Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/6632 E. 2024/7697 K. – Muvazaa Nedeniyl

Konu: Muvazaa Nedeniyle Tapu İptal Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6632
Karar No
2024/7697
Karar Tarihi
Konu
Muvazaa Nedeniyle Tapu İptal Ve Tescil

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1612 Esas - 2022/357 Karar DAVA TARİHİ : 05.02.2021 HÜKÜM/KARAR : Ret/Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/81 Esas - 2021/531 Karar Taraflar arasındaki muvazaa nedeniyle tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalılardan ... arasında mal satışından kaynaklı alacak-borç ilişkisi bulunduğunu, davalı ... tarafından borcuna karşılık 19.11.2019 tanzim ve 30.08.2020 ödeme tarihli, 120.000,00 TL bedelli bononun düzenlendiğini, davalı ...'ın borcunu ödememesi üzerine yapılan araştırmada davalı ...'ın gayrimenkullerini oğlu ...'a devir ve temlik ettiğinin öğrenildiğini, davalılar arasındaki devirlerin müvekkilinden mal kaçırma amacı taşıdığını belirterek Eskişehir ili, Odunpazarı ilçesi, Akçağlan Mahallesi 2 parsel, Aşağıçağlan Mahallesi, 47, 340 ve 491 parseller, Yukarçağlan Mahallesi 246 parsel, Kayapınar Mahallesi 347 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin davalılar arasında yapılan satış sözleşmesinin iptal edilerek, gayrimenkullerin davalı ... adına tescilini, aksi halde alacak miktarı ve ferilerini kapsayacak şekilde gayrimenkuller üzerine haciz ve satış yetkisi verilmesini, gayrimenkullerin muvazaadan haberdar olmayan iyiniyetli 3. kişilere devredilmesi halinde ise 120.000,00 TL asıl alacağın bononun ödeme tarihi olan 30.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...'ın davacıya olan borcunu değişik tarihlerde ödediğini, 19.11.2019 vade tarihli senet nedeniyle 4 yıl önce yapılan satış işlemlerinin muvazaalı olduğunu iddia etmenin yersiz olduğunu, davacının talebinde hukuki yarar bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının alacağının 19.11.2019 tanzim ve 30.08.2020 ödeme tarihli 120.000,00 TL bedelli senetten kaynaklandığı, borçlu hakkında icra takibi bulunmadığı, ancak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun(6098 sayılı Kanun) 19 uncu maddesinden kaynaklanan iptal davalarında icra takibinin kesinleşmesinin zorunlu olmadığı, iptali istenen tasarrufun, borcun doğum tarihinden sonraki bir tarihte yapılmasının 6098 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesine dayalı iptal davalarının ön koşullarından biri olduğu, davaya konu taşınmazların 2014-2015 yıllarında devredildiği, dolayısıyla tasarrufun borçtan önce olduğu, davanın ön koşullarının gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın genel muvazaaya dayalı bir dava olduğunu, muvazaa iddiasına dayalı tasarrufun iptali davalarının her zaman açılabileceğini, çünkü muvazaa iddialarında "hak düşürücü süre" ya da "zamanaşımı süresi" söz konusu olmadığını, İlk Derece Mahkemesince davalılar arasında yapılan satış işlemin muvazaalı olup olmadığı araştırılarak ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğini, muvazaa olgusu hukuki işlemi geçersiz kıldığından ve bu geçersizlik geriye etkili hüküm doğurduğundan davalılar arasındaki hukuka aykırı olarak yapılan tapu devirlerinin muvazaa nedeniyle iptaline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu edilen tasarrufun 25.05.2015 tarihinde yapıldığı, borcun doğum tarihinin ise borcun dayanağı senedin düzenlendiği 19.11.2019 tarihi olduğu ve davacı tarafından borcun bu tarihten daha önce doğduğuna dair bir iddia veya delil sunulmadığı, 6098 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi gereğince açılmış eldeki tasarrufun iptali istemi yönünden tasarrufun, borcun doğumundan sonra yapılmış olması gerektiğine dair dava ön şartının bulunmadığı benimsenmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalılar arasında gerçekleştirilen satış işleminin muvazaalı olduğu iddiasına dayalı tapu iptal tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, iptali istenen tasarrufların davacının borcunun doğumundan önce yapılmış olmasına, davacı tarafından borcun daha önceki bir tarihte doğduğunun iddia ve ispat edilmemiş olması ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/6632, K. 2024/7697, T. 16.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-6632-e-2024-7697-k-12deb4f4c95e