, binanın yapım eksikliğinden ve zemin yapısından kaynaklanan hasar olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalının meydana gelen zarardan poliçe teminatı kapsamında sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; 108.075,87TL tazminatın 12.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; meydana gelen zarardan poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmadıklarını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Dosyanın incelenmesinden; dosya kapsamında bulunan tebliğ mazbatasına göre Elazığ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin gerekçeli kararı davalı vekiline 29.12.2021 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı taraf istinaf harçlarını 12.01.2022 tarihinde yatırmış, ancak istinaf dilekçesini 13.01.2022 tarihinde oluşturmuştur. Buna göre, 6100 sayılı HMK'nın 92/2 ve 345/1 maddeleri gereğince 2 haftalık olan istinaf kanun yolu başvuru süresi 29/12/2021 Çarşamba günü başlayıp, 12.01.2022 Çarşamda günü sona ermiştir. Yukarıda açıklanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili hükümleri ile Yönetmelik hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar istinaf kanun yoluna başvuran davacı taraf istinaf harçlarını 12.01.2022 tarihinde dosyaya yatırmışsa da istinafın yapıldığı tarih, istinaf dilekçesinin kaydedildiği tarihdir. Davalı vekilinin UYAP sistemi Evrak İşlem Kütüğü kayıtlarına göre istinaf dilekçesini oluşturduğu tarihin 13.01.2022 (saat 15:58:00) tarihi olduğu, dilekçenin kayıt tarihinin de 13/01/2022 tarihi olduğu anlaşılmaktadır. Bu halde istinaf dilekçesi iki haftalık istinaf süresi geçtikten sonra sunulmuş olup, davalı tarafın yasal süreden sonra sunduğu istinaf dilekçesi dikkate alınamaz...Kaldı ki, 587 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesi gereğince davalı ... (DASK) harçtan muaf olduğundan ve istinaf harçlarını yatırması zorunlu olmadığından, davalı istinafının harca tabi bir işlem olmaması nedeniyle, 2 haftalık süre içerisinde harç yatırma işleminin, bu bakımdan da istinaf süresinin işlemesine bir etkisi bulunmamaktadır. Bu durumda, davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvuru talebinin 6100 sayılı HMK’nın 345. maddesi gereğince süresinde yapılmadığı..." gerekçesiyle davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 346 ncı maddesinin 1 inci fıkrası ile 352 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (c) bendi gereğince usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinin süresinde sunulduğunu, Bölge Adliye mahkemesince istinaf başvurusunun süresinde olmadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; zorunlu deprem sigortası poliçesine dayalı hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 345 inci maddesinin 1 inci bendi ile 92 nci maddesinin 2 nci fıkrası, Elektronik Tebligat Yönetmeliği. 3. Değerlendirme Elektronik ortamda yapılacak tebligata ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla 06.12.2018 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren Elektronik Tebligat Yönetmeliği’nin 9 uncu maddesinin 6 ncı fıkrasına göre, elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Tebligatın elektronik yolla yapılması zorunlu olanlar ise anılan Yönetmelik'in 5 inci maddesinin 1 inci fıkrasında düzenlenmiş olup, buna göre baro levhasına kayıtlı olan avukatlara tebligatın elektronik olarak yapılması zorunludur. 6100 sayılı HMK’nın 345 inci maddesinin 1 inci bendinde, “İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar.”; aynı Kanunun 92 nci maddesinin 2 nci fıkrasında ise "Süre; hafta, ay veya yıl olarak belirlenmiş ise başladığı güne son hafta, ay veya yıl içindeki karşılık gelen günün tatil saatinde biter." düzenlemesi bulunmaktadır. Somut olayda, İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararının davalı vekiline 29.12.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından UYAP sistemi üzerinden 13.01.2022 tarihinde istinaf dilekçesinin sunulduğu, Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf dilekçesinin 2 haftalık süresinde olmadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verildiği, kararın davalı vekili tarafından süresinde temyiz edildiği görülmüştür. Davalı vekili Avukat ...'e İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararının tebliğinin elektronik tebligat ile yapılmadığı, kararın normal tebligat yoluyla anılan vekilin adresinde 29.12.2021 tarihinde tebliğ edildiği belirlenmiş olup, yapılan tebligat usule aykırıdır. Şu durumda, Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekiline İlk Derece Mahkemesinin kararının usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğinin anlaşılmasına göre, davalı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinin süresinde olduğunun kabulü ile istinaf dilekçesine konu edilen itirazlar yönünden esastan inceleme yapılması gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu şekilde hüküm tesis edilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/6642, K. 2024/8052, T. 23.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-6642-e-2024-8052-k-1d08bf0082ac